yaşı ile cümle

yaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Neredeyse otuz yaşındayım ve hâlâ bekarım.I'm almost thirty years old and I'm still single.
Sanırım, yaklaşık benim yaşımdasın.You're about my age, I think.
Sorunlar mı yaşıyorsunuz?Are you guys having problems?
Onlar bitişiğimizde yaşıyorlar.They live next door to us.
Problemler yaşıyor musun?Are you having problems?
Ben Azerbaycan'da yaşıyorum.I live in Azerbaijan.
Ben Bakü'de yaşıyorum.I live in Baku.
O, nefes almada sorun yaşıyor gibi görünüyor.He seems to be having trouble breathing.
Şili'de yaşıyorum.I live in Chile.
Kolombiya'da yaşıyorum.I live in Colombia.
Peru'da yaşıyorum.I live in Peru.
Riga'da yaşıyorum.I live in Riga.
Letonya'da yaşıyorum.I live in Latvia.
Tom modern teknolojiyi reddedip 80'li yıllardaki gibi yaşıyor.Tom rejects modern technology and lives like in the eighties.
Ne müthiş bir dünyada yaşıyoruz!What an awful world we live in!
Karadağ'da yaşıyorum.I live in Montenegro.
Ben elden ağıza yaşıyorum.I live from hand to mouth.
Sadece herhangi bir şüpheyi ortadan kaldırmak için, artık ailemle birlikte yaşıyorum.Just to remove any doubt, I no longer live with my parents.
Senin amacın otuz yaşından önce bir ev sahibi olmak, değil mi?Your goal is to own a home before you're thirty, isn't it?
Onun amacı otuz yaşından önce ev sahibi olmaktır.His goal is to own a home before he's thirty.
Onun amacı 30 yaşından önce bir ev sahibi olmak.Her goal is to own a home before she's thirty.
Mary'nin hedefi otuz yaşından önce bir ev sahibi olmak.Mary's goal is to own a home before she's thirty.
Hedefimiz biz otuz yaşına girmeden önce bir ev sahibi olmak.Our goal is to own a home before we are thirty.
Onların amaçları otuz yaşından önce bir ev sahibi olmaktır.Their goal is to own a home before they are thirty.
Ben beş yaşındayken dalmayı öğrendim.I learned to dive when I was five.
Sen dalış yapmayı beş yaşındayken öğrendin, değil mi?You learned to dive when you were five, didn't you?
O, beş yaşındayken dalmayı öğrendi.He learned to dive when he was five.
O beş yaşındayken dalmayı öğrendi.She learned to dive when she was five.
Mary beş yaşındayken dalmayı öğrendi.Mary learned to dive when she was five.
Beş yaşındayken dalmayı öğrendik.We learned to dive when we were five.
Onlar beş yaşındayken dalış öğrendiler.They learned to dive when they were five.
Onlar, beş yaşındayken dalmayı öğrendiler.They learned to dive when they were five.
Tom tam benim yaşımda.Tom is just my age.
Tom bir hayal dünyasında yaşıyor.Tom lives in a world of fantasy.
Tom vadinin diğer tarafında yaşıyor.Tom lives on the other side of the valley.
Onlar yoğun bir yol yakınında yaşıyor ama şimdiye kadar gürültüye alışmış olmalılar.They live near a busy road, but must be used to the noise by now.
Frederic Chopin ilk bestesini yedi yaşındayken yazdı.Frederic Chopin wrote his first composition when he was seven years old.
Ben Lüksemburg'da yaşıyorum.I live in Luxembourg.
Beş yaşındayken o zaten nasıl kayak kayılacağını biliyordu.At five years old he already knew how to ski.
İnsanlar da dağın ardında yaşıyor.People also live behind the mountain.
Erkek arkadaşın kaç yaşında?How old is your boyfriend?
Bilimsel çalışmalar yoluyla bu kayaların yaşını belirlemek olanaklıdır.It is possible to determine the age of these rocks through scientific studies.
Tom dadece beş yaşında ama okumayı biliyor.Tom is only five, but he already knows how to read.
Şu anda e-mail ile sorunlar yaşıyorum.I'm having problems with e-mail right now.
Tom taşınabilir bir evde yaşıyor.Tom lives in a mobile home.
Mary bir karavanda yaşıyor.Mary lives in a trailer.
O 60 yaşında ve hala sahilde kumdan kaleler inşa eder.He is 60 and still builds sand castles in the shore.
Naoko beyaz sarayda yaşıyor.Naoko lives in the white house.
Endonezya'da yaşıyorum.I live in Indonesia.
Sen bana 30 yaşında olduğunu söyledin ve ben sana inandım.You told me that you were 30-years-old, and I believed you.
On dokuz yaşımdan beri sigara içiyorum.I have been smoking since I was nineteen.
Ev arkadaşımla birlikte yaşıyorum.I live with my roommate.
Kerpiç bir evde yaşıyorum.I'm living in an adobe house.
O on yedi yaşında.She's seventeen.
Yirmi yedi yaşındayım.I'm twenty-seven years old.
Onun ebeveynleri ana ilçe merkezinde yaşıyor.His parents live in the main county town.
Tom Clancy 66 yaşında vefat etti.Tom Clancy passed away at 66.
Benim yaşımdaki bir erkek için heyecan iyi değil.Excitement is not good for a man of my age.
Tom büyük bir evde yaşıyor.Tom lives in a big house.
Tom çok büyük bir evde yaşıyor.Tom lives in a huge house.

İlgili Sayfalar