Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşın yaşın ile cümle

yaşın yaşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Laurie yirmi yaşındadır.Laurie is twenty years old.
22 yaşındaki bir kızın hiç erotik rüya görmemiş olması mümkün mü?Is it possible that a 22 year old girl never had erotic dreams?
50 yaşında yaşlı bir kocakarı bana şehvetli teklifler yaptı; beni öpmek istedi.An old hag of 50 years made me lustful propositions; she wanted to kiss me.
Kuzenim halen dört yaşında.My cousin is already four years old.
O 14 yaşındayken, çilek ekmeye başladı.When he was 14, he started to plant strawberries.
Benim kız kardeşim üç yaşında.My sister is three years old.
O hemen hemen altmış yaşında.She is almost sixty years old.
On beş yaşındayken araba kullanmayı öğrendim.I learned to drive when I was fifteen.
Yaklaşık senin yaşındayım.I am about your age.
O yaklaşık olarak senin yaşında.She is about your age.
Yaklaşık olarak senin yaşındayız.We are about your age.
Takriben senin yaşındayız.We are about your age.
"Tom otuz yaşında." O gerçekten o kadar yaşlı değil, değil mi?"Tom is thirty years old." "He's not really that old, is he?"
Kız kardeşin kaç yaşında?How old is your sister?
Tom'un kaç yaşında olduğunu bilmiyorum bile.I don't even know how old Tom is.
Kaç yaşında olduğumu bilmiyorum.I don't know how old I am.
O köprünün kaç yaşında olduğunu bilmiyorum.I don't know how old that bridge is.
Tom'un kaç yaşında olduğunu bilmiyorum.I don't know how old Tom is.
Tom'un kaç yaşında olduğunu biliyorum.I know how old Tom is.
Ben on iki yaşındayken kaçırıldım.I was kidnapped when I was twelve years old.
Bir zamanlar senin yaşındaydım.I was your age once.
18 yaşın üzerindeyim.I'm over eighteen.
Biz o zaman on sekiz yaşındaydık.We were eighteen at that time.
Tom'a ilk rastladığımda on sekiz yaşındaydım.When I first met Tom, I was eighteen.
Bütün bildiğimiz, Tom'un otuz yaşından büyük olabileceğiydi.For all we know, Tom could be over thirty.
Ben beş yaşındayken ebeveynlerimin her ikisi de öldü.Both of my parents died when I was five.
Onun 40 yaşında olduğuna inanıyorum.I believe she's 40 years old.
On sekiz yaşın altındaki Amerikalılara başkanlık seçimlerinde oy kullanma izni verilmez.Americans under the age of eighteen aren't allowed to vote in presidential elections.
Bu küçük çömlek tarihidir; o seksen yaşından daha fazladır.This little jug is historic; it's more than eighty years old.
Sen otuz yaşında olamazsın.You can't be thirty years old.
Kendimi bir gemide hatırlıyorum, daha beş yaşında değildim.I remember being on a ship when I was only five years old.
25 yaşındayım ve hiç kız arkadaşım olmadı.I'm 25 years old and I've never had a girlfriend.
Ben yaklaşık senin yaşında olduğum zamanı hatırlıyorum.I remember when I was about your age.
34 yaşındayım.I'm thirty-four.
Yaşını göstermiyorsun.You don't look your age.
Japonya'da insanlar yirmi yaşında yasal olarak yetişkin olurlar.In Japan, people legally become adults at the age of twenty.
Japonya'da, insanlar yirmi yaşına girdiklerinde yasal olarak yetişkin olurlar.In Japan, people legally become adults when they turn twenty.
Bu ev beş yüz yaşında.The house is five hundred years old.
Muriel henüz yirmi yaşına girdi.Muriel just turned twenty.
On yaşındayken, ne zaman on altı yaşımda olacağımı, hayatımın harika olacağını düşünürdüm.When I was 10 years old, I thought that when I would be 16, my life would be cool.
Çok az insan yüz yaşına kadar yaşar.Few live to be a hundred years old.
Az sayıda insan yüz yaşına ulaşır.Few reach the age of one hundred.
Dokuz yaşında daktilo ile yazmayı öğrendim.I learned to type at the age of nine.
Kendi ayakkabılarını bağlamayı öğrendiğinde kaç yaşındaydın?How old were you when you learned to tie your own shoes?
Bisiklete binmeyi öğrendiğinde kaç yaşındaydın?How old were you when you learned to ride a bicycle?
On iki yaşındayım.I'm twelve years old.
12 yaşındayım.I'm twelve years old.
Arabası iki yaşında.His car is two years old.
Marafon gelecek yıl yüz yaşına girecek.Marafon will turn one hundred years next year.
Büyük olasılıkla insanlardan hiçbiri 25 yaşından daha fazla değil.Presumably, none of the people are more than 25 years old.
Tom otuz yaşında.Tom's thirty.
Tom yaklaşık otuz yaşında.Tom's thirtyish.
Tom otuz yaşına yakın.Tom's thirtyish.
Otuz yaşındayım.I'm thirty.
"Kaç yaşındasın?" "On altı yaşındayım"."How old are you?" "Sixteen years old".
Bu oğlanlar on altı yaşındalar.Those boys are sixteen years old.
5 yaşından önce ölen çocukların üçte biri yetersiz beslenmeden ölüyor.One third of children who die before the age of 5 die from malnutrition.
Ben on dört yaşındayken babam subaraknoid kanama yüzünden öldü.My father died of a subarachnoid hemorrhage when I was fourteen.
Gelecek sene 17 yaşında olacak.Next year she will be 17.
Bugün anaokulundan dört yaşındaki erkek yeğenimi aldım.Today I picked up my four-year-old nephew from kindergarten.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod