Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.De onderzoeker, afkomstig uit Maharashtra, zei: "Ik denk dat ze op de nusha uit is."
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.És a férfi, aki ott dolgozik velük, és Maharashtrából való, azt mondta, "Szerintem csak a nushára pályázik."
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.Facet ze stanu Maharasztra, który z nim pracuje powiedział: "Chyba jest na nusha".
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.Il ricercatore che lavora laggiù con loro, viene dal Maharashtra, ha detto "Credo che cerchi il nusha."
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.그리고 거기에서 그들과 같이 일하는 분은, 마하라슈트라에서 왔는데 그는 "나는 그가 nusha 다음에 있다고 생각해" 하겠지요.
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.Și tipul care lucrează acolo cu ei, care este din Maharashtra, a zis :"Cred că vrea senzații tari ".
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.Und der Typ, der mit ihnen arbeitet, er ist aus Maharashtra, sagte, "Ich glaube er sucht das nusha."
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.Và cái anh chàng làm việc với họ ở đó đến từ Maharashtra, anh ta nói: "Tôi nghĩ nó đang theo đuổi nusha."
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.Y el chico que está trabajando allí con ellos, es de Maharashtra, dijo "Creo que va detrás de la nusha."
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.А парень, который там работает с ними, он из Махараштры, так он сказал: "Мне кажется, ему хочется наши".
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.Човекът, който работи там с тях - той е от Махаращра, каза: "Мисля, че го прави заради нуша."
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.והבחור שעובד איתם שם, הוא מהראשטה, הוא אמר, "אני חושב שהוא רוצה את הנאשה."
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.والرجل الذي يعمل هناك معهم، وقال انه من ولاية ماهاراشترا، وقال "اعتقد انه من النوشا".
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.あいつは「'ナシャ'を求めてるんだ」とか言ってますよ (笑)
Çukur kazan içine kendi düşer, Duvarda gedik açanı yılan sokar.Aquele que abrir uma cova, nela cairá; e quem romper um muro, uma cobra o morderá.
Çukur kazan içine kendi düşer, Duvarda gedik açanı yılan sokar.Celui qui creuse une fosse y tombera, et celui qui renverse une muraille sera mordu par un serpent.
Çukur kazan içine kendi düşer, Duvarda gedik açanı yılan sokar.Chi scava una fossa ci casca dentro e chi disfà un muro è morso da una serpe
Çukur kazan içine kendi düşer, Duvarda gedik açanı yılan sokar.Cine sapă groapa altuia, cade el în ea, şi cine surpă un zid, va fi muşcat de un sarpe.
Çukur kazan içine kendi düşer, Duvarda gedik açanı yılan sokar.Den, som graver en Grav, falder selv deri; den, som nedbryder en Mur, ham bider en Slange;
Çukur kazan içine kendi düşer, Duvarda gedik açanı yılan sokar.Den som graver en grav, kan falle i den, og den som river et gjerde, kan bli bitt av en orm.
Çukur kazan içine kendi düşer, Duvarda gedik açanı yılan sokar.Den som gräver en grop, han faller själv däri, och den som bryter ned en mur, honom stinger ormen.
Çukur kazan içine kendi düşer, Duvarda gedik açanı yılan sokar.El que cava un hoyo caerá en él, y al que rompa el cerco le morderá una serpiente
Çukur kazan içine kendi düşer, Duvarda gedik açanı yılan sokar.Graaf een waterput en u valt erin! Sloop een oude muur en u wordt gebeten door een slang!
Çukur kazan içine kendi düşer, Duvarda gedik açanı yılan sokar.Ha megharap a kígyó, a míg meg nem varázsoltatott, azután semmi haszna nincsen a varázslónak.
Çukur kazan içine kendi düşer, Duvarda gedik açanı yılan sokar.Joka kuopan kaivaa, se siihen putoaa; joka muuria purkaa, sitä puree käärme.
Çukur kazan içine kendi düşer, Duvarda gedik açanı yılan sokar.Kdo kopá jámu, upadá do ní; a kdo boří plot, ušťkne jej had.
Çukur kazan içine kendi düşer, Duvarda gedik açanı yılan sokar.Kdor koplje jamo, lahko pade vanjo, in kdor predira ograjo, ga piči gad.
Çukur kazan içine kendi düşer, Duvarda gedik açanı yılan sokar.Kẻ nào đào hầm sẽ sa xuống đó , còn kẻ phá vách tường phải bị rắn cắn .
Çukur kazan içine kendi düşer, Duvarda gedik açanı yılan sokar.Kẻ nào đào hầm sẽ sa xuống đó, còn kẻ phá vách tường phải bị rắn cắn.
Çukur kazan içine kendi düşer, Duvarda gedik açanı yılan sokar.함정을 파는 자는 거기 빠질 것이요 담을 허는 자는 뱀에게 물리리라
Çukur kazan içine kendi düşer, Duvarda gedik açanı yılan sokar.kto kopie dół, sam weó wpada; a kto rozrzuca płot, wąż go ukąsi.
Çukur kazan içine kendi düşer, Duvarda gedik açanı yılan sokar.Siapa menggali lubang, akan jatuh ke dalamnya; siapa mendobrak tembok akan digigit ular berbisa
Çukur kazan içine kendi düşer, Duvarda gedik açanı yılan sokar.Ten, kto kope jamu, padne do nej, a toho, kto borí plot, poštípe had.
Çukur kazan içine kendi düşer, Duvarda gedik açanı yılan sokar.Οστις σκαπτει λακκον, θελει πεσει εις αυτον και οστις χαλα φραγμον, οφις θελει δαγκασει αυτον.
Çukur kazan içine kendi düşer, Duvarda gedik açanı yılan sokar.Който копае яма, ще падне в нея; и който разбива ограда, него змия ще ухапе.
Çukur kazan içine kendi düşer, Duvarda gedik açanı yılan sokar.Кто копает яму, тот упадет в нее, и кто разрушает ограду, того ужалит змей.
Çukur kazan içine kendi düşer, Duvarda gedik açanı yılan sokar.חפר גומץ בו יפול ופרץ גדר ישכנו נחש׃
Çukur kazan içine kendi düşer, Duvarda gedik açanı yılan sokar.من يحفر هوة يقع فيها ومن ينقض جدارا تلدغه حية.
Çukur kazan içine kendi düşer, Duvarda gedik açanı yılan sokar.挖 陷 坑 的 、 自 己 必 掉 在 其 中 . 拆 牆 垣 的 、 必 為 蛇 所 咬
Çukur kazan içine kendi düşer, Duvarda gedik açanı yılan sokar.挖 陷坑 的 、 自己 必 掉 在 其中 . 拆牆垣 的 、 必為 蛇 所 咬
Çünkü süper yılansı parmaklar bile yapabilirim.Můžu si dokonce udělat i super-hadí prsty.
Çünkü süper yılansı parmaklar bile yapabilirim.Tôi thậm chí có thể làm ngón siêu snakey.
Çünkü süper yılansı parmaklar bile yapabilirim.Мога даже да направя супер змийски пръсти [змияx5 ] [змияx20]
Daha da iyisi, bir noktaya birden fazla parça bağlayabilirsiniz, çift başlı yılan yapabilirsiniz.A co více, můžete připojit více než jednu část do jednoho bodu, takže může vzniknout dvouhlavý had.
Daha da iyisi, bir noktaya birden fazla parça bağlayabilirsiniz, çift başlı yılan yapabilirsiniz.Thậm chí tốt hơn bạn có thể đính kèm nhiều hơn một phân đoạn tại một điểm, tôi có thể có một con rắn hai đầu.
Daha da iyisi, bir noktaya birden fazla parça bağlayabilirsiniz, çift başlı yılan yapabilirsiniz.Още по-добре дори - можеш да закачиш повече от една част в една точка, така мога да получа двуглава змия.
Deneklere, yılanın onları göremeyeceği şekilde yılanın olduğu odayı gösterip rahatlamalarını sağlıyordu.Han lät folk titta genom en envägsspegel in i rummet där ormen fanns och lät dem vänja sig vid det.
Deneklere, yılanın onları göremeyeceği şekilde yılanın olduğu odayı gösterip rahatlamalarını sağlıyordu.투시거울로 데려가는 거에요. 뱀이 있는 방이 훤히 들여다 보이는 투시거울이요. 그러면 사람들은 보통 그걸 별로 두려워 하지 않아요.
Deneklere, yılanın onları göremeyeceği şekilde yılanın olduğu odayı gösterip rahatlamalarını sağlıyordu.Ông đưa họ đến chiếc gương hai chiều này nhìn vào căn phòng nơi có con rắn
Deneklere, yılanın onları göremeyeceği şekilde yılanın olduğu odayı gösterip rahatlamalarını sağlıyordu.Przez lustro weneckie pokazywał ludziom pokój z wężem, dawał im czas się przyzwyczaić.
Deneklere, yılanın onları göremeyeceği şekilde yılanın olduğu odayı gösterip rahatlamalarını sağlıyordu.Той завежда хората до това двупосочно огледало, в което се вижда стаята, в която има змия и те се успокояват.
Deneklere, yılanın onları göremeyeceği şekilde yılanın olduğu odayı gösterip rahatlamalarını sağlıyordu.אז הוא היה לוקח אנשים למראה הדו צדדית שלו להביט לתוך החדר בו הנחש נמצא, והוא היה גורם להם להרגיש נוח עם זה.
Deneklere, yılanın onları göremeyeceği şekilde yılanın olduğu odayı gösterip rahatlamalarını sağlıyordu.فيأخذ الأشخاص إلى تلك المرآة المزدوجة الإتجاه لينظروا إلى الغرفة التي بها الأفعى ويساعدهم على الإرتياح لذلك
Deneklere, yılanın onları göremeyeceği şekilde yılanın olduğu odayı gösterip rahatlamalarını sağlıyordu.ヘビのいる部屋を覗いて それに慣れさせます それからいくつもの段階を経て
Deneklere, yılanın onları göremeyeceği şekilde yılanın olduğu odayı gösterip rahatlamalarını sağlıyordu.帶啲受訪者 去到呢塊雙向玻璃鏡 望入去有條蛇嗰間房 等佢地感到自在啲
Eğer küçük bir kız ya da bir yılan ister? 'Ali ste deklica ali kača? "
Eğer küçük bir kız ya da bir yılan ister? 'Ať už jste malá holka, nebo hada? "
Eğer küçük bir kız ya da bir yılan ister? 'Či už ste malé dievča, alebo hada? "
Eğer küçük bir kız ya da bir yılan ister? '당신이 어린 소녀 또는 독사이든? '
Eğer küçük bir kız ya da bir yılan ister? 'legyen szó akár egy kislány vagy egy kígyó?