Ana içeriğe geç
Sözlük

yağan ile cümle

yağan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yağan yağmurun sesini severim.I love the sound of rain falling.
Oh, güneşli havada yağan yağmur var.Oh, there is a sun shower.
1830-1833: İngiliz yönetimine karşı Noongar insanlar tarafından Yagan Savaş bir isyanı.1830–1833: Yagan's War, a revolt by the Noongar people against British rule.
Böyle yağan bir günde!On a day when it's raining this hard!
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.They are wet with the showers of the mountains, and embrace the rock for lack of a shelter.
Uyarılanların başına yağan musîbet ne fena idi!How terrible was the rain (that fell) on those who had been warned!
Ve onlara öylesine bir yağmur yağdırdık ki, korkutulanlara yağan yağmur, ne de kötü yağmurdur.And We showered a rain upon them; so what a wretched rain for those who were warned!
Öğrenciler ve büro çalışanları sabah yağan yağmur yüzünden mağdurlar.Students and office goers suffer most from the morning rain.
Berişa, son günlerde yağan yağmurların tesislerdeki su seviyesini yükseltemediğine dikkat çekti.Berisha pointed out that rain in recent days failed to increase the reserves in the facilities.
Yağan yağmurun büyük kısmı Mayıs ve Eylül ayları arasında yağmaktadır. [1]Most rain falls from May until September.[1]
Kışın yağan kar 1 ile 1,5 metre dir.Im Winter fallen durchschnittlich 1–1,5 Meter Schnee.
29 Temmuz 1929 yılında yağan şiddetli yağmurlar neticesinde Ulu cami Köyü'nde toprak kayması olmuştur.Am 9. Juni 1972 gab es am frühen Abend schwere Regenfälle in den Black Hills.
Yağmur, bulutlardan su şeklinde yağan yağış biçimidir.So ist Gold eine Form des Wassers, denn es kann durch Feuer verflüssigt werden.
Bununla birlikte yangınlar, nadiren yağmur yağan çöl tabiatını da etkiledi.Mais pas seulement, au niveau des réseaux, ActurbA vise une évacuation naturelle des eaux pluviales.
Bazen kışın soğuk olduğunda çok az kar yağan İzmir'in bu tepesinde kar görebilirsiniz.En hiver, il n'est pas rare de voir le harfang des neiges sur l'île.
Yorulduğunda ise siperdeki sığnağına geçer; fakat yağan yağmur nedeniyle burası yarıya kadar suyla dolmuştur.Si el tiempo está seco, sus células están llenas de aire; pero cuando llueve se llenan de agua.
Fakat günlerce yağan yağmur ve şiddetli rüzgâr Selçuklu ordusunun dağılmasına sebep oldu.Cuando cayó la noche, la lluvia, y la oscuridad provocaron la dispersión del ejército realista.
Dik yağan yağmur altında ayakta duran bir kişi, şemsiyesini dik olarak başının üstünde tutar.A chi nasce sfortunato, piove sul culo anche da seduto.
Yağan yağmurun sesini severim.Я люблю звук падающего дождя.
İstanbuldere Samanlı Dağları'na yağan yağmur ve kar suları ile beslenir.Питание в горах снеговое и дождевое; весенне-летнее половодье.
Yaz döneminde yağışlar daha sık olurlar ama yağan yağmur nispeten çok şiddetli olur.Лето обычно приятное, однако могут устанавливаться постоянные дожди.
Çoklukla yağmur olarak yağan yağış, yaz ve kış sürer.Она наполняется водой весной и во время сильных дождей.
Bu göl her yıl yağan yağmurun suyuyla dolmaktadır.تختلف كمية المياة حسب الأمطار في العام.
Yel, şimşek ve gökgürültüsü ile yağan sağanak yağmuru da ifade eder.Isso inclui neve, chuva e chuva de granizo.
Ocak ve Şubat aylarında yağan kar Mart ayı ortalarında (yüksek yerler hariç) kalkar.De afgebeelde hemellichamen stellen de Maan (boven) en Mars (midden achtergrond) voor.
Bu göl her yıl yağan yağmurun suyuyla dolmaktadır.De rivier ontvangt gedurende het hele jaar veel regenwater.
Dişli kar; ilk kardan 15 gün kadar sonra yağan taneli kar üzerine dökülerek yenilir.Snow is forecast for tomorrow. → Na jutro zapowiadany jest śnieg.
İlkbaharda görülen yağışlar, öğleden sonra yağan kırkikindi yağışları şeklindedir.Хмари, які громадились від самого ранку принесли очікуваний дощ.
Yağmur, bulutlardan su şeklinde yağan yağış biçimidir.Tak vznikají oblaky, z nichž vypadávají srážky v podobě deště.
Bahar aylarında yağan nisan yağmurları doğanın canlanmasına katkıda bulunur.Deštivé počasí na jaře podporuje výskyt onemocnění.
Kışın yağan karların erimesiyle nisandan itibaren sular yükselmeye başlar.Probouzejí se časně na jaře, když začíná odtávat led.
Sürekli yağan yağmura ya da kara neden olmasıyla öne çıkar.Prezintă precipitații continue de ploaie sau ninsoare.
17 ^ Emirali Yağan, Kırmanciya Beleke, sayı 4, s.14, pâine, pentru toate categoriile de viteji, fl.
Bu mimari yağan yoğun yağmurlardan evlerini korumak için yapılan su oluklarıdır.Προτιμάει να έχει κάποιο καταφύγιο για να προφυλάσσεται από τις έντονες βροχοπτώσεις.
Ancak ebe, Yağan'da sağlık ocağında vazife görmektedir.Ia hanya melihat luasnya hamparan yang tak terbatas di hadapannya.
Buna ek olarak çiçek açmasından hemen önce yağan yağmurlar safran mahsulünü artırır.Mưa ngay lập tức trước khi cây ra hoa sẽ làm tăng lượng saffron.
Yaz döneminde yağışlar daha sık olurlar ama yağan yağmur nispeten çok şiddetli olur.Đó là buổi sáng mùa hè nhưng mưa lắc rắc.
Yağmur, bulutlardan su şeklinde yağan yağış biçimidir.雨水など地表の水が混ざらない構造としている。
Sürekli yağan yağmura ya da kara neden olmasıyla öne çıkar." "在下雨或下雪的时候我总是带伞。
İlkbaharda görülen yağışlar, öğleden sonra yağan kırkikindi yağışları şeklindedir.這種現象在清晨與雨後格外明顯。
Sürekli yağan yağmura ya da kara neden olmasıyla öne çıkar.Vyvoláva totiž nepretržitý dážď alebo sneženie.
Kışın yağan karların erimesiyle nisandan itibaren sular yükselmeye başlar.V zime prietok rieky začína súvisle stúpať.
Ama yağan kar fazla bir müddet yerde kalmadan hemen erimektedir.Dažnai rūgštusis lietus iškrinta toli nuo susidarymo vietos.
Böyle yağan bir günde!An einem Tag an dem es so stark regnet!
Böyle yağan bir günde!En dag som den här regniga dagen!
Böyle yağan bir günde!Hari ini hujan sangat lebat.
Böyle yağan bir günde!Intr-o zi ce ploua asa de tare.
Böyle yağan bir günde!In un giorno in cui piove così forte!
Böyle yağan bir günde!Op een dag wanneer het zo hard aan het regenen is!
Böyle yağan bir günde!Un jour ou il pleut si fort !
Böyle yağan bir günde!Vào một ngày mưa to như hôm nay sao!
Böyle yağan bir günde!Σήμερα που βρέχει τόσα δυνατά!
Böyle yağan bir günde!В день, когда льет дождь, это трудно.
Böyle yağan bir günde!في يوم يمطر بشدة
Böyle yağan bir günde!本当にすごいわね
Çocukken Resembool'da yağan yoğun karı hatırlıyor musun?Ehi, sì, Al! Ricordi quando nevicò tanto a Resembool, quando eravamo piccoli?
Çocukken Resembool'da yağan yoğun karı hatırlıyor musun?Kan du huske dengang, da det sneede meget, - - da vi var små?
Çocukken Resembool'da yağan yoğun karı hatırlıyor musun?Minns du när det snöade mycket en gång- -när vi var små?
Çocukken Resembool'da yağan yoğun karı hatırlıyor musun?Muistatko, kun siellä oli kunnon hanki, kun olimme pieniä?
Çocukken Resembool'da yağan yoğun karı hatırlıyor musun?Pamiętasz, jaki śnieg spadł w Resembool, kiedy byliśmy mali?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod