yaşı ile cümle

yaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Altı katlı bir apartmanın en üst katında yaşıyorum.I live on the top floor of a six storey apartment block.
O hala anne ve babasıyla birlikte yaşıyor.He still lives with his parents.
Tom Jackson 93 yaşına kadar yaşadı.Tom Jackson lived to be 93.
Hem Tom hem de Mary seninle mi yaşıyor?Do both Tom and Mary live with you?
Tam olarak kaç yaşındasın?Exactly how old are you?
Sana söylemeye çalıştığım şeyi anlama sorunu yaşıyor gibi görünüyorsun.You seem to have some trouble understanding what I'm trying to tell you.
Üç yıldır bu evde yaşıyoruz.We've lived in this house for three years.
Kaç yaşındasın, Tom?How old are you, Tom?
Tom otuz yaşına kadar gitar çalmaya başlamadı.Tom didn't begin to play the guitar until he was thirty.
Tom otuz yaşına kadar ehliyet almadı.Tom didn't get a driver's license until he was thirty.
On üç yaşından beri Boston'da yaşıyorum.I've been living in Boston since I was thirteen.
Park Street'te yaşıyorum.I live on Park Street.
Otuz yaşın üstünde hiç kimseyi öpmedim.I've never kissed anyone over thirty years old.
Ben on üç yaşındayken ebeveynlerimi bir trafik kazasında öldüler.My parents died in a traffic accident when I was thirteen years old.
Tom üç yaşındayken piyanoda Mozart'ı çalabiliyordu.Tom was able to play Mozart on the piano when he was three years old.
Kuzenlerin kaç yaşında?How old are your cousins?
Onlar başka bir ülkede yaşıyorlar.They live in another country.
Elektrikli süpürge kaç yaşında?How old is this vacuum cleaner?
Kaptan kaç yaşında?How old is the captain?
Tom benim binada yaşıyor.Tom lives in my building.
Biz bu binada yaşıyoruz.We live in this building.
Tom Avustralya'da yaşıyor.Tom lives in Australia.
Tom hâlâ aynı apartmanda mı yaşıyor?Is Tom still living in the same apartment?
Sırası gelmişken, kaç yaşındasın?How old are you, anyway?
Sırası gelmişken, kaç yaşındasınız?How old are you, anyway?
Kaç yaşında olduğumu biliyor musun?Do you know how old I am?
Gerçekten yalnız mı yaşıyorsun?Do you really live alone?
Tom emeklilik yaşına yakın bir yerde olmalı.Tom must be somewhere near retirement age.
Onun yaşındayken tam Tom gibiydim.I was just like Tom when I was his age.
Tom kötü durumda ama yaşıyor.Tom is in bad shape, but he's alive.
Sen üç yaşındayken annen seni terk etti.Your mom left you when you were three.
Tom koridorda yaşıyor.Tom lives down the hall.
Ben Andromeda galaksisinde yaşıyorum.I live in the Andromeda Galaxy.
Tom Boston'a geldiğinde on dokuz yaşındaydı.When he arrived in Boston, Tom was nineteen.
Tom yirmi altı yaşındayken hayat arkadaşı Mary'yle tanıştı.Tom met his life mate, Mary, at the age of twenty six.
Tom hâlâ araba kazasında ölen kızı Mary'nin yasını tutuyordu.Tom was still mourning his daughter Mary who had died in a car accident.
Tom'un oğlu John, on yedi yaşında aşırı dozdan öldü.Tom's son, John, died of an overdose at age seventeen.
O zaman Nagoya'da yaşıyorlardı.They were living in Nagoya then.
Bu makine yirmi yaşından fazladır.This machine is more than twenty years old.
O sadece on beş yaşında.She's only fifteen.
Otuz yaşından önce çocuk sahibi olmamayı kararlaştırdık.We agreed not to have children before the age of thirty.
Kız kardeşi kaç yaşında?How old is his sister?
17 yaşında mısın?Are you 17 years old?
Pilot sadece yirmi altı yaşında.The pilot is only twenty-six years old.
Ben onunla sorunlar yaşıyorum.I'm having problems with him.
Onlarla yaşıyorum.I live with them.
Onunla yaşıyorum.I live with him.
Onların yanında yaşıyorum.I live next to them.
Onun yanında yaşıyorum.I live next to him.
Sana oldukça yakın yaşıyorum.I live pretty close to you.
Onlara oldukça yakın yaşıyorum.I live pretty close to them.
Ona oldukça yakın yaşıyorum.I live pretty close to him.
Onlarla on üç yaşındayken tanıştım.I met them when I was thirteen.
Onunla on üç yaşındayken tanıştım.I met him when I was thirteen.
Tom yaşına göre kısa.Tom is short for his age.
Bir sonraki sokakta yaşıyorum.I live in the next street.
Tom büyük bir evde tamamen tek başına yaşıyor.Tom lives in a big house all by himself.
Tom sekiz yaşındaki çocuğa taciz girişiminde bulundu.Tom attempted to molest the eight-year-old child.
Son üç yıldır birlikte yaşıyoruz.We've been living together for the last three years.
O yaklaşık 40 yaşında olmalı.She must be about 40.

İlgili Sayfalar