yaşı ile cümle
yaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un yaşadığı aynı sorunları yaşıyoruz.We're having the same problems that Tom is having.
Tom buraya yakın yaşıyor.Tom lives near here.
Tom gerçekten buradan uzakta yaşıyor.Tom lives really far from here.
Tom bu civarda yaşıyor olmalı.Tom must live around here.
Tom tek başına yaşıyor.Tom lives by himself.
Tom burada tek başına yaşıyor.Tom lives here all by himself.
Tom Mary'nin kaç yaşında olduğunu biliyor.Tom knows how old Mary is.
Tom şimdi zor anlar yaşıyor.Tom is having a hard time right now.
Senin ebeveynlerin kaç yaşında?How old are your parents?
Tom kuş uçmaz kervan geçmez bir yerde yaşıyor.Tom is living in the middle of nowhere.
Tom en fazla on üç yaşında.Tom is at most 13 years old.
Tom yutma zorluğu yaşıyor.Tom is having a hard time swallowing.
Tom'un babası o on üç yaşındayken öldü.Tom's father died when he was thirteen.
Tom on üç yaşındayken dalmayı öğrendi.Tom learned to dive when he was thirteen.
Tom bununla sorun yaşıyor.Tom is having trouble with this.
Tom çok uzun süredir Boston'da yaşıyor.Tom has been living in Boston for a very long time.
Tom kilo kaybetmede zor bir zaman yaşıyor.Tom is having a hard time losing weight.
Tom eşinden ayrı yaşıyor.Tom is living apart from his wife.
Tom otuz yıldır burada yaşıyor.Tom has lived here for thirty years.
Tom yıllardır burada yaşıyor.Tom has lived here for years.
Tom 30 yaşında, ama o çok daha genç gözüküyor.Tom is thirty, but he looks much younger.
Dünya nüfusunun yarısı şehirlerde yaşıyor.Half of the world’s population lives in cities.
Tom şehrin kalbinde yaşıyor.Tom lives in the heart of the city.
Leanne Leicester'de yaşıyor.Leanne lives in Leicester.
Küresel bir köyde yaşıyoruz.We live in a global village.
Tom ormanda tek başına yaşıyordu.Tom lived alone in the woods.
Tom ormanda yapayalnız yaşıyor.Tom lives all alone in the woods.
Tom ormanda tek başına yaşıyor.Tom lives alone in the woods.
Tom üstümüzdeki dairede yaşıyor.Tom lives in the apartment above us.
Tom şehrin kötü kısmında yaşıyor.Tom lives in the bad part of town.
Tom caddenin tam aşağısında yaşıyor.Tom lives just down the street.
Tom parka yakın bir yerde yaşıyor.Tom lives somewhere near the park.
Tom yaklaşık yüz yaşında görünüyor.Tom looks about a hundred years old.
Tom yüz yaşında gibi görünüyor.Tom looks about a hundred years old.
Kan bağışında bulunmak için en az on yedi yaşında olmalısın.You must be at least 17 years old to donate blood.
Tom benim üzerimdeki katta yaşıyor.Tom lives on the floor above me.
Tom Mary'nin üzerinde bir apartman dairesinde yaşıyor.Tom lives in the apartment above Mary.
O 71 yaşında emekli oldu.He retired at the age of 71.
Bir kadına kaç yaşında olduğunu sormanın kaba olduğunu bilmiyor musun?Do you not know that it's impolite to ask a woman how old she is?
Tom buradan birkaç blok ötede yaşıyor.Tom lives a few blocks from here.
Tom tam köşede yaşıyor.Tom lives just around the corner.
Tom on üç yaşındayken keman çalmaya başladı.Tom started playing the violin when he was thirteen.
Sokağın sonunda sol köşedeki tuğla cepheli beyaz bir evde yaşıyorlar.They live in a white house with a brick facade on the left at the end of the street.
Bu fotoğrafta on altı yaşındaydım ve Tom on yaşındaydı.I was sixteen in this picture, and Tom was ten.
Tom küçük bir kulübede tek başına yaşıyordu.Tom lived alone in a small hut.
Kurunun yanında yaşı da yakma.Don't throw the baby out with the bathwater.
On iki yaşındayken sana aşık oldum.I had a crush on you when I was twelve.
Tom otuz yaşına kadar araba sürmeyi öğrenmedi.Tom didn't learn to drive until he was thirty.
Orada 30 yaşın altında hiç kimse yoktu.There was nobody under 30 around.
Neyse, aklıma gelmişken, Tom kaç yaşında?By the way, how old is Tom, anyway?
Ben gözetlemek istemiyorum ama evde sorunlar yaşıyor musunuz?I don't mean to pry, but are you having problems at home?
Tom'un kaç yaşında olduğunu söyledin?How old did you say Tom was?
Bunu temizlemek bir sürü zaman, kan, ter ve göz yaşı aldı.It took a lot of time, blood, sweat and tears to clean it.
Onun kırk yaşının üzerinde olduğunu düşünüyorum.I think she's over forty.
Tom 15 yaşında çalışmaya başladı.Tom went to work at fifteen.
John yetmiş beş yaşında İngilizce öğrenmeye başladı.John began learning English at the age of seventy-five.
Tom Boston'a taşındığında kaç yaşındaydı?How old was Tom when he moved to Boston?
Neden yalnız yaşıyorsun?Why do you live alone?
Tom üst sınıf bir semtte yaşıyor.Tom lives in a high-class neighborhood.
Ailemiz nesillerdir buraya yaşıyor.Our family has lived here for generations.