yağmurdan ile cümle

yağmurdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
55
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Onlar yağmurdan kaçınmak için mağazanın önündeki gölgeliğin altında durdular.They stood under the canopy in front of the store, so as to avoid the rain.
Şiddetli yağmurdan sonra nehir çamurluydu.The river was muddy after the heavy rain.
Birkaç gün yağmurdan sonra zemin su dolmuştu.The ground was waterlogged after several days of rain.
O yağmurdan hoşlanır.She likes the rain.
O, yağmurdan hoşlanır.She likes the rain.
Yağmurdan nefret ederim.I hate rain.
Tom bana yağmurdan hoşlandığını söyledi.Tom told me he liked rain.
Yağmurdan sonra her şey çok berrak görünüyor.Everything looks so clear after the rain.
Pazartesi ve salı günleri kısmen yağmurdan dolayı Greenwich Village'deki eylemcilik aralıklı oldu.Activity in Greenwich Village was sporadic on Monday and Tuesday, partly due to rain.
Milcho Manchevski (ortada) Yağmurdan Önce isimli filmiyle ön plana çıkarılıyor. [AFP]Milcho Manchevski (centre) has been heralded for his film Before the Rain. [AFP]
Ayrıca askerin tüfeği ve barutu için yağmurdan koruma sağladı.It also provided protection from rain for the soldier's musket and powder.
Erken bir yağmurdan sonra toprak işlemeCultivating after an early rain
Yağmurdan sonra güzel hava gelir. Sabret!Nach Regen folgt Sonnenschein. Hab Geduld!
Yağmurdan kaçarken doluya tutulduk.Wir kamen vom Regen in die Traufe.
Çatı kaplama karoları yağmurdan koruma amaçlı tasarlanırlar.Das Dach wurde geschlossen, um den Rasen vor Regen zu schützen.
Yağmurdan sığınacak bir yer aradı.Il chercha à s'abriter de la pluie.
Çatı kaplama karoları yağmurdan koruma amaçlı tasarlanırlar.Le débord de toiture protège les murs contre l'eau de pluie.
Yağmurdan nefret ederim ama kokusunu severim.Odio la lluvia pero me encanta su olor.
Kapüşon seni yağmurdan korumaz. Şemsiyeyi kullan lütfen.La capucha no te protege de la lluvia, usa el paraguas.
Yağmurdan sonra bulutlar ayağınızın altına serilir.En los días de lluvia se cobijaban debajo de ellas.
Yağmurdan hemen sonra killi toprakta hayvanların otlatılması, toprakta derin çukurlar oluşturur.En ocasiones, la lluvia es tan violenta, que los animales acaban destrozados en el suelo.
Biz yağmurdan dolayı bir ağacın altında sığındık.Ci siamo rifugiati sotto un albero per via della pioggia.
Harpiya kartalları yuvalarını yağmurdan korumak zorundadır.La diga di Vârșolţ la protegge dalle alluvioni.
Yolda yağmurdan sonra su birikintileri vardı.После дождя на дороге были лужи.
Yağmurdan üstüm ıslandı.Моя одежда промокла от дождя.
Yağmurdan nereye sığınabilirdik?Где бы нам укрыться от дождя?
Pazartesi ve salı günleri kısmen yağmurdan dolayı Greenwich Village'deki eylemcilik aralıklı oldu.Из-за дождя, шедшего в понедельник и вторник, обстановка в Гринвич-Виллидж несколько охладилась.
Yağmurdan sonra bulutlar ayağınızın altına serilir.Пузыри в лужах дождя под вашими ногами.
Pazartesi ve salı günleri kısmen yağmurdan dolayı Greenwich Village'deki eylemcilik aralıklı oldu.A atividade em Greenwich Village foi esporádica na segunda e na terça-feira, em parte devido à chuva.
Yağmurdan kaçarken doluya tutuldu.Hij kwam van de regen in de drop.
Yağmurdan sonra kaldırımlar ıslaktı.Na de bui waren de stoepen nat.
Yağmurdan kaçarken doluya tutuldu.Ze kwam van de regen in de drup.
Yağmurdan kaçarken doluya tutuldu.Hij geraakte van de regen in de drop.
Güneşten ya da yağmurdan korunma amaçlı işlevsel revaklara sundurma adı verilir.Ma za zadanie chronić przed deszczem i słońcem.
Pazartesi ve salı günleri kısmen yağmurdan dolayı Greenwich Village'deki eylemcilik aralıklı oldu.Через дощ, що йшов у понеділок і вівторок, обстановка в Гринвіч-Віллидж дещо охолола.
Yağmurdan ve kardan hoşlanırım.Мені подобається дощ та сніг.
Şiddetli yağmurdan dolayı trenler durdu.Trenurile s-au oprit din cauza ploii puternice.
Şiddetli yağmurdan sonra nehir çamurluydu.După ploaia puternică râul era plin de noroi.
Markiz (mimari): Bir kapı ya da pencere önünü yağmurdan korumak için yapılan saçak.Az ablakrács olyan ablakra vagy ablaknyílásra erősített rács, amely az erőszakos behatolástól véd.
Pazartesi ve salı günleri kısmen yağmurdan dolayı Greenwich Village'deki eylemcilik aralıklı oldu.Maanantaina ja tiistaina toimintaa oli Greenwich Villagessa vain ajoittain, osittain sateen vuoksi.
Harpiya kartalları yuvalarını yağmurdan korumak zorundadır.Quân Imagawa phải rút vào lều để trú mưa.
Çatı kaplama karoları yağmurdan koruma amaçlı tasarlanırlar.Áo tơi ra đời nhằm mục đích che mưa.
Baharda yağmurdan önce ortaya çıkar.Đẻ trong các con sông trước mùa mưa.
Yağmurdan sığınacak bir yer aradı.彼は、雨やどりする場所を探した。
Pazartesi ve salı günleri kısmen yağmurdan dolayı Greenwich Village'deki eylemcilik aralıklı oldu.그리니치 마을 안의 활동들은 항상 월요일 또는 화요일 비가 오는 날에 일어났다.
Güneşten ya da yağmurdan korunma amaçlı işlevsel revaklara sundurma adı verilir.Osnovne funkcije su zaštita od sunca i kiše.
Pazartesi ve salı günleri kısmen yağmurdan dolayı Greenwich Village'deki eylemcilik aralıklı oldu.Operacija je zaradi varnosti stekla v noči iz ponedeljka na torek v deževnih in vetrovnih razmerah.
Basit olarak, bu yağmurdan en hızlı şekilde uzaklaşmalısınız.Jednak jeśli chcesz dostać się z punktu A do punktu B, stanie w miejscu nie wchodzi w grę.
Bulutsuz bir sabah, Şafakta görünen gün ışığı gibidir, Parlaklığı yağmurdan sonra topraktan ot bitirir.›a bude jako svetlo rána, keď vychádza slnce, ráno bez oblakov, keď od jasu po daždi pučí zeleň zo zeme.
Bulutsuz bir sabah, Şafakta görünen gün ışığı gibidir, Parlaklığı yağmurdan sonra topraktan ot bitirir.›han stråler som Morgenrøden, som den skyfri Morgensol, der fremlokker Urter af Jorden efter Regn."
Bulutsuz bir sabah, Şafakta görünen gün ışığı gibidir, Parlaklığı yağmurdan sonra topraktan ot bitirir.›저는 돋는 해 아침 빛 같고 구름 없는 아침 같고 비 후의 광선으로 땅에서 움이 돋는 새 풀 같으니라 하시도다
Bulutsuz bir sabah, Şafakta görünen gün ışığı gibidir, Parlaklığı yağmurdan sonra topraktan ot bitirir.›וכאור בקר יזרח שמש בקר לא עבות מנגה ממטר דשא מארץ׃
Bulutsuz bir sabah, Şafakta görünen gün ışığı gibidir, Parlaklığı yağmurdan sonra topraktan ot bitirir.›وكنور الصباح اذا اشرقت الشمس. كعشب من الارض في صباح صحو مضيء غبّ المطر.
Bulutsuz bir sabah, Şafakta görünen gün ışığı gibidir, Parlaklığı yağmurdan sonra topraktan ot bitirir.›他 必 像 日 出 的 晨 光 、 如 無 雲 的 清 晨 、 雨 後 的 晴 光 、 使 地 發 生 嫩 草
Bulutsuz bir sabah, Şafakta görünen gün ışığı gibidir, Parlaklığı yağmurdan sonra topraktan ot bitirir.›他 必 像 日出 的 晨光 、 如 無雲 的 清晨 、 雨 後 的 晴光 、 使 地 發生 嫩草
İlgili Sayfalar