Yağmur yağarsa beni ara.Telephone me if it rains.
O, yağmur yağarsa gelmez.He won't come if it rains.
Yağmur yağarsa maç ertelenecek.If it rains, the game will be put off.
Eğer yağmur yağarsa kalacağım.I'll stay if it rains.
Belki yağmur yağar diye şemsiyemi aldım.I took my umbrella lest it rain.
Bence yağmur yağarsa diye bir şemsiye alman daha iyi olur.I think you'd better take an umbrella in case it rains.
Yağmur yağarken bu caddeyi geçmekten kaçının.Avoid crossing this street when it is raining.
Eğer yağmur yağarsa uygulama maçımızı erteleriz.If it rains, we will put off our practice match.
Eğer yarın çok kar yağarsa, bir kardan adam yapalım.If it snows much tomorrow, let's make a snowman.
Yarın yağmur yağarsa evde kalacağım.If it rains tomorrow, I'll stay at home.
Eğer yarın yağmur yağarsa oyun iptal edilecek.The game will be called off if it rains tomorrow.
Eğer yarın yağmur yağarsa toplantıya gitmeyeceğim.If it rains tomorrow, I'm not going to the meeting.
Yarın yağmur yağarsa beyzbol maçı ertelenir.If it rains tomorrow, the baseball game will be put off.
Yarın yağmur yağarsa,pikniğe gitmeyeceğim.If it rains tomorrow, I won't go on a picnic.
Yarın yağmur yağarsa, otobüsle gideriz.If it should rain tomorrow, we would go by bus.
Yarın yağmur yağarsa, evde kalır mısın?If it rains tomorrow, will you stay at home?
Yarın yağmur yağarsa, oraya araba ile gideriz.If it rains tomorrow, we will go there by car.
Yarın yağmur yağarsa evde kalalım.If it rains tomorrow, let's stay home.
Yarın yağmur yağarsa gezi iptal edilecek.If it should rain tomorrow, the excursion will be canceled.
Yağmur yağarsa o gelmeyecek.If it should rain, he will not come.
Eğer yağmur yağarsa,gezi iptal edilecek.If it rains, the excursion will be called off.
Yağmur yağarsa gidişimi ertelerim.I will put off my departure if it rains.
Yağmur ne kadar şiddetli yağarsa yağsın, yarın başlayacağız.However hard it may rain, we will start tomorrow.
Pazar günü yağar.It falls on Sunday.
Ülkenin bu kısmında nadiren kar yağar.It seldom snows in this part of the country.
Yakında yağmur yağarsa, memnun olurlar.They'll be glad if it rains soon.
Bazen buralarda nisan ayında bile kar yağar.At times, it snows even in April around here.
Yarın yağmur yağarsa golf oynamayacağım.If it should rain tomorrow, I won't play golf.
Yarın yağmur yağarsa, evde kalacağım.If it rains tomorrow, I will stay at home.
Öbür gün yağmur yağarsa evde kalacağım.If it rains the day after tomorrow, I will stay at home.
Haziranda çok yağmur yağar.It rains a lot in June.
Kar yağarsa umursamam.I don't care if it snows.
Kışın buraya nadiren kar yağar.It seldom snows here in winter.
Kışın çok kar yağar mı?Does it snow much in winter?
Şubat ayında en az her üç günde bir kar yağar.In February it snows at least every three days.
Japonya'da haziran ayında çok yağmur yağar.It rains a lot in June in Japan.
Japonya'da haziranda çok yağmur yağar.In Japan we have a lot of rain in June.
Hokkaido'da çok kar yağar.They get a great deal of snow in Hokkaido.
Hokkaido'da çok kar yağar, değil mi?It snows a lot in Hokkaido, doesn't it?
Yarın öğleden sonra yağmur yağarsa, spor salonunda buluşuruz.If it should rain tomorrow afternoon, we will meet in the gym.
Yarın yağmur yağarsa evde kalırım.If it should rain tomorrow, I would stay home.
Eğer yarın yağmur yağarsa maç iptal edilecek.If it should rain tomorrow, the game would be called off.
Eğer yarın yağmur yağarsa, yola çıkışımı ilk iyi güne kadar erteleyeceğim.If it should rain tomorrow, I will put off my departure till the first fine day.
İnşallah yarın yağmur yağar.I hope it rains tomorrow.
Yarın yağmur yağarsa, evde kalırım.I will stay home if it rains tomorrow.
Yarın yağmur yağarsa, oraya gitmeyiz.If it rains tomorrow, we'll not go there.
Eğer yarın yağmur yağarsa, bütün gün evde kalacağım.If it rains tomorrow, I will stay at home all day.
Yarın yağmur yağarsa, o buraya gelmez.If it rains tomorrow, she will not come here.
Yarın yağmur yağarsa, gitmeyeceğim.If it rains tomorrow, I won't go.
Yarın yağmur yağarsa gitmem.I would not go if it rains tomorrow.
Yarın kar yağarsa kardan adam yapacağım.If it snows tomorrow, I will build a snowman.
Haziranda her gün yağmur yağar.In June, it rains day after day.
Yarın yağmur yağarsa beni almaya gel.Come to pick me up if it rains tomorrow.
Yağışlı mevsimde o kadar sık yağmur yağar ki gezintileri planlamak zordur.It rains so often in the wet season that it's hard to plan outings.
Yağmur yağarsa ve toprak nemli olursa, otları çekmek daha kolay olur.When rain's fallen and the soil is moist, it becomes easier to pull out weeds.
Yağmur yağarsa, beni ara.If it rains, call me.
Yarın yağmur yağarsa, ben sadece evde kalacağım.If it rains tomorrow, I'll just stay at home.
Yarın yağmur yağarsa, evde kalacağız.If it rains tomorrow, we'll stay at home.
Yarın yağmur yağarsa, ben pikniğe gitmeyeceğim.If it rains tomorrow, I won't go to the picnic.
Kışın burada çok kara yağar mı?Does it snow a lot here in the winter?