yılanın ile cümle
yılanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bir çıngıraklı yılanın ısırığı zehirle doludur.A rattlesnake's bite is filled with poison.
Tom bir yılanın patikadan kayışını gördü.Tom saw a snake slither across the path.
Bu yılanın zehiri çok güçlü.This snake's venom is very potent.
Yılanın derisini yüzelim.Let's skin the snake.
Tom ne tür bir yılanın onu ısırdığını bilmiyordu.Tom didn't know what kind of snake had bitten him.
Bugün gördüğüm bir yılanın ne kadar büyük olduğunu hayal bile edemezsiniz!You can't even imagine how big of a snake I saw today!
Sami yılanın dikkatini dağıtmaya çalıştı.Sami tried to distract the snake.
Uyarılmış ısırık da canlı yılanınki kadar ciddi olabilir.The induced bite can be just as severe as that of a live snake.
Bir yılanın kopmuş kafası ani hareket edip refleks ile ısırması ihtimal dahilindedir.A snake's detached head can immediately act by reflex and potentially bite.
Yılanın saldırganlığı.La muerte de la serpiente.
Evde görülen yılanın bereket getireceğine inanılır.Inside is a demonic figure welcoming them into the house.
Gerçekten çılgın birşey yapmak istiyorsanız, bir yılanın üzerindeki 1000 pul.And if you want to go really crazy, 1,000 scales on a rattlesnake.
Yılan oynamış herkes yılanın kendi içine kıvrılamayacağını bilir.Since anyone who's played snake knows that a snake isn't allowed to run into itself.
Üzgünüm, kaba davrandım. Hayır, tamamen benim hatam. Yılanın başını küçükken ezeceksin.Let's go.
Yılanın üstü koyu kahverengi lekeli gridir.Dorsally, it is gray with four alternating series of dark brown spots.
Yılanın altı kırmızımsı, sarımsı, mermer veya gri beneklidir.Ventrally, it is reddish or yellowish, marbled or spotted with gray.
Bu yılanın kalıntıları, bir kayın sansarının (Martes foina nehringi) dışkısında bulundu.Remains of this snake were found in the feces of a beech marten (Martes foina nehringi).
Yılanın üzerinde koyu kahverengi veya siyah zikzak desenleri vardır.The belly has a pattern of numerous grey or black dots.
Ancak bir gün kartal, yılanın çocuklarını yer.But one day, the eagle eats the serpent's children.
Çünkü onda bir yılanın inceliği ve tıslaması var, iyilikle bastırıyor.For he has the subtlety and hissing of a serpent, which in goodness he suppresses.
Churah Vadisi kukri yılanının habitatın bir görünümHabitat at the type locality of the Churah Valley kukri snake
Son olarak yılanın bulunduğu yere gider ancak yılan da ölmüştür.Wenn ein Gebissener überlebt, wird die Schlange sterben und wenn er stirbt, überlebt die Schlange.
Mümkünse yılanın tanımlanması yapılır.Wenn möglich, wird das Datum der Eroberung angegeben.
Yılanın Türkçe adı "kahverengi yılan" ve İngilizce adı "brown snake" kısmi doğruluk arzeder.Der deutsche Name „Braunschlangen“ ist ebenso wie der englische Name "Brown Snakes" nur bedingt zutreffend.
Bir yılanın tehlikeli olduğunu gösterecek dört önemli faktör vardır.Einige der Inseln weisen einen hohen Bestand an Schlangen auf.
Bu yılanın zehirinin bir panzehiri yok.Il n'y a pas d'antidote au poison de ce serpent.
Bu durumda yılanın dişleri kurbanın etine girmeden zehir boşalır.Après ceci, le bourreau arrache les dents de sa victime.
Bu durum, yılanın bilgeliğine olan eski inancın izlerini taşır.La statue est flanquée des serpents de la Sagesse.
Bir yılanın olduğunu bilmiyordum.No sabía que tenías una serpiente.
Bu durum, yılanın bilgeliğine olan eski inancın izlerini taşır.Es simbolizado por la sabiduría de la serpiente.
Bir yılanın kopmuş kafası ani hareket edip refleks ile ısırması ihtimal dahilindedir.Incluso, la cabeza separada de una serpiente puede actuar por reflejo y, es capaz de morder.
Yılanın saldırganlığı.El Movimiento de la Serpiente.
Çoğu yılanın sadece sağ akciğeri gelişmiş, diğeri adeta kaybolmuştur.Además, en la mayoría de las serpientes, el pulmón izquierdo está muy reducido o ausente.
Mümkünse yılanın tanımlanması yapılır.Infatti viene identificato con il serpente.
Bir yılanın tehlikeli olduğunu gösterecek dört önemli faktör vardır.Si tratta di un serpente gigante i cui attacchi sono di elemento oscuro.
Yılanın saldırganlığı.Nella testa del serpente.
Oyuncu yılanın hareketini durduramaz.Игрок не может остановить движение змеи.
Uyarılmış ısırık da canlı yılanınki kadar ciddi olabilir.Индуцированный укус может быть таким же сильным, как у живой змеи.
Gövdesi yılanınkine benzer.Тело напоминает червя.
Ayrıca, simgesel yılanın da bir soyu olacaktır.Также плоскому змею обязательно нужен хвост.
Uyarılmış ısırık da canlı yılanınki kadar ciddi olabilir.واللدغة الناجمة يمكن أن تكون لدغة شديدة على هذا النحو من حياة الثعبان.
Jolie'nin favori yılanının adı: Harry Dean Stanton, favori kertenkelesinin adı ise Vladimir'di.وكان اسم ثعبانها المفضل هاري دين ستانتن، أما سحليتها المفضلة فكان اسمها فلادمير.
Brown (1973) yılanın Vietnam, Laos ve Sumatra adasında da bulunabileceğinden söz eder.Brown (1973) menciona que também pode ser encontrada no Vietname, Laos, e na ilha indonésia de Sumatra.
O sırada Ebu Hureyre yetişip kedisini yılanın üzerine saldı.No entanto, ele deixa cair acidentalmente o frasco e a cobra come seu gato.
Bir yılanın tehlikeli olduğunu gösterecek dört önemli faktör vardır.Há quatro espécies de serpentes, nenhuma perigosa para o homem.
Çocuk bir gözünde beyaz bir yılanın görüntüsüyle doğuyor.Ela tem o corpo de um pássaro com rosto de mulher.
Yılanın saldırganlığı.A Garganta da Serpente.
Oyuncu yılanın hareketini durduramaz.De taak van de speler is de invasie te stoppen.
Uyarılmış ısırık da canlı yılanınki kadar ciddi olabilir.Dit diertje staat bekend als een echte slangendoder.
Yılanın saldırganlığı.Ukąszenie żmii.
Brown (1973) yılanın Vietnam, Laos ve Sumatra adasında da bulunabileceğinden söz eder.Brown (1973) nämner att den också kan finnas i Vietnam, Laos och på den Indonesiska ön Sumatra.
Uyarılmış ısırık da canlı yılanınki kadar ciddi olabilir.Птах-секретар відвіку славиться як умілий винищувач змій.
Ayrıca, simgesel yılanın da bir soyu olacaktır.До того ж це сумирна змія.
Yılanın saldırganlığı.Отруйна змія.
Çoğu yılanın sadece sağ akciğeri gelişmiş, diğeri adeta kaybolmuştur.U cecílie kroužkované je ovšem vyvinuta pouze pravá plíce, druhá je nefunkční.
Çoğu yılanın sadece sağ akciğeri gelişmiş, diğeri adeta kaybolmuştur.A rákok egyes fajainál a hím bal ollója nagyobbodott meg, míg másoknál a jobb.
Milo, Bay Baldwin'e bir yılanın onu yuttuğunu söyler.Ο Τζος του λέει πως την μπάλα την πήρε από αυτόν ένας νταής.
İnsan formuna erişen bir yılanın bir adama aşık oluşunu anlatır.Οι στίχοι αφορούν το πως θυμάσαι να αγαπάς κάποιον.
Çoğu yılanın sadece sağ akciğeri gelişmiş, diğeri adeta kaybolmuştur.De fleste ormepadder har en veludviklet højre lunge og en relik venstre lunge.
Ayrıca, simgesel yılanın da bir soyu olacaktır.Plutselig vil også Casper være klovn.