Babamla Fuji dağına gittiğimde sekiz yaşındaydım.I was eight years old when I went to Mt. Fuji with my dad.
Babamla Fuji Dağ'ına gittiğimde sekiz yaşındaydım.I was eight years old when I went to Mt. Fuji with my dad.
On üç yaşındayken nerede yaşıyordun?Where were you living when you were thirteen years old?
Kaç yaşında olduğumu ona söyleme.Don't tell him how old I am.
Tom'a kaç yaşında olduğumu söyleme.Don't tell Tom how old I am.
Buzdolabın kaç yaşında?How old is your refrigerator?
Ben otuz yaşındayken evlendim.I got married when I was thirty.
Tom Avustralya'ya ilk geldiğinde sadece üç yaşındaydı.Tom was only three years old when he first came to Australia.
Ben üç yaşındayken buraya taşındım.I moved here when I was three.
Leyla sadece 20 yaşındaydı.Layla was just 20.
Leyla daha on beş yaşındaydı.Layla was just fifteen back then.
Bu kitap kaç yaşında?How old is this book?
Tom tam olarak kaç yaşında?Exactly how old is Tom?
Leyla ve Sami'nin her ikisi de 45 yaşındaydı.Layla and Sami were both 45.
Tom kırk üç yaşında.Tom is forty-three.
Mary otuz altı yaşındadır.Mary is thirty-six years old.
Tom'un babası altmış yedi yaşındadır.Tom's father is sixty-seven years old.
O şapka kaç yaşında?How old is that hat?
Tom, on üç yaşındayken piyano dersleri almaya başladım.Tom started taking piano lessons when he was thirteen.
İkizler nihayet 35 yaşındayken yeniden bir araya geldiler.The twins were finally reunited at the age of 35.
Leyla'nın babası 3 yaşındayken ayrıldı.Layla's dad left when she was three years of age.
Leyla 13 yaşında tecavüze uğradı.Layla was raped at 13.
Leyla şimdi beş yaşında.Layla is five now.
Bu bilgisayar kaç yaşında?How old is this computer?
Bisikletin kaç yaşında?How old is your bicycle?
Annen kaç yaşında?How old is your mother?
Tom, otuz yaşına kadar bir ev satın alabileceğini düşündü.Tom thought he was going to be able to afford to buy a house by the time he was thirty.
Tom şimdi üç yaşında.Tom is three now.
18 yaşın üstünde değil misin?Aren't you over 18?
Tom o zaman on üç yaşındaydı.Tom was thirteen then.
Sen on sekiz yaşın üzerinde değil misin?Aren't you over eighteen years old?
On sekiz yaşın üstünde değil misin?Aren't you over eighteen years old?
Onun yaşında saç dökülmesine uğramak çok üzücü.Suffering from hair loss at her age is so sad.
Leyla o zaman muhtemelen on dört yaşındaydı.Layla was probably fourteen at the time.
Leyla on beş yaşında normal bir kızdı.Layla was a normal fifteen-year-old girl.
Leyla zaten on beş yaşındaydı.Layla was already fifteen years old.
Leyla on beş yaşındayken büyükannelerini ve büyükbabalarını öldürdü.Layla killed her grandparents at age fifteen.
Sami, 32 yaşındaki bir trafik polisiydi.Sami was a 32-year-old traffic cop.
Sami otuz altı yaşında, bekar ve başarılı bir yönetici idi.Sami was thirty six, single, and a successful executive.
Sami sadece on iki yaşındaydı.Sami was only twelve years old.
Sami artık elli yaşında.Sami is now fifty years old.
Tom on üç yaşındayken yetimhaneden kaçtı.Tom ran away from the orphanage when he was thirteen.
Sami 19 yaşındaki Leyla'yla çıkıyordu.Sami was dating 19-year-old Layla.
Sami 19 yaşındaki Leyla'yla flört ediyordu.Sami was dating 19-year-old Layla.
Dünya sadece birkaç bin yaşındadır.The earth is only a few thousand years old.
Dört buçuk yaşında yüzmeyi öğrendim.I learned to swim aged four and a half.
Bu köpek on üç ya da on dört yaşındadır.This dog is thirteen or fourteen years old.
Sen 34 yaşındasın ve o bir genç.You're 34 and she's a teenager.
Mary elli yaşından büyük gözüküyor.Mary seems older than fifty.
Bu konyak, otuz yaşında, daha az değil.This cognac is about thirty years old, no less.
Tom, on sekiz yaşına kadar bunu yapmasına izin verilmeyeceğini söyledi.Tom said that he wouldn't be allowed to do that until he's eighteen years old.
Patronum yaklaşık otuz yaşında Kanadalı bir adam.My boss is a Canadian man about thirty years old.
Bunu otuz yaşına gelene kadar nasıl yapacağımı öğrenmedim.I didn't learn how to do that until I was thirty.
Tom otuz yaşına kadar bunu nasıl yapacağını öğrenmedi.Tom didn't learn how to do that until he was thirty.
Asistanım otuz yaşındaki Kanadalı bir adam.My assistant is a thirty-year-old Canadian man.
Tom kaç yaşında olduğunu bilmediğini söylüyor.Tom says he doesn't really know how old he is.
Tom 13 yaşındayken şiir yazmaya başladı.Tom began writing poetry when he was thirteen.
Tom otuz yaşındayken kelleşmeye başladı.Tom started going bald when he was thirty.
En küçük kızım üç yaşında.My youngest daughter is three years old.
Yaşın sandığımdan büyükmüş.You're older than I thought you were.