O sadece otuz yaşın üstünde.He's just over thirty years old.
Tom yaşını gizli tutar.Tom keeps his age a secret.
Tom'un üç oğlu var. Biri neredeyse senin yaşında.Tom has three sons. One's almost your age.
Tom 13 yaşına girdi.Tom turned 13.
Tom tam on sekiz yaşındayken evlendi.Tom got married when he was just eighteen years old.
Otuz yaşına gelene kadar kel olmaya başlamadım.I didn't start to go bald until I turned thirty.
Tom 65 yaşına girdiğinde şirketten emekli oldu.Tom retired from the company when he turned 65.
Tom'un on üç yaşında olduğunu biliyorum.I know Tom is thirteen years old.
Tom bana otuz yaşında olduğunu söyledi.Tom told me he was thirty.
Tom bana senin kaç yaşında olduğunu söyledi.Tom told me how old you are.
Tom Mary'ye kaç yaşında olduğunu söyledi.Tom told Mary how old he was.
Kaç yaşında olduğunu onlara söyleme.Don't tell them how old you are.
Bana Tom'un kaç yaşında olduğunu söyleyebilir misin?Could you tell me how old Tom is?
Kaç yaşında olduğumu sana söylememeyi tercih ederim.I'd rather not tell you how old I am.
Tom kaç yaşında olduğunu Mary'ye söylemek istemedi.Tom didn't want to tell Mary how old he was.
Tom on üç yaşına kadar saati söyleyemezdi.Tom couldn't tell time until he was thirteen.
Tom Mary'ye on üç yaşındayken babasının öldüğünü söyledi.Tom told Mary his father died when he was thirteen.
Ebeveynlerim bana on üç yaşındayken evlat edinildiğimi söyledi.My parents told me that I was adopted when I was thirteen.
Ben on üç yaşındayken birisi bana Fransızcada gerçekten iyi olduğumu söyledi.When I was thirteen, someone told me I was really good at French.
Tom öldüğünde otuz yaşındaydı.Tom was thirty when he died.
Bir dil öğrenmek 70 yaşın üzerinde olduğunuzda zordur.Learning a language when you are over 70 years of age is difficult.
Merhaba! Adım Maria. 23 yaşındayım ve Berlin'den geliyorum.Hello! My name is Maria. I'm 23 years old and I come from Berlin.
Kitty 12 yaşında ve hala okuyamıyor.Kitty is 12 years old and she still cannot read.
Genç yaşında, şimdiden çok başarılıdır.At his young age, he has already accomplished a lot.
Önümüzde yaşlı adam doksan iki yaşında.The old man in front of us is ninety-two years old.
27 yaşındayım ve sekiz yıldır bir kız arkadaşım olmadı.I'm 27 years old, and I haven't had a girlfriend in eight years.
Kız kardeşin senin yaşındayken çoktan evliydi.When your sister was your age, she was already married.
Bir bayana yaşını sormanın kabalık olduğunu bilmiyor musunuz?Don't you know it's rude to ask a lady her age?
Cecily Debrujn 16 yaşında 1956 yılında öldürüldü.Cecily Debrujn was killed in the year 1956 in the age of 16.
Ben on üç yaşındayken ailem beni zayıflama kampına gönderdi.My parents sent me to fat camp when I was thirteen.
Tom onun yaşındaki birçok erkek çocuğundan daha zeki ve bilgili.Tom is more intelligent and sophisticated than most boys his age.
Tom on üç yaşına kadar küçük bir kasabada yaşadı.Tom lived in a small town until he was thirteen.
Bu kaç yaşında?How old is this?
30 yaşında görünüyor muyum?Do I look thirty?
Otuz yaşında mı görünüyorum?Do I look thirty?
Ben 30 yaşında evlendim ve aynı zamanda, kısırlık tedavisi almaya başladım.I got married at 30 and, at the same time, I started getting infertility treatment.
Tom on üç yaşındayken çalışmaya başladı.Tom started working when he was thirteen.
Tom on üç yaşındayken ilk işini buldu.Tom got his first job when he was thirteen.
Tom sadece on üç yaşındayken bizim için çalışmaya başladı.Tom started working for us when he was only thirteen.
Tom on üç yaşındayken okuldan ayrılıp çalışmaya başladı.Tom dropped out of school and started working when he was thirteen.
O zaman kaç yaşındaydın?How old were you then?
Şimdi Tom'un kaç yaşında olduğunu bilmiyorum?I don't know how old Tom is now.
Mary yaşına göre çok olgun.Mary is very mature for her age.
Yaşın hakkında yalan söyleme.Don't lie about your age.
Boston'a taşındığında kaç yaşındaydın?How old were you when you moved to Boston?
Sen yaşına göre çok olgunsun.You're very mature for your age.
Doksan yaşında, Tom'un büyükannesi hâlâ çok aktif bir hayat sürdürüyor.At 90, Tom's grandmother still leads a very active life.
16 yaşın altındaki bir çocukla bir arabada sigara içmek yasalara aykırıdır.Smoking in a car with a child under 16 is against the law.
O senin yaşındayken babana çok benziyorsun.You look a lot like your father when he was your age.
Sen sadece on üç yaşında mısın?Are you really only thirteen?
O seksen altı yaşında yatakta huzur içinde öldü.He died peacefully in bed at the age of 86.
"Tom genç." "Genç ile ne demek istiyorsun?" "O on üç yaşında.""Tom is young." "How young is young?" "He's thirteen."
Tom bana kaç yaşında olduğumu sordu.Tom asked me how old I was.
Ben üç yaşındayken Tom öldü.Tom died when I was three.
Tom neredeyse otuz yaşında.Tom is almost thirty.
Tom muhtemelen otuz yaşın üzerinde.Tom is probably over thirty.
Tom otuz yaşını aşkın.Tom is over thirty.
Tom otuz yaşındayken öldü.Tom died when he was thirty.
Tom sadece on üç yaşında.Tom is only thirteen.
Tom on üç yaşındayken Fransızca öğrenmeye başladı.Tom started learning French when he was thirteen.