yıllar ile cümle
yıllar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Gelecek yıllarda, asma çok üzüm verecek.In the years to come, the vine will give many grapes.
Tom'la ilk tanıştığımda ergenlik yıllarımın başlarındaydım.I was in my early teens when I first met Tom.
Ben yıllar önce bir aşçıydım.I used to be a cook many years ago.
Bunu yıllardır yapmak istiyordum.I've wanted to do this for years.
Yıllarca Boston'da yaşadım.I lived in Boston for years.
Belediye binası 1895 ve 1897 yılları arasında inşa edildi.The town hall was built between 1895 and 1897.
Ben onu yıllar önce söyledim.I said that ages ago.
Bunu yıllardır giymedim.I haven't worn this in years.
Mary'nin dolapları yıllarca giymediği giysilerle dolu.Mary's closets are full of clothes she hasn't worn in years.
Sigara içmeyi yıllar önce bırakmam gerekirdi.I should have quit smoking years ago.
Yıllar önce içki içmeyi bırakmalıydım.I should have quit drinking years ago.
Uzun yıllar Boston'da yaşadım.I lived in Boston for many, many years.
Sizin de görebileceğiniz gibi, yıllardan beri bu kasabada hiçbir şey değişmedi.As you can see for yourselves, nothing has changed in this town after all these years.
Mutlu yıllar, Tom.Happy Birthday, Tom.
Bir ağacı büyütmek yıllar alır, ve ama onu kesmek saniyeler sürer.It takes years to grow a tree, yet it takes seconds to cut it.
Tom yıllarını Boston sokaklarda yaşayarak geçirdi.Tom spent years living on the streets of Boston.
Suç oranı yıllardır bu kadar düşük olmamıştı.Crime rates are the lowest they've been in decades.
Onu yıllardır biliriz.We've known that for years.
Tom Mary'ye mutlu yıllar diledi.Tom wished Mary a happy birthday.
Tom ceza evinde uzun yıllar geçirdi.Tom spent many years in prison.
Biz bunu yıllardır yapmadık.We haven't done this in years.
Biz onu yıllardır yapıyoruz.We've been doing that for years.
Biz bunu yıllardır yapıyoruz.We've been doing this for years.
Yıllardır bunu yapmadım.I haven't done this for years.
Yaban öküzleri yüz yıllardır tükenmiş.Aurochs have been extinct for centuries.
Bütün bunları yıllar önce geride bıraktım.I left all that behind years ago.
Yıllardır bunun iyi bitmeyeceğini söylüyorum.For years I've been saying that this wouldn't end well.
Bu, yıllar boyunca yaptığımız tüm ilerlemeleri ortadan kaldırmakla tehdit ediyor.This threatens to obliterate all the progress we have made over the years.
O yıllar boyunca başardığımız her şeyi yok ediyor.He is obliterating everything we have accomplished over the years.
Bu yıllar içinde okuduğum en iyi kitaplardan biridir.It's one of the best books I've read in years.
Yıllardır bu şekilde hissettim.I've felt this way for years.
Tom ve Mary yıllardır evli.Tom and Mary have been married for years.
Hayat kısadır ancak yıllar uzundur.Life is short, but the years are long.
Yıllardır tenis oynuyorum.I've played tennis for years and years.
Yıllar içinde yaşadığım en güzel Noel budur.This is the best Christmas I've had in years.
Ben bunu yıllardır söylüyorum.I've been saying that for years.
Bunun hakkında yıllardır biliyorum.I've known about this for years.
Tom yıllardır bunu yapıyor.Tom has been doing that for years.
Hepinize Mutlu Yıllar dilerim.I wish you all a Happy New Year.
Size Mutlu Noeller ve Mutlu Yıllar dileriz.We wish you a Merry Christmas and a Happy New Year.
Mutlu Noeller ve Mutlu Yıllar Dilerim.I wish you a Merry Christmas and a Happy New Year.
O soruyu cevaplamak yıllar aldı.It took years to answer that question.
O soruyu yanıtlamak yıllar sürdü.It took years to answer that question.
Yıllardır yakın olmamıştık.We haven't been close in years.
Yıllardır çek kullanmadım.I haven't used checks in years.
Yıllar boyunca ne değişti?What's changed over the years?
Onları yıllardır görmedim.I haven't seen them for years.
Süreç yıllar alabilir.The process can take years.
Süreç yıllar sürebilir.The process can take years.
Yıllar çabucak geçti.The years went by quickly.
Tom yıllarca Mary için çalıştı.Tom worked for Mary for many years.
Tom doksanlı yıllarda doğdu.Tom was born in the nineties.
Bu şarkıyı yıllar önce seninle söylediğimi hatırlıyorum.I remember singing this song with you years ago.
Bu yüzüğü uzun yıllar takacaksın.You're going to wear this ring for many years.
Yıllar içinde ne kadar çok şey topladınız?How much stuff have you accumulated over the years?
Uzun yıllardır burada çalışırım.I've worked here for many years.
Dania yıllarca istismar ve sadakatsizlikle baş etmek zorunda kaldı.Dania had to cope with years of abuse and infidelity.
Tom yıllarca kendi başına yaşadı.Tom lived on his own for years.
Yıllar önce egzersiz yapmayı bıraktım.I gave up exercising years ago.
Güney senatörleri 1930'lu yıllara kadar linç önleme yasasını engelledi.Southern senators blocked anti-lynching legislation through the 1930s.
İlgili Sayfalar