yıldırım ile cümle
yıldırım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Yıldırım Karslıoğlu, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSАндрій Рисін, Іван ПетрущакEMAIL OF TRANSLATORS
Yıldırım Karslıoğlu, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSИгорь Азарный, Андрей ЧерепановEMAIL OF TRANSLATORS
Yıldırım Karslıoğlu, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSРадостин РадневEMAIL OF TRANSLATORS
Yıldırım Karslıoğlu, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSצוות התרגום של KDE ישראל, Israel BergerEMAIL OF TRANSLATORS
Yıldırımlara saygı duymayı öğrendim.Am învăţat să respect fulgerul.
Yıldırımlara saygı duymayı öğrendim.Aprendi a respeitar o relâmpago.
Yıldırımlara saygı duymayı öğrendim.Aprendí a respetar el rayo.
Yıldırımlara saygı duymayı öğrendim.Ho imparato a rispettare il fulmine.
Yıldırımlara saygı duymayı öğrendim.Ich habe gelernt die Blitze zu respektieren.
Yıldırımlara saygı duymayı öğrendim.Ik heb de bliksem leren respecteren.
Yıldırımlara saygı duymayı öğrendim.Jag har lärt mig respektera blixtarna.
Yıldırımlara saygı duymayı öğrendim.J'ai appris à respecter la foudre.
Yıldırımlara saygı duymayı öğrendim.Jeg har lært at respektere lynet.
Yıldırımlara saygı duymayı öğrendim.저는 번개를 존중하는 법을 배웠습니다.
Yıldırımlara saygı duymayı öğrendim.Megtanultam a villámokat tisztelni.
Yıldırımlara saygı duymayı öğrendim.Naučila jsem se mít k bleskům úctu.
Yıldırımlara saygı duymayı öğrendim.Naučila sem se spoštovati strele.
Yıldırımlara saygı duymayı öğrendim.Naučila som, že k bleskom treba mať rešpekt.
Yıldırımlara saygı duymayı öğrendim.Nauczyłam się szanować błyskawice.
Yıldırımlara saygı duymayı öğrendim.Saya telah belajar untuk menghargai kilat.
Yıldırımlara saygı duymayı öğrendim.Tôi đã biết được sự đáng sợ của những tia sấm sét.
Yıldırımlara saygı duymayı öğrendim.Έχω μάθει να σέβομαι τον κεραυνό.
Yıldırımlara saygı duymayı öğrendim.Научих се да уважавам мълнията.
Yıldırımlara saygı duymayı öğrendim.Я навчилась поважати блискавку.
Yıldırımlara saygı duymayı öğrendim.Я научилась уважать молнии.
Yıldırımlara saygı duymayı öğrendim.למדתי לכבד את הברקים.
Yıldırımlara saygı duymayı öğrendim.تعلمت أن أحترم الرعد.
Yıldırımlara saygı duymayı öğrendim.我學識咗對閃電產生敬畏
Yıldırımlara saygı duymayı öğrendim.私の髪は元々 ストレートだったんです
Yıldırım nikahı?Blixt bröllop?
Yıldırım nikahı?Đám cưới "chạy" à?
Yıldırım nikahı gibi bir şey yaparız.Ce sera juste un machin civil à la mairie!
Yıldırım nikahı gibi bir şey yaparız.Lezavarnánk a dolgot a városházán.
Yıldırım nikahı gibi bir şey yaparız.O să organizăm o ceremonie restrânsă la primărie.
Yıldırım nikahı gibi bir şey yaparız.Sólo haremos algo rápido de tipo ayuntamiento.
Yıldırım nikahı?Małżeństwo pod przymusem?
Yıldırım nikahı?Mariage forcé ?
Yıldırım nikahı?Matrimonio riparatore?
Yıldırım nikahı?Moetje?
Yıldırım nikahı?Nunta fortata?
Yıldırım nikahı?Pernikahan karena "kecelakaan"?
Yıldırım nikahı?Prisilna poroka zaradi nosečnosti?
Yıldırım nikahı?Zwangsheirat?
Yıldırım nikahı?Γάμος σφαίρα;
Yıldırım nikahı?Вынужденный брак?
Yıldırım nikahı?زواج بالإكراه؟
Yıldırım nikahı?私達 11歳差なの でも、もっと離れて見えるでしょ
Yıldırım olup çıkıyorlardı veya elektriksel güç kaynakları olarak.Acestea erau produse de fulgere sau de surse de energie electrică.
Yıldırım olup çıkıyorlardı veya elektriksel güç kaynakları olarak.De visade sig vara blixtar eller elektriska kraftkällor.
Yıldırım olup çıkıyorlardı veya elektriksel güç kaynakları olarak.Es waren Blitze oder Stromquellen.
Yıldırım olup çıkıyorlardı veya elektriksel güç kaynakları olarak.Het bleek dat het om bliksem ging, of bronnen van elektrische stroom.
Yıldırım olup çıkıyorlardı veya elektriksel güç kaynakları olarak.Hóa ra chúng là tia sét hoặc các nguồn phát điện.
Yıldırım olup çıkıyorlardı veya elektriksel güç kaynakları olarak.Ils se révélèrent provenir d'éclairs de sources de courant électrique.
Yıldırım olup çıkıyorlardı veya elektriksel güç kaynakları olarak.Kiderült, hogy többnyire villám vagy elektromosság okozta.
Yıldırım olup çıkıyorlardı veya elektriksel güç kaynakları olarak.전기력의 원천처럼 대체로 평범한 것이라고 했습니다.
Yıldırım olup çıkıyorlardı veya elektriksel güç kaynakları olarak.Okazało się, że powodem są wyładowania atmosferyczne bądź źródła prądu elektrycznego.
Yıldırım olup çıkıyorlardı veya elektriksel güç kaynakları olarak.Resultaron ser rayos o fuentes de energía eléctrica.
Yıldırım olup çıkıyorlardı veya elektriksel güç kaynakları olarak.Revelaram-se como sendo relâmpagos ou fontes de energia elétrica.
Yıldırım olup çıkıyorlardı veya elektriksel güç kaynakları olarak.Si rivelarono dei fulmini o delle fonti di energia elettrica.
Yıldırım olup çıkıyorlardı veya elektriksel güç kaynakları olarak.Ternyata suara itu adalah petir atau dari sumber listrik.