yaşı ile cümle
yaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O yirmi yaşında kitap yazdı.He wrote the book at the age of twenty.
Tom caddenin karşısında yaşıyor.Tom lives across the street.
Ben 45 yaşındayım.I'm 45 years old.
Bir aile büyük bir evde yaşıyor.A family lives in a big house.
Son on yıldır burada yaşıyorum.I've been living here for the past ten years.
Şimdi Boston'da yaşıyorsun, değil mi?You live in Boston now, don't you?
Tom, üç yaşındayken Boston'da bir çift tarafından evlat edinildi.Tom was adopted by a couple in Boston when he was three years old.
Tom Boston banliyölerinde yaşıyordu.Tom lived in the suburbs of Boston.
Tom otuz yıldan uzun süredir Boston'da yaşıyor.Tom has lived in Boston for over 30 years.
Üç yıl önce Boston'a geldim ve ve o zamandan beri burada yaşıyorum.I came to Boston three years ago and I've been living here ever since.
Boston'da mı yaşıyorsunuz?Do you live in Boston?
O 83 yaşında öldü.He died at 83 years old.
Tom altmış beş yaşındayken emekli oldu.Tom retired when he was 65 years old.
O yalnız başına yaşıyor.She lives by herself.
On üç yaşımdayken, babam bana kendi balıkçı teknemi satın aldı.When I was thirteen, my dad bought me my own fishing boat.
On üç yaşımdan beri çikolata yemedim.I haven't eaten chocolate since I was thirteen.
Ben şimdi annemle yaşıyorum.I'm living with my mom now.
Üç yıl önce Londra'da yaşıyorduk, sonra buraya taşındık.We used to live in London three years ago, then we moved here.
O sadece otuz yaşın üstünde.He's just over thirty years old.
Tom yaşını gizli tutar.Tom keeps his age a secret.
Tom'un üç oğlu var. Biri neredeyse senin yaşında.Tom has three sons. One's almost your age.
Bu hâlâ yaşıyor.This one's still alive.
Tom 13 yaşına girdi.Tom turned 13.
Tom benim yaşımda.Tom is my age.
Tom üç yıldır burada yaşıyor.Tom has lived here for three years.
Tom tam on sekiz yaşındayken evlendi.Tom got married when he was just eighteen years old.
Otuz yaşına gelene kadar kel olmaya başlamadım.I didn't start to go bald until I turned thirty.
Hakkında konuştuğumuz kız, burada yaşıyor.The girl that we were talking about lives here.
O, İngiltere'de yaşıyor.He lives in England.
Hala ebeveyninle mi yaşıyorsun?Are you still living with your parents?
Hâlâ annenle birlikte mi yaşıyorsun?Are you still living with your mom?
Tom uyku sorunları yaşıyor.Tom is having trouble sleeping.
Gece uyumada sorun yaşıyor musun?Do you have trouble sleeping at night?
Tom 65 yaşına girdiğinde şirketten emekli oldu.Tom retired from the company when he turned 65.
Burada yaşıyorum ve çalışıyorum.I live and work here.
Tom'un on üç yaşında olduğunu biliyorum.I know Tom is thirteen years old.
Tom uyanık kalmakta sorun yaşıyor gibi görünüyor.Tom seems to be having trouble staying awake.
Parma'da yaşıyorum.I live in Parma.
Tom Mary'yle kedi köpek gibi yaşıyor.Tom lives with Mary like a dog and a cat.
Tom bana otuz yaşında olduğunu söyledi.Tom told me he was thirty.
Tom bana senin kaç yaşında olduğunu söyledi.Tom told me how old you are.
Tom Mary'ye kaç yaşında olduğunu söyledi.Tom told Mary how old he was.
Kaç yaşında olduğunu onlara söyleme.Don't tell them how old you are.
Bana Tom'un kaç yaşında olduğunu söyleyebilir misin?Could you tell me how old Tom is?
Kaç yaşında olduğumu sana söylememeyi tercih ederim.I'd rather not tell you how old I am.
Tom kaç yaşında olduğunu Mary'ye söylemek istemedi.Tom didn't want to tell Mary how old he was.
Tom on üç yaşına kadar saati söyleyemezdi.Tom couldn't tell time until he was thirteen.
Tom Mary'ye on üç yaşındayken babasının öldüğünü söyledi.Tom told Mary his father died when he was thirteen.
O, Avusturya'da küçük bir Alp köyünde yaşıyor.He lives in a small Alpine village in Austria.
Annem ve babam evlat edinildiğimi bana on üç yaşımdayken söylediler.My parents told me that I was adopted when I was thirteen.
Ebeveynlerim bana on üç yaşındayken evlat edinildiğimi söyledi.My parents told me that I was adopted when I was thirteen.
Ben on üç yaşındayken birisi bana Fransızcada gerçekten iyi olduğumu söyledi.When I was thirteen, someone told me I was really good at French.
Tom elektrik ve akarsu olmadan ormanda yaşıyor.Tom lives in the woods without electricity and running water.
Tom öldüğünde otuz yaşındaydı.Tom was thirty when he died.
Kuzeni Amerika'da yaşıyor.Her cousin lives in America.
Bir dil öğrenmek 70 yaşın üzerinde olduğunuzda zordur.Learning a language when you are over 70 years of age is difficult.
Biz çok güvenli bir ülkede yaşıyoruz.We live in a very safe country.
Tom hâlâ yaşıyor mu?Is Tom still living?
1993'den beri Realengo'da yaşıyorum.I've lived in Realengo since 1993.
Merhaba! Adım Maria. 23 yaşındayım ve Berlin'den geliyorum.Hello! My name is Maria. I'm 23 years old and I come from Berlin.