yaşı ile cümle
yaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom on sekiz yaşındayken, bir asker olmak istediğine karar verdi.When Tom was eighteen, he decided that he wanted to become a soldier.
Tom'un ailesi Boston'da yaşıyor.Tom's family lives in Boston.
Tom bizden uzakta olmayan kirasız küçük bir evde yaşıyordu.Tom was living rent-free in a small house not too far from us.
Tom, 24 yaşını doldurmadan önce üniversiteden mezun olmak istiyor.Tom wants to graduate from college before he turns 24 years old.
Tom şu anki yaşında daha iyisini bilmeli.Tom ought to know better at his age.
Tom yaşı hakkında sık sık yalan söyler.Tom often lies about his age.
Tom en az otuz yaşında olmalı.Tom must be at least thirty years old.
Tom Boston'un varoşlarında üç yatak odalı bir evde yaşıyor.Tom lives in a three-bedroom house on the outskirts of Boston.
Tom suyu akmayan bir evde yaşıyor.Tom lives in a house without running water.
Tom, akan suyu olmayan bir evde yaşıyor.Tom lives in a house without running water.
Tom yoksulluk içinde yaşıyor.Tom lives from hand to mouth.
Tom 97 yaşına kadar yaşadı.Tom lived to be 97.
Tom üç yaşındayken nasıl yüzüleceğini öğrendi.Tom learned how to swim when he was three.
Tom şu anda üç yaşında.Tom is three years old now.
Tom otuz bir yaşında.Tom is thirty-one.
Tom, otuz yaşındadır.Tom is thirty years old.
Tom Bostonda yaşıyor.Tom is living in Boston.
Tom Boston'da yaşıyor.Tom is living in Boston.
Tom oğlunun intiharı ile başa çıkmada sorun yaşıyor.Tom is having trouble dealing with his son's suicide.
Tom oğlunun intihar etmesi gerçeğiyle başa çıkmada sorun yaşıyor.Tom is having trouble coping with the fact that his son committed suicide.
Tom yeni arabasıyla ilgili küçük bir sorun yaşıyor.Tom is having a bit of trouble with his new car.
Tom Boston'lu fakat şimdi Şikagoda yaşıyor.Tom is from Boston, but now he lives in Chicago.
Tom 33 yaşında bir adam.Tom is a 33-year-old man.
Tom'un iki oğlu var, İkisi de Boston'da yaşıyor.Tom has two sons. Both of them live in Boston.
Tom'un iki oğlu var. İkisi de Boston'da yaşıyor.Tom has two sons. Both of them live in Boston.
Tom kazadan beri sol gözüyle sorun yaşıyor.Tom has had trouble with his left eye ever since the accident.
Tom'un altı yaşından beri yürüme sorunu var.Tom has had trouble walking ever since he was six years old.
Tom neredeyse on yıldır Boston'da yaşıyor.Tom has been living in Boston for almost ten years.
Tom'un yaklaşık senin yaşında bir kızı var.Tom has a daughter about your age.
Tom neredeyse hiç yaşına göre davranmıyor.Tom hardly ever acts his age.
Tom yetmiş yaşında iken vefat etti.Tom died when he was seventy years old.
Tom 97 yaşındayken öldü.Tom died when he was 97.
Tom 97 yaşında öldü.Tom died at the age of 97.
Tom yirmi dört yaşına kadar sürücü belgesini almadı.Tom didn't get his driver's license until he was twenty-four.
Tom yirmi yaşına kadar trombon çalmaya başlamadı.Tom didn't start to play the trombone until he was twenty.
Tom üç yaşına kadar ona kadar sayamazdı.Tom couldn't count to ten until he was three years old.
Tom hâlâ bir yerlerde yaşıyor olabilir.Tom could still be alive somewhere.
Tom zaten davulu onun yaşındayken çalabileceğimden daha iyi çalabiliyor.Tom can already play the drums better than I could at his age.
Tom ilk kez üç yaşındayken Japonya'ya geldi.Tom came to Japan for the first time when he was three.
Tom on iki yaşında iken trombon derslerine başladı.Tom began trombone lessons when he was twelve years old.
Tom on altı yaşında tek başına yaşamaya başladı.Tom began living by himself at the age of sixteen.
Tom her zaman bir kadına yaşını asla sormamayı bir kural olarak benimser.Tom always makes it a rule never to ask a woman her age.
Tom sadece on altı yaşında olmasına rağmen yirminin üzerinde gibi görünüyor.Even though Tom is only sixteen, he looks like he's over twenty.
Tom Mary'e kaç yaşında olduğunu sormak istedi ama belki sormaması gerektiğini düşündü.Tom wanted to ask Mary how old she was, but he thought that maybe he shouldn't.
Tom Mary'ye yaşını söyledi.Tom told Mary his age.
Tom Mary'nin kırk yaşın üzerinde olduğunu düşünüyor.Tom thinks Mary is over forty.
Tom karısı Mary ile birlikte Boston'dan çok uzakta olmayan bir çiftlikte yaşıyor.Tom lives on a farm with his wife, Mary, not too far from Boston.
Tom Mary'nin bitişiğinde yaşıyor.Tom lives next door to Mary.
Tom Mary'ye yakın yaşıyor.Tom lives near Mary.
Tom Mary'nin yakınında yaşıyor.Tom lives near Mary.
Tom Mary'nin yarı yaşındadır.Tom is half Mary's age.
Tom Mary öldüğünden beri yalnız yaşıyor.Tom has been living by himself since Mary died.
Tom, Mary'nin yaklaşık otuz yaşında olduğunu tahmin etti.Tom guessed that Mary was around thirty years old.
Tom Mary'nin yaşını dikkate almadı.Tom didn't take Mary's age into consideration.
Tom ve Mary aynı çatı altında yaşıyor.Tom and Mary live under the same roof.
Tom ve Mary aynı evde yaşıyorlar.Tom and Mary live in the same house.
Tom ve Mary üç yüz yaşındaki bir restoranda yemek yediler.Tom and Mary ate at a three-hundred-year-old restaurant.
O üç yaşında iken babasını kaybetti.He lost his father when he was three years old.
Onlar yukarıdaki katta yaşıyor.They live on the floor above.
O üç yaşında iken babası vefat etti.When she was three years old, her father died.