yaşı ile cümle

yaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bir kadına kaç yaşında olduğunu sormamalısın.You should never ask a woman how old she is.
Bir kadına kaç yaşında olduğunu asla sormamalısın.You should never ask a woman how old she is.
Bir kadına kaç yaşında olduğunu asla sormamalısınız.You should never ask a woman how old she is.
Bir kadına kaç yaşında olduğu asla sorulmamalı.You should never ask a woman how old she is.
Bir kadına asla kaç yaşında olduğu sorulmamalı.You should never ask a woman how old she is.
Bir kadına kaç yaşında olduğunu sormamam gerektiği bana söylendi.I've been told that I should never ask a woman how old she is.
Bir kadına kaç yaşında olduğunu sormak iyi bir fikir değil.Asking a woman how old she is is not a good idea.
Altmış beş yaşında aniden öldü.He died suddenly at the age of 65.
O, milyonlarca dolarlık bir köşkte yaşıyor.He lives in a multimillion-dollar mansion.
Tom ebeveynleriyle tek başına yaşıyor.Tom lives alone with his parents.
Kanada'da 20 yaşın altındaki insanların içki içmesi yasal değildir.It's not legal for people under 20 to drink in Canada.
Tom 67 yaşında emekli oldu.Tom retired at the age of 67.
Ben 16 yaşındayken annem ve babam beni evden attılar.My parents threw me out of the house when I was 16.
Hangi şehirde yaşıyorsun?What city do you live in?
Herhangi bir yaşa geri gidebilsen, hangi yaşı seçersin?If you could go back to any age, what age would you choose?
Tom gelecek yıl yüz yaşında olacak.Tom will be a hundred years old next year.
Tom gelecek yıl 100 yaşında olacak.Tom will be a centenarian next year.
Yan kapıdaki bayanın çocuğu halen yedi yaşında.The child of the lady next door is already seven years old.
Tom yaklaşık Mary'nin yarı yaşında.Tom is about half Mary's age.
Benim televizyon 15 yaşında, ama yine de mükemmel bir şekilde çalışıyor.My television set is 15 years old, but it still works perfectly.
Ben Kahire'de yaşıyorum.I live in Cairo.
Kahire'de yaşıyorum.I live in Cairo.
Çocukken küçük bir kasabada yaşıyordu.When he was a child, he lived in a small town.
Amcamla yaşıyorum.I live with my uncle.
Dayımla yaşıyorum.I live with my uncle.
Eniştemle yaşıyorum.I live with my uncle.
O evde kim yaşıyor biliyorum.I know who lives in that house.
Emily okuldan on altı yaşında ayrıldı.Emily left school at sixteen.
Tom hayali bir dünyada yaşıyor.Tom lives in an imaginary world.
Tom hayal dünyasında yaşıyor.Tom lives in an imaginary world.
Avrupa'da yaşıyorum.I live in Europe.
Bir Avrupa ülkesinde yaşıyorum.I live in a European country.
O, Dubai'de yaşıyor.She lives in Dubai.
Ben ülkenin ortasında yaşıyorum.I live in the center of the country.
Tom ve Mary uzun zamandır bu mahallede yaşıyor.Tom and Mary have lived in this neighborhood for a long time.
Ben on üç yaşındayken hastanede üç ay geçirdim.I spent three months in the hospital when I was thirteen.
Tom ve Mary biraz mali sorun yaşıyor.Tom and Mary are having a little financial trouble.
Tom ve Mary üç yıldır Boston'da yaşıyorlar.Tom and Mary have lived in Boston for three years.
Sen bir bebekken ben Boston'da yaşıyordum.We used to live in Boston when you were a baby.
Tom on üç yaşındayken bir köpek tarafından ısırıldı.Tom was bitten by a dog when he was thirteen.
Bu bina yaklaşık üç yüz yaşında.This building is about three hundred years old.
Sen otuz yaşında olduğunu söyledin ve ben sana inandım.You said you were thirty and I believed you.
Tom biraz zorluk yaşıyor gibi görünüyor.Tom seems to be having a little difficulty.
Tom ve Mary çok güzel bir evde yaşıyor.Tom and Mary live in a very nice house.
Tom ve Mary kütüphanenin yakınında yaşıyorlar.Tom and Mary live near the library.
Tom ve Mary, Üçüncü Caddede yaşıyorlar.Tom and Mary live on Third Street.
Tom, Mary'nin kaç yaşında olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know how old Mary was.
Tom tam sokağın aşağısında yaşıyor.Tom lives right down the street.
Tom ve karısı Boston'da yaşıyor.Tom and his wife live in Boston.
Tom bu yıl otuz yaşında olacak.Tom will be thirty this year.
Tom yalnızca otuz yaşında.Tom is only thirty years old.
Tom üç ev aşağıda yaşıyor.Tom lives three houses down.
Tom ve Mary yan dairede yaşıyorlar.Tom and Mary live next door.
Bir tartışma yaşıyorduk.We were having an argument.
Bir arıza mı yaşıyorsunuz?Are you having a breakdown?
Tom şimdi neredeyse otuz yaşında.Tom is almost thirty now.
Tom Mary'nin yaşının iki katıdır.Tom is twice Mary's age.
Tom ve ben birlikte yaşıyoruz.Tom and I live together.
Nerede yaşıyorsun, Tom?Where do you live, Tom?
Tom senin yarı yaşında.Tom is half your age.

İlgili Sayfalar