Ana içeriğe geç
Sözlük

yılan ile cümle

yılan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Beyaz Ejder, Beyaz Yılan demektir.De oorspronkelijke naam is Die weiße Schlange.
Bu yüzden Slytherin binasının simgesi bir yılandır.Vanwege die reden is het symbool van Zwadderich een slang.
Bu tür en seksüel dimorfik yılanlar arasındadır.Bij deze slangensoort is sprake van seksueel dimorfisme.
Bu sıçramış figürün altında ise iri boynuzlu bir yılan vardır.Onder deze lopende figuur zit een gehoornde slang.
Hindistan'da her yıl yaklaşık 15.000 kişi yılan ısırığı sonucu ölmektedir.Jaarlijks zouden er in India zo'n 15.000 doden vallen bij het oversteken van het spoor.
Yılanlara karşı bir düşmanlığı vardı ve yaşadığı yer fazlasıyla sulaktı.Het vormde samen met Kozen een heerlijkheid, waarvan de zetel zich te Wijer bevond.
Her yıl on binlerce insan yılan ısırıkları sebebiyle ölmektedir.Wereldwijd overlijden per jaar tienduizenden mensen aan slangenbeten.
Oyuncu yılanın hareketini durduramaz.De taak van de speler is de invasie te stoppen.
Uyarılmış ısırık da canlı yılanınki kadar ciddi olabilir.Dit diertje staat bekend als een echte slangendoder.
Diğer bir sembolleri ise yılandır.Een andere groep betreft de slangen.
Zehirli yılanların varlığını sezme yeteneği vardır.Ook zijn er giftige slangensoorten.
Deniz Yılanı, Jules Verne'in bir eseri.Seconde patrie: een boek door Jules Verne.
Gölde ördekler, yılanlar, turnalar ve sazanlar bulunur.Vlakbij leven slangen, kikkers en salamanders.
Çıngıraklı yılanlar tanımlanmış 18 cinsi ve 150 türü bulunur.De familie telt 25 beschreven geslachten en 180 soorten.
Her yılanı zehirli kabul ederek onlardan sakınmak gerekir.Als het even kan, vermijden ze giftige slangen.
Bunun üzerine yılanı getirtirir (önceden tiryakı içmiştir) ve sol elinin orta parmağını ısırttırır.De haan drukt dan zijn cloaca iets naar buiten en spuit de zaadcellen in de hen.
Genç yılanlar, erken Eylül'de yumurtadan çıkar.De slang is eierleggend, de eitjes worden afgezet van april tot september.
Güneyinde Yılanlı dağları vardır.In het zuiden liggen bosrijke heuvelgebieden.
Seyahatlerinde çok başlı yılan ile mücadele ederler.Onderweg worden ze aangevallen door een reusachtige slang.
Her ocağın (tekkenin) öldürmesi günah olan bir yılanı vardır.Elke stoot kan dan ook verkeerd gaan met een slechte houding van de (onder)arm.
Kör yılan (Typhlops vermicularis).Tuinduizendpoot (Geophilus longicornis).
Yılan diri mi yoksa ölü mü?Is die slang dood of levend?
Hangi yılan en uzun zehirli dişe sahiptir?Welke slang heeft de langste giftanden?
Biz bu akşam kızarmış yılan balığı yiyoruz.We eten vanavond gebakken aal.
Deniz Yılanı, Jules Verne'in bir eseri.Jedna z ilustracji powieści Wąż morski Juliusza Verne’a.
Bu yılan türü zehirli değildir.Wąż ten nie jest jadowity.
Uçan bir yılana benzer.Przypomina wielkiego latającego węża.
O sırada yılan gözden kaybolur.W porze suchej w ogóle nie widuje się tego węża.
Yılanların Öcü Show TV'deKto ogląda telewizyjne seriale?
Bu sıçramış figürün altında ise iri boynuzlu bir yılan vardır.Pod skaczącą sylwetką znajduje się rogaty wąż.
Sivri köpek dişleri ve saçları yerine de zehirli yılanları vardır.Żółwie zamiast zębów mają listwy rogowe na szczęce i żuchwie.
Beyaz Ejder, Beyaz Yılan demektir.Jej wysłannikiem jest biały wąż.
Yılanlar kaburgalarını sürünmek için kullanırlar.Węże wykorzystują węch do tropienia swoich ofiar.
Anhingidae: Yılanboyunlular.Podrząd: Węże Serpentes.
Devasa bir yılan olduğu söylenir.Przypominał wielkiego węża.
Yılanın saldırganlığı.Ukąszenie żmii.
Dünyanın en büyük ve en uzun yılanıdır.Jeden z największych węży na świecie, ale nie najdłuższy.
Alethinophidia kör yılanlar ve ipliksi yılanlar dışındaki bütün yılanları kapsayan infra takımdır.Alethinophidia – infrarząd węży zawierający wszystkie węże niezaliczane do infrarzędu Scolecophidia.
Burada bu kez yılan kendi kaderini anlatmaya koyulur.Wyjaśniono mu tym razem poprzednie przepowiednie.
Avustralyalılar yılan ısırığında yaranın temizlenmemesini tavsiye ederler.Podczas wojny władze austriackie zakazały kolędowania z szopkami.
Ouroboros, kendi kuyruğunu ısıran bir yılan ya da ejderha şeklinde resmedilen sembol."Ouroboros" to antyczny symbol przedstawiający węża lub smoka połykającego własny ogon, tworzącego okrąg.
Bunun üzerine Musa, asasını yere atar asa yılana dönüşür.Bóg ukazuje się Mojżeszowi pod Horebem (Synajem) w krzewie gorejącym.
Yunanistan yakınların geceledikleri bir ağacın altında, Elisabeth'i yılan sokar.Ostatniego dnia podróży, na plaży nieopodal Koryntu, Elisabeth zostaje ukąszona przez węża.
Yılanlar Antarktika ve çoğu ada dışında dünyanın her yerinde bulunur.Występuje na wszystkich kontynentach świata z wyjątkiem Antarktydy oraz na wielu wyspach.
Eski medeniyetler yılanlara saygı gösterir onlara tapar ve onlardan korkarlardı.Tradycyjnie ludzie postrzegali wilki negatywnie, bali się ich.
Hindistan'da her yıl yaklaşık 15.000 kişi yılan ısırığı sonucu ölmektedir.Około 7 mln ludzi co roku w Indiach jest poddawanych kuracji po ugryzieniach wściekłych zwierząt.
Osluk büyük yılan anlamına gelmektedir.Orochi oznacza "Wielki Wąż".
Oberyn Martel, nam-ı diğer Kızıl Yılan, prens Doran Martell'in kardeşidir.Oberyn Martell, Czerwona Żmija – brat Dorana, książę, znakomity szermierz.
Bir gün gökkuşağı yılanı uyandı ve dünyanın yüzeyinde süründü.Wtedy Tęczowy Wąż upadł do wody i tam już pozostał.
Zeus, kızı Kore’ye aşık olur ve yılan kılığında ona sahip olur.Zeus spłodził go z Korą, przyjąwszy postać węża.
Yılancık Ocağı adı verilen bir taş türü bulunmaktadır.Ostaniec ten ma nazwę Kamień Żółw.
Bu yılan çok iyi bir yüzücüdür.Ptak ten jest doskonałym pływakiem.
Bronz yılan (restorasyondan önce) .Јагодина), wcześniej Jagodna (serb.
Türkiye'nin yılanlarının 10'u farklı derecede zehirli, diğerleri ise zehirsizdir.Trzy turbiny z dziesięciu zostały doszczętnie zniszczone, a trzy inne uszkodzone.
Genellikle yaratığın bir başı aslan, bir başı keçi, gövdesi aslan ve kuyruğu yılan olarak tasvir edilir.Przyjmuje się najczęściej, że miała głowę lwa, ciało kozy i ogon węża.
Ayrıca deniz yılanlarında var olduğu da bulunmuştur.Spotykane również w wodach słonawych.
Kraliçe Kobra: Yılanlara hükmedebilen bir karakterdir.Copperhead – osobnik upodabniający się do węża.
Yılanların tanrıçası olarak da bilinir.Ofiara dla bogini węży.
Brown (1973) yılanın Vietnam, Laos ve Sumatra adasında da bulunabileceğinden söz eder.Brown (1973) nämner att den också kan finnas i Vietnam, Laos och på den Indonesiska ön Sumatra.
Yılan zehri birçok farklı enzim ve protein içerir.Ormgift är en kombination av många olika proteiner och enzymer.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod