yaşı ile cümle
yaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Muiriel şimdi 20 yaşında.Muiriel is 20 now.
Denize yakın yaşıyorum. Bu yüzden sık sık plaja giderim.I live near the sea so I often get to go to the beach.
Ben senin yaşındayken Plüton bir gezegendi.When I was your age, Pluto was a planet.
O yaşında görünmüyor.He doesn't look his age.
O kız arkadaşı ile birlikte yaşıyor.He's moving in with his girlfriend.
Bir bayana yaşının sorulmayacağını bilecek kadar akıllı olmalısın.You should know better than to ask a lady her age.
Bir bayana yaşını sormayacak kadar mantıklı olmalısın.You should know better than to ask a lady her age.
Onun yaşını dikkate almalısın.You must take his age into account.
Sen iki yaşındayken ona kadar sayamazdın.You could count to ten when you were two.
Sen iki yaşındayken ona kadar sayabiliyordun.You could count to ten when you were two years old.
Burada mı yaşıyorsun?Do you live here?
Mademki on sekiz yaşındasın, ehliyet alabilirsin.Now that you are eighteen, you can get a driver's license.
Sürücü ehliyeti almak için yaşınız yeterli değil.You're not old enough to get a driver's license.
Sürücü belgesi almak için yaşın yeterli değil.You're not old enough to get a driver's license.
Senin yaşında daha iyi bilmelisin.You ought to know better at your age.
Ne kadar zamandır Kobe'de yaşıyorsun, o halde?How long have you been living in Kobe, then?
Senin yaşında ben de öyle düşünürdüm.At your age, I would think so, too.
Senin yaşında kendini geçindirmelisin.At your age you ought to support yourself.
Amcan nerede yaşıyor?Where does your uncle live?
Gelecek yıl kaç yaşında olacaksın.How old will you be next year?
O zengin ve bir dilenci gibi yaşıyor.He is rich yet he lives like a beggar.
Bizim Amerikalı komşumuz önümüzdeki yıl beş yıldır Japonya'da yaşıyor olacak.Our American neighbor will have lived in Japan for five years next year.
Şaşırdım, o yaşıyordu.To my surprise, she was alive.
Muhtemelen o kırk yaşının üstünde.She is probably over forty.
On iki yıldır Kamakura'da yaşıyorum.I have lived in Kamakura for twelve years.
Okula yürüme mesafesinde yaşıyorum.I live within walking distance of school.
Öğrenmenin yaşı yoktur.You're never too old to learn.
Üç yatak odalı bir evde yaşıyoruz.We live in a three-bedroom house.
Teknoloji çağında yaşıyoruz.We live in the age of technology.
Yan sokaktaki küçük ve rahat bir evde yaşıyoruz.We live in a cozy little house in a side street.
Kakogawa'da yaşıyorum.I live in Kakogawa.
Japonya'da birçok kuş türü yaşıyor.Many kinds of birds live in Japan.
Şehirde yaşıyorum.I'm living in the city.
Kraliyet ailesi İmparatorluk Sarayı'nda yaşıyor.The royal family lives in the Imperial Palace.
Adaylar otuz yaşın altında olmalılar.Applicants must be under thirty years old.
İngiliz hukuku 16 yaşın altındaki çocukların sigara satın almasını yasaklar.English law prohibits children under 16 from buying cigarettes.
Keşiş ahşap bir kulübede yaşıyordu.The hermit lived in a wooden hut.
Bazı bebekler bir yaşından önce bile yüzmeyi öğrenirler.Some babies learn to swim even before they are one year old.
Biz uygar bir toplumda yaşıyoruz.We live in a civilized society.
Gelecek ay on altı yaşında olacağım.I'll be sixteen years old next month.
Teyzem New York'ta yaşıyor.My aunt lives in New York.
Rod John'un karşısında yaşıyor.Rod lives across the street from John.
Aslan iki yaşındayken kükremeye başladı.Leo started to roar when he was two years old.
Linda on altı yaşındaydı fakat yirmi olarak kabul edilmesi için sorun yoktu.Linda is sixteen, but had no trouble passing for twenty.
O, Wripple'ın köşesine yakın yaşıyor, bu yüzden o her gün araba sürmektedir.She lives near the edge of Wripple, so she drives in every day.
Benim yaşımda hissediyorum.I feel my age.
Yaşım beni ele verecek.My age is going to tell on me.
Ne kadar süredir Tokyo'da yaşıyorsun?How long have you been living in Tokyo?
Şimdi 16 yaşındasın, daha iyi bilmen gerekir.Now you are sixteen, you should know better.
Bay White yaklaşık benim yaşımda.Mr White is about my age.
Köpeklerin çoğu yaşıyor.Most of the dogs are alive.
Helen on yedi yaşında .Helen is seventeen years old.
Brian tepenin üzerinde yaşıyor.Brian lives over the hill.
Bill denizin yanında yaşıyor.Bill lives near the sea.
Billy yaşına göre çok uzun boylu.Billy is very tall for his age.
91 yaşında kadar Picasso resim çizmeye devam etti.Picasso kept drawing pictures until he was 91 years old.
Gerçekten çok genç ama yaşına göre çok tecrübeli.Indeed he is young, but he is well experienced for his age.
Gerçekten. Yaşına göre genç ama akıllı.Indeed. He is young, but smart for his age.
Tom yaşına göre iyi yaptı.Tom did well considering his age.
Tom bizim üstümüzdeki odada yaşıyor.Tom lives in the room above us.