yaşı ile cümle

yaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O, bir fantezi dünyasında yaşıyor.He lives in a world of fantasy.
O şu anda bir dairede yaşıyor.He is living in an apartment at present.
Doğduğu yerden uzakta yaşıyor.He lives far away from his hometown.
Orada, o dağın tepesinde yaşıyor.He lives up there, up on that mountain.
O büyük bir evde yaşıyor.He lives in a large house.
O, Tokyo'da yaşıyor.He is living in Tokyo.
Eşinden ayrı yaşıyor.He is living apart from his wife.
O, yaşına göre genç görünüyor.He looks young for his age.
O, kentin güney kesiminde yaşıyor.He lives in the southern part of the city.
Onun yaşında çalıştığımdan daha çok çalışmaktadır.He works harder than I did at his age.
O bana yaşımı, adımı, adresimi ve benzeri şeyleri sordu.He asked me my age, my name, my address, and so forth.
O benim bitişiğimde yaşıyor.He lives next to me.
Yaşından dolayı anlayış göstermeliydi.He ought to have made allowances for his age.
Yetmiş yaşına kadar yaşadı.He lived to be seventy years old.
O, gelirinin ötesinde yaşıyor.He lives beyond his income.
Küçük rahat bir evde yaşıyor.He lives in a little cozy house.
On yedi yaşında liseyi terk etti.He left high school at seventeen.
O, doksan yaşına kadar yaşadı.He lived to be ninety.
O, nehrin karşı tarafında yaşıyor.He lives across the river.
Osaka yakınındaki küçük bir kentte yaşıyor.He lives in a small town near Osaka.
O yaklaşık senin yaşında.He is about your age.
O, Nagasaki'de yaşıyor.He lives in Nagasaki.
Tokyo'nun banliyölerinde yaşıyor.He lives in the suburbs of Tokyo.
Şimdilik arkadaşı ile birlikte yaşıyor.He is living with his friend for the time being.
O, tam yolun karşısında yaşıyor.He lives just across the road.
Yaşına göre iyi bir sağduyusu var.He has good judgement for his age.
Yaşına göre oldukça sofistike görünüyor.He looks quite sophisticated for his age.
O, yaşına göre oldukça aktiftir.He's quite active for his age.
Yaşına göre uzun bir çocuk.He is a tall boy for his years.
Onun yaşı hakkında yalan söyledi.He lied about his age.
O dilenerek yaşıyor.He lives by begging.
O on yıl önce İtalya'ya gitti ve o zamandan beri orada yaşıyor.He went to Italy ten years ago and has lived there ever since.
Postaneden üç kapı ötede yaşıyor.He lives three doors from the post office.
O, ailesi ile birlikte yaşıyor.He lives with his parents.
O, ebeveynlerinden ayrı yaşıyor.He lives apart from his parents.
O lüks içinde yaşıyor.He lives in luxury.
Onların on yaşında bir oğlu var.They have a ten-year-old son.
İngiltere'de küçük bir köyde yaşıyorlar.They live in a little village in England.
Onlar alt katta yaşıyor.They live downstairs.
On yıldır bu kasabada yaşıyorlar.They have lived in this town for ten years.
onlar bu kasabada yaşıyorlar.They live in this town.
On yıldır Londra'da yaşıyorlar.They have lived in London for ten years.
Onlar okulun yanında yaşıyorlar.They live near the school.
Onlar havaalanına yakın yaşıyorlar.They live close by the airport.
Onlar parkın yakınında yeni bir evde yaşıyor.They live in a new house near the park.
Mali zorluklar yaşıyorlar.They are suffering financial difficulties.
Onlar sadaka ile yaşıyorlar.They are living on charity.
Onlar bizim blokta yaşıyorlar.They live in our block.
Onlar uzun süredir burada yaşıyor.They have lived here for a long time.
Onlar uzun süredir burada yaşıyorlar.They have lived here for a long time.
Onlar uzun gri bir sokağın sonunda çok küçük bir evde yaşıyordu.They lived in a very small house at the end of a long, gray street.
Onlar sokağın diğer tarafında yaşıyorlar.They live on the other side of the road.
Onlar yolun diğer tarafında yaşıyorlar.They live on the other side of the road.
Onlar, babalarının ölümünün yasını tuttular.They lamented the death of their father.
Onlar lüks içinde yaşıyorlar.They're eating high on the hog.
O evlendiğinde otuz yaşın üzerinde olmalı.She must have been over thirty when she got married.
Onun annesi ülkede tek başına yaşıyor.Her mother lives in the country all by herself.
En küçük çocuğu beş yaşında.Her youngest child is five years old.
Onun sanatsal yeteneği ortaya çıktığında o otuz yaşın üzerindeydi.She was over thirty when her artistic talent emerged.
Onun arabası iki yaşında.Her car is two years old.

İlgili Sayfalar