yılanı ile cümle

yılanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Men han skakade ormen ifrån sig i elden och led ingen skada.
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Mutta hän pudisti elukan tuleen, eikä hänelle tullut mitään vahinkoa.
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Nhưng Phao-lô rảy rắn vào lửa, chẳng thấy hề chi hết.
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Nhưng_Phao - lô rảy rắn vào lửa , chẳng thấy hề chi hết .
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Paul secoua l`animal dans le feu, et ne ressentit aucun mal.
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Paulus schudde echter het beest van zijn hand af, zodat het in het vuur viel. Hij had verder nergens last van.
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Pavel a scuturat năpîrca în foc, şi n'a simţit niciun rău.
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Tetapi Paulus mengebaskan ular itu ke dalam api dengan tidak merasa sakit sedikit pun
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Toda on otrese zver na ogenj, in nič hudega se mu ni zgodilo.
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Και αυτος μεν απετιναξε το θηριον εις το πυρ και δεν επαθεν ουδεν κακον
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Він же, струснувши гадюку в огонь, не дізнав ніякого лиха.
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Но он, стряхнув змею в огонь, не потерпел никакого вреда.
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.והוא נער את החיה מעל ידו אל תוך האש ולא הרעה לו מאומה׃
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.‎فنفض هو الوحش الى النار ولم يتضرر بشيء رديء‎.
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.保 羅 竟 把 那 毒 蛇 甩 在 火 裡 、 並 沒 有 受 傷
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.保羅竟 把 那 毒 蛇 甩 在 火裡 、 並沒 有 受傷
- Ne yılanı?- Quel serpent ?
- Ne yılanı?- Rắn nào?
- Ne yılanı?- Каква змия?
- Ne yılanı?- Какую змею?
Niye durdu? <i>Yılanım!</i>¿Por qué ha parado? <i>¡Mi serpiente!</i>
Niye durdu? <i>Yılanım!</i>Pourquoi s'est-elle arrêtée ? Mon serpent !
Niye durdu? <i>Yılanım!</i>Sao con bé ngưng rồi? Rắn của tôi!
Niye durdu? <i>Yılanım!</i>Защо спря да свири? <i>Змиичето ми!</i>
Niye durdu? <i>Yılanım!</i>Почему она остановилась? Моя змея!
Ona yılanıma yaptıklarını ödeteceğim!Je dois le faire payer pour le serpent !
Ona yılanıma yaptıklarını ödeteceğim!Phải bắt hắn trả tiền con rắn mới được!
Ona yılanıma yaptıklarını ödeteceğim!¡Tengo que hacer que me pague por la serpiente!
Ona yılanıma yaptıklarını ödeteceğim!Трябва да го накарам да си плати!
Ona yılanıma yaptıklarını ödeteceğim!Я должна заставить его заплатить за змею!
O pahalı yılanı getirdiğin zaman böyle bir şey olabileceğini biliyordum!Je savais qu'une chose dans le genre allait arriver lorsque tu as dépensé une fortune pour ce cobra.
O pahalı yılanı getirdiğin zaman böyle bir şey olabileceğini biliyordum!Ông biết sẽ xảy ra chuyện thế này khi cháu mua con rắn đắt tiền đó mà!
O pahalı yılanı getirdiğin zaman böyle bir şey olabileceğini biliyordum!¡Sabía que algo así pasaría cuando compraste esa maldita serpiente!
O pahalı yılanı getirdiğin zaman böyle bir şey olabileceğini biliyordum!Знаех си, че ще се случи това, когато ти купих скъпата змия!
O pahalı yılanı getirdiğin zaman böyle bir şey olabileceğini biliyordum!Когда ты покупала эту дорогую змею, я знал, что произойдёт что-то плохое.
Pile, Bernanke yılanı omuzumda. öldür onu.Pile, feindlicher Bernanke auf 9 Uhr! Greif seine KNIE AN! /// (Fokussier' seine KNIe! ////)
Pile, Bernanke yılanı omuzumda. öldür onu.Pile, straszydło Bernankego na mojej dziewiątej. Powal go na kolana.
Pile, Bernanke yılanı omuzumda. öldür onu.Pile ο Bernanke με έσπρωξε! Ρίξε του στο γόνατο!
Pile, Bernanke yılanı omuzumda. öldür onu.Tag Bernanke, tag ham ved hans knæ!
Pile, Bernanke yılanı omuzumda. öldür onu.Пайл, Бернанке на девет часа. Свали го.
Ve birkaç adım sonra onları yılanın olduğu odanın kapısı açık olacak şekilde kapının önüne götürüyordu.A pak, po sérii kroků, je přesunul a oni stáli ve dveřích s otevřenými dveřmi a koukali se přímo dovnitř.
Ve birkaç adım sonra onları yılanın olduğu odanın kapısı açık olacak şekilde kapının önüne götürüyordu.Depois, passo a passo, iam avançando e chegavam à entrada com a porta aberta e olhavam lá para dentro.
Ve birkaç adım sonra onları yılanın olduğu odanın kapısı açık olacak şekilde kapının önüne götürüyordu.그리고는 몇가지의 단계를 거쳐 결국엔 사람들의 마음을 움직여 뱀이 있는 방의 문이 열린 문간까지 다가설 수 있게 합니다. 그리고는 방을 들여다 보는게 하는거죠.
Ve birkaç adım sonra onları yılanın olduğu odanın kapısı açık olacak şekilde kapının önüne götürüyordu.Następnie stawiał ich na wejściu, by mogli widzieć wnętrze pokoju.
Ve birkaç adım sonra onları yılanın olduğu odanın kapısı açık olacak şekilde kapının önüne götürüyordu.Och efter ett antal moment såg han till att de stod i dörröppningen och tittade in i rummet.
Ve birkaç adım sonra onları yılanın olduğu odanın kapısı açık olacak şekilde kapının önüne götürüyordu.Și apoi printr-o serie de pași îi apropie și îi aduce în ușă cu ușa deschisă și se uită înăuntru.
Ve birkaç adım sonra onları yılanın olduğu odanın kapısı açık olacak şekilde kapının önüne götürüyordu.І потім через певну кількість кроків вони вже стояли перед відкритими дверима і зазирали всередину.
Ve birkaç adım sonra onları yılanın olduğu odanın kapısı açık olacak şekilde kapının önüne götürüyordu.След това, чрез серия от стъпки, той ги завежда и те застават на вратата, която е отворена, и гледат в стаята.
Ve birkaç adım sonra onları yılanın olduğu odanın kapısı açık olacak şekilde kapının önüne götürüyordu.ואז דרך שורה של שלבים, הוא היה מזיז אותם לעמוד בדלת עם הדלת פתוחה והם היו מביטים פנימה.
Ve birkaç adım sonra onları yılanın olduğu odanın kapısı açık olacak şekilde kapının önüne götürüyordu.ومن ثمّ عبر سلسلة من المراحل ينقلهم فيقفون على عتبة الباب المفتوح وينظرون إلى الداخل
Ve birkaç adım sonra onları yılanın olduğu odanın kapısı açık olacak şekilde kapının önüne götürüyordu.然後經過一連串嘅步驟 佢叫佢地行開 佢地就企係門口 度門打開咗 佢地望入去房入面
Ve birkaç adım sonra onları yılanın olduğu odanın kapısı açık olacak şekilde kapının önüne götürüyordu.開いたドアの前に立って 中を見させます それにも慣れたら
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.A měli ho na svém klíně.
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.A sú schopní hada držať v náručí.
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.Dan mereka memeluknya di pangkuan mereka.
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.E lo tenevano in braccio,
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.E pegavam-lhe ao colo.
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.És az ölükbe veszik a kígyót.
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.Et ils le tenaient sur leurs genoux.
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.그리고는 무릎위에 올려놓기도 한답니다.

İlgili Sayfalar