yaşı ile cümle
yaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Cezayir'de mi yaşıyorlar?Do they live in Algeria?
Kanalın yanında yaşıyorum.I live near the dike.
Sen hendeğe yakın yaşıyorsun.You live near the dike.
O, hendeğin yanında yaşıyor.He lives near the dike.
O, hendeğin yakınında yaşıyor.She lives near the dike.
Kanala yakın yaşıyoruz.We live near the dike.
Yaklaşık senin yaşındayım.I am about your age.
Yaklaşık benim yaşımdasın.You are about my age.
O yaklaşık olarak senin yaşında.She is about your age.
Yaklaşık olarak senin yaşındayız.We are about your age.
Takriben senin yaşındayız.We are about your age.
Tom, Bavyera Alpleri'nde küçük bir kasabada yaşıyor.Tom lives in a small town in the Bavarian Alps.
Tom, Kaliforniya'da bir çiftlikte yaşıyor.Tom lives on a farm in California.
Tom yediği bir şeye alerjik bir reaksiyon yaşıyor.Tom is having an allergic reaction to something he ate.
On beş yaşımdan beri hiç et yemedim.I haven't eaten any meat since I was fifteen years old.
"Tom otuz yaşında." O gerçekten o kadar yaşlı değil, değil mi?"Tom is thirty years old." "He's not really that old, is he?"
Kız kardeşin kaç yaşında?How old is your sister?
Dört yıldır Rio de Janeiro'da yaşıyorum.I have been living in Rio de Janeiro for four years.
Kırsal bir alanda yaşıyorum.I live in a rural area.
Tom araba sorunu yaşıyordu.Tom was having car trouble.
Tom bir teknede yaşıyor.Tom lives on a boat.
Hâlâ Boston'da yaşıyor musun?Are you still living in Boston?
Uyumakta zorluk mu yaşıyorsunuz?Are you having trouble sleeping?
Tom tam olarak nerede yaşıyor?Where exactly does Tom live?
Tam olarak nerede yaşıyorsun?Where exactly do you live?
Tom'un kaç yaşında olduğunu bilmiyorum bile.I don't even know how old Tom is.
Kaç yaşında olduğumu bilmiyorum.I don't know how old I am.
O köprünün kaç yaşında olduğunu bilmiyorum.I don't know how old that bridge is.
Tom'un kaç yaşında olduğunu bilmiyorum.I don't know how old Tom is.
Tom'un kaç yaşında olduğunu biliyorum.I know how old Tom is.
Ben on iki yaşındayken kaçırıldım.I was kidnapped when I was twelve years old.
Bir zamanlar senin yaşındaydım.I was your age once.
Uzak bir yerde yaşıyorum.I live in a remote area.
Biz uzak bir bölgede yaşıyoruz.We live in a remote area.
"Ne kadar süredir burada yaşıyorsun?" "Gelecek hafta beş yıl olacak.""How long have you been living here?" "It'll be five years next week."
O bir ilişki yaşıyor mu?Is he having an affair?
O bir ilişki yaşıyor.She's having an affair.
Sen bir ilişki yaşıyor musun?Are you having an affair?
18 yaşın üzerindeyim.I'm over eighteen.
Biz biraz sorun yaşıyoruz.We're having some problem.
Biz o zaman on sekiz yaşındaydık.We were eighteen at that time.
Birlikte yaşıyoruz.We live together.
Almanca dil bilgisi ile zor bir zaman yaşıyorum.I'm having a hard time with German grammar.
Tom'a ilk rastladığımda on sekiz yaşındaydım.When I first met Tom, I was eighteen.
Bütün bildiğimiz, Tom'un otuz yaşından büyük olabileceğiydi.For all we know, Tom could be over thirty.
Ben beş yaşındayken ebeveynlerimin her ikisi de öldü.Both of my parents died when I was five.
Tom ve Mary farklı eyaletlerde yaşıyorlar.Tom and Mary live in separate states.
Tom ve Mary farklı devletlerde yaşıyorlar.Tom and Mary live in separate states.
Onun adı Tom ve o, postanenin yanında yaşıyor.His name is Tom and he lives next to the post office.
Onlar aynı devlette yaşıyorlar.They live in the same state.
O etrafı çevrili güvenlikli sitede yaşıyor.He lives in a gated community.
Tom Gangnam'da yaşıyor.Tom lives in Gangnam.
Onun 40 yaşında olduğuna inanıyorum.I believe she's 40 years old.
On sekiz yaşın altındaki Amerikalılara başkanlık seçimlerinde oy kullanma izni verilmez.Americans under the age of eighteen aren't allowed to vote in presidential elections.
On yıldır yurt dışında yaşıyorum.I've lived abroad for ten years.
Bu küçük çömlek tarihidir; o seksen yaşından daha fazladır.This little jug is historic; it's more than eighty years old.
Sen otuz yaşında olamazsın.You can't be thirty years old.
O, apartmanda yaşıyor.He lives in an apartment.
O apartmanda yaşıyor.He lives in an apartment.
Kendimi bir gemide hatırlıyorum, daha beş yaşında değildim.I remember being on a ship when I was only five years old.