yaşça ile cümle
yaşça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yaşça kendinden küçük olanlara tepeden bakar.He is haughty to his juniors.
Kız kardeşim yaşça benden küçük.My sister is younger than me.
O benden yaşça biraz daha büyük.She's a bit older than me.
O, üç kız kardeşin yaşça en büyüğüdür.She is the oldest of the three sisters.
Tom ve Mary, John'dan yaşça daha büyükler.Tom and Mary are older than John.
Erkek arkadaşı ondan yaşça daha büyük.Her boyfriend is older than her.
Üç çocuktan yaşça en büyüğü Tom'dur.The eldest of the three boys is Tom.
Yaşça daha büyük bir evcil hayvan almayı düşünün.Consider adopting an older pet.
Tom yaşça benden çok daha küçük.Tom is a lot younger than me.
Yaşça senden büyük olduğum için konuşmaktan çekinme.Don't hesitate to speak just because I am elder.
Tom sınıfımızdaki yaşça en küçük öğrencidir.Tom is the youngest student in our class.
Yaşça daha küçük bir erkek kardeşim var.I have a younger brother.
Buradaki yaşça en genç kişi ben değilim.I'm not the youngest one here.
Bir oğlan diğerlerinden yaşça daha büyük.One boy is older than the others.
Babası Polonyalı, annesi Alman olup, yaşça kendisinden büyük iki kız kardeşi vardır.Her father is Polish, her mother is German and she has two older sisters.
Lanning'in önceden bir evliliği olmakla beraber, yaşça Struve'den biraz daha büyüktü.Lanning was slightly older than Struve and had been previously married.
Yaşça küçük bir fizikçi olduğu için, projenin merkezinde yer almadı.As a junior physicist, he was not central to the project.
Çok özür dilerim,Joon Pyo sunbaenim(kıdemli,Yaşça büyük birisine saygı anlamına geliyor)I'm so sorry, JoonPyo senior.
Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.Now Elihu had waited to speak to Job, because they were elder than he.
Yaşça küçük bir fizikçi olduğu için, projenin merkezinde yer almadı.As a junior physicist, he was not central to the project.
Babası Polonyalı, annesi Alman olup, yaşça kendisinden büyük iki kız kardeşi vardır.Er hat einen amerikanischen Vater und eine deutsche Mutter und besitzt deswegen zwei Staatsbürgerschaften.
Genelde kendisinden yaşça küçük arkadaşı ile takılır.A menudo actuaba junto a su hermano menor.
Oyların eşitliği durumunda yaşça büyük olan aday ödülü kazanmış sayılır.In caso di parità, vince il candidato più anziano.
Aşkın On Hâli (2015, DMC) Aslı Varlıer Pelit adlı, kendisinden yaşça büyük bir kardeşi vardır.Владеет сильным Скиллом — хотя всё же уступает в нём старшему брату.
Anneden yaşça küçük veya büyük olabilir.Dit kan zowel jonger als ouder zijn.
Kız kardeşim yaşça benden küçük.Mijn zus is jonger dan ik.
Genelde kendisinden yaşça küçük arkadaşı ile takılır.Często towarzyszy mu szop Mały Brat.
Ailenin yaşça en büyük oğluydu.Allvar var familjens äldste son.
Oyların eşitliği durumunda yaşça büyük olan aday ödülü kazanmış sayılır.Vid lika anställningstid ger högre ålder företräde.
Varlıklı gençlerden bazıları kendilerinden yaşça büyük akıl hocaları tutuyorlardı.Därför har många av hans vänner trott att de måste vara ganska rika.
Genelde kendisinden yaşça küçük arkadaşı ile takılır.Часто поїдає молодь свого виду.
Anneden yaşça küçük veya büyük olabilir.Nagyné Kis gyereke lehet Nagy vagy Kis.
Genel manada veliahtta, yaşça büyük olanın hak sahibi olması için kullanılan Osmanlıca terim.A kapzsi császár régen azt akarta, hogy a legtöbb arany az övé legyen.
Bilindiği üzere, Oğuz Kağan’ın 6 oğlu olmuş, Oğuz yaşça büyük ilk üçüne “Bozok” diye ad vermişti.Κάθε γιος με τη σειρά του, όταν έφταναν τα γενέθλιά του, οργάνωνε διασκέδαση για τους έξι αδελφούς του."
Babası Polonyalı, annesi Alman olup, yaşça kendisinden büyük iki kız kardeşi vardır.Ο πατέρας της είναι Γάλλος και η μητέρα της Πολωνή, ενώ έχει έναν μικρότερο αδελφό.
Ailenin yaşça en büyük oğluydu.Syv år var jeg far for min datter".
Yaşça küçük bir fizikçi olduğu için, projenin merkezinde yer almadı.Là một nhà vật lý cấp nhỏ, ông không là trung tâm của dự án.
Genelde kendisinden yaşça küçük arkadaşı ile takılır.よく一緒にいる息子に対して嫉妬している。
Amca sözcüğü akrabalık bağı olmasa da kendinden yaşça büyük kişilere saygı ifadesi olarak da kullanılır.おじ・おばの舅は自身とは親族関係は発生しないが、おじいさんと呼ぶ場合も多い。
Genelde kendisinden yaşça küçük arkadaşı ile takılır.她常常將自己與其他孩子隔離。
Siyah saçlara,çekik siyah gözlere sahiptir.Boyu İtachi`den uzundur ve yaşça İtachi`den büyüktür.갈색머리에 초록빛 눈을 가졌고 원래 타라보다 키가 컸지만 지금은 타라가 더 크다.
Genelde kendisinden yaşça küçük arkadaşı ile takılır.Момчето често обикаля със своя приятел Сей.
Ailenin yaşça en büyük oğluydu.Šeimoje buvo vyriausias sūnus.
Yaşıtlarından daha çok, yaşça büyüklerle iletişim kurarlar, onları taklit ederler.Dar vaikystėje sužavėtas žmonių pasakojimų, padavimų, susidomėjo senove, jos paminklais.
Benden yaşça büyüktü ve Biafran savaşında, çocuk askerlerden biriydi. Benimle gelmeye karar verdi.lớn tuổi hơn tôi rõ rệt, anh ấy từng là lính nhí trong cuộc chiến Biafran, đi cùng với tôi.
Benden yaşça büyüktü ve저보다 나이도 훨씬 많았고,
Benden yaşça büyüktü veשהיה הרבה יותר מבוגר ממני,
Benden yaşça büyüktü veوكان أكبر مني بكثير،
Benden yaşça büyüktü veエマニュエルという友人の一人が
Bu yaşça büyük kimseler bana gelipAhora hay personas mayores que se me acercan y me dicen:
Bu yaşça büyük kimseler bana gelipCi starzy ludzie podchodzą do mnie teraz i mówią:
Bu yaşça büyük kimseler bana gelipDie oudere mensen komen nu naar me toe en zeggen:
Bu yaşça büyük kimseler bana gelipDiese älteren Menschen kommen jetzt zu mir und sagen:
Bu yaşça büyük kimseler bana gelipE queste persone più anziane oggi vengono da me e mi dicono:
Bu yaşça büyük kimseler bana gelipÉs ezek az idősebb emberek odajönnek hozzám, és azt mondják:
Bu yaşça büyük kimseler bana gelipEssas pessoas mais velhas vêm agora ter comigo e dizem:
Bu yaşça büyük kimseler bana gelip나이가 많은 흑인들은 저한테 와서
Bu yaşça büyük kimseler bana gelipNhững người đó đến và nói với tôi rằng :
Bu yaşça büyük kimseler bana gelipOch de här äldre människorna kommer fram till mig nu och de säger, "Mr.
Bu yaşça büyük kimseler bana gelipPamětníci mi dnes říkají: