Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşın yaşın ile cümle

yaşın yaşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
On yaşındayken saçları beyazladı.At ten years old his hair turned grey.
O, yarı yaşında görünüyor.She looks half her age.
O, yaşına göre küçüktür.He's small for his age.
O yaşına göre yakışıklı.He's good looking for his age.
Anneannen kaç yaşında?How old is your grandmother?
Babaannen kaç yaşında?How old is your grandmother?
On beş yaşından beri piyano çalıyorum.I have been playing the piano since I was fifteen.
On sekiz yaşında Tokyo'ya geldi.She came to Tokyo at the age of eighteen.
Tom geçen yıl ölmeseydi bugün otuz yaşında olacaktı.Tom would've been thirty years old today if he hadn't passed away last year.
Tom, on üç yaşından beri ehliyetsiz araba kullanmakta.Tom has been driving without a license since he was thirteen.
Muhtemelen ben 75 yaşında olduğum zaman, büyük büyükbaba olacağım.I'll probably be a great-grandfather by the time I'm 75.
On üç yaşından beri gitar çalıyorum.I've been playing the guitar since I was thirteen.
Tom yarı yaşında bir kızla partiye geldi.Tom came to the party with a girl half his age.
Tom'un en iyi arkadaşı Mary az önce otuz yaşına girdi.Tom's best friend, Mary, has just turned thirty.
Tom on üç yaşına kadar okuyamıyordu.Tom wasn't able to read until he was thirteen.
Tom'un bir eşi ve üç yaşında bir kızı var.Tom has a wife and a three-year-old daughter.
Tom 30 yaşına kadar yüzme öğrenmedi.Tom didn't learn to swim until he was thirty.
Tom on sekiz yaşındayken ilk arabasını aldı.Tom got his first car when he was eighteen.
Boston'a geldiğimde senin yaşındaydım.I was your age when I came to Boston.
Tom kaç yaşında olduğunu Mary'ye söylemezdi.Tom wouldn't tell Mary how old he was.
O zaman üç yaşındaydım.I was three years old at that time.
Ben on dokuz yaşındayken evlendim.I was married when I was nineteen.
Bu olduğunda on üç yaşındaydım.I was thirteen when it happened.
Üç ay içinde otuz yaşında olacağım.I'll be thirty in three months.
Tom öldüğünde ben sadece üç yaşındaydım.I was only three when Tom died.
Tom kaç yaşında olduğu hakkında yalan söyledi.Tom lied about how old he was.
Geçen hafta otuz yaşına girdim.I turned thirty last week.
Ben otuz yaşında değilim.I'm not thirty years old.
Tom yaklaşık olarak Mary'nin yaşındadır.Tom is about Mary's age.
Sen neredeyse otuz yaşındasın.You're almost thirty.
Tom 30 yaşındaydı.Tom was 30 years old.
Ben otuz yaşındayım.I'm thirty years old.
Neredeyse otuz yaşındayım.I'm almost thirty.
Ben neredeyse otuz yaşındayım.I'm almost thirty.
2003 yılında 13 yaşındaydım.I was 13 in 2003.
Ben zaten senin yaşında evliydim.I was already married at your age.
Köpeğin kaç yaşında?How old is your dog?
Kedin kaç yaşında?How old is your cat?
Bir kadına asla yaşını sormamalısın.You should never ask a woman her age.
Bir kadına kaç yaşında olduğunu sormamalısın.You should never ask a woman how old she is.
Bir kadına kaç yaşında olduğunu asla sormamalısın.You should never ask a woman how old she is.
Bir kadına kaç yaşında olduğunu asla sormamalısınız.You should never ask a woman how old she is.
Bir kadına kaç yaşında olduğu asla sorulmamalı.You should never ask a woman how old she is.
Bir kadına asla kaç yaşında olduğu sorulmamalı.You should never ask a woman how old she is.
Bir kadına kaç yaşında olduğunu sormamam gerektiği bana söylendi.I've been told that I should never ask a woman how old she is.
Bir kadına kaç yaşında olduğunu sormak iyi bir fikir değil.Asking a woman how old she is is not a good idea.
Altmış beş yaşında aniden öldü.He died suddenly at the age of 65.
Kanada'da 20 yaşın altındaki insanların içki içmesi yasal değildir.It's not legal for people under 20 to drink in Canada.
Tom 67 yaşında emekli oldu.Tom retired at the age of 67.
Ben 16 yaşındayken annem ve babam beni evden attılar.My parents threw me out of the house when I was 16.
Tom gelecek yıl yüz yaşında olacak.Tom will be a hundred years old next year.
Tom gelecek yıl 100 yaşında olacak.Tom will be a centenarian next year.
Yan kapıdaki bayanın çocuğu halen yedi yaşında.The child of the lady next door is already seven years old.
Tom yaklaşık Mary'nin yarı yaşında.Tom is about half Mary's age.
Benim televizyon 15 yaşında, ama yine de mükemmel bir şekilde çalışıyor.My television set is 15 years old, but it still works perfectly.
Emily okuldan on altı yaşında ayrıldı.Emily left school at sixteen.
Ben on üç yaşındayken hastanede üç ay geçirdim.I spent three months in the hospital when I was thirteen.
Tom on üç yaşındayken bir köpek tarafından ısırıldı.Tom was bitten by a dog when he was thirteen.
Bu bina yaklaşık üç yüz yaşında.This building is about three hundred years old.
Sen otuz yaşında olduğunu söyledin ve ben sana inandım.You said you were thirty and I believed you.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod