yıla ile cümle
yıla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ama Labirentte başka şeyler de var: yılankavi koridarlarında büyük bir tehlike saklı bekliyor.However, there is something else in the castle: something even the ghosts are frightened of.
Kayıp olan kuyruk aslında, bir yılan şeklindedir.He discovers it is actually Hecate in a snake form.
Kral kobra gibi yılanlardan kaçmak zorundadır.He is held to be king of the snakes.
"Bunlardan bir şey yapacağım, belki gelecek yıla ...""I'm going to make something out of it, and maybe next year ... "
Şu yılana bak !Look at that snake!
Ancak son 30 yıla baktığımızdaBut over the last 30 years,
Orta okyanus şeridi koca bir sıradağdır, 64 bin km uzunluğundadır, küreyi yılan gibi sarar.The mid-ocean ridge is a huge mountain range, 40,000 miles long, snaking around the entire globe.
Yaklaşık son yüz yıla kadar, kimse bunu beyin ile yapamıyordu.And up until a little more than a century ago, nobody was able to do that with the brain.
"Hiç kimse yokmuş gibi geliyor bungalov ama bana ve yılan. ""It sounds as if there were no one in the bungalow but me and the snake."
Bungalov hiç kimse olmadığı doğruydu fakat kendisi ve küçük yılan hışırtı. >It was true that there was no one in the bungalow but herself and the little rustling snake. >
Başka kim yerlileri cazibesi yılan gibi sevimli tavşan ve sülün olabilirdi Hindistan'da?Who else could have been charming rabbits and pheasants as the natives charm snakes in India?
Doktora dereceli bir insan yetiştirmek için ise 20 yıla ihtiyaç olduğu gerçeği.Our educational systems are inherited from the 19th century.
A seçeneği, son 10 yıla kadar icat edilmiş her şeyi tutabiliyorsunuz.Option A is you get to keep everything invented up till 10 years ago.
Tembel hayvan, zürafa, fil, yılan.Sloth, giraffe, elephant, snake.
Yani bir adam, Yılanlı-Ahırlara söylüyorlar.So say the Serpentine-mews, to a man.
Yılanlı-Ahırlara eve bir düzine kez onu tahrik ve hakkındaki her şeyi biliyordu.They had driven him home a dozen times from Serpentine-mews, and knew all about him.
Dünyanın en varlıklı ülkelerinde bile yaşam süreleri arasındaki fark 20 yıla kadar çıkabiliyor.Even in the best-resourced countries in the world, this life expectancy gap is as much as 20 years.
Bir MP3 çaların fiyatı geçen yıldan bu yıla yüzde 20 azaldı. -You always know when you got the right answer. Problem 6.
Belli bir yıla inebilirsiniz.You can drill into a particular year.
Ve neden bilmiyorum ama, yılanlardan bahsettik.And we talked about snakes. I don't know why we talked about snakes.
Yılanlardan ve bir fobi olarak yılan korkusundan bahsettik.We talked about snakes and fear of snakes as a phobia.
"Asla olmaz, içeride yılan varsa kesinlikle oraya gitmem" dediklerini söyledi."Hell no, I'm not going in there, certainly if there's a snake in there."
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.And they were holding it in their laps.
Bu beyaz çizgi, yıldan yıla enflasyon değişimi, bunu beyazla yapayım.Let me see, zero inflation is right over here.
Bu yıldan yıla enflasyon artışı.That's zero inflation.
Bir keresinde bir köleyi tabak düşürdü diye balık havuzundaki yılan balıklarına yem edecekti.He once tried to feed a slave to the eels in his fish pond for simply dropping a dish.
Bu türler arasında kaya midyeleri ve garip yılanbalıkları da vardırAmong them, residents like these barnacle blennies and strange garden eels
Çocukluğumda New York'ta yılanlardan çok etkilenmiştim.When I was a kid, growing up in New York,
Yılanlar çocukları büyülüyor.They are fascinated with snakes.
Yılanlar çocukların ilgisini çekiyor.They are interested.
Bu fotoğraf, size bazı yılanların boyları hakkında fikir verebilir.This gives you an idea of the size of some of these snakes.
Bu yılan, 3.5 m'lik ortalama boyuyla bir Kral kobra.This is an average size king cobra, about 12 feet long.
Bu nedenle bu yılanı da öldürmediler.And they didn't kill it.
Kral kobralar yalnızca yılanlarla beslenirler.And king cobras feed only on snakes.
3.5 m boyundaki bir erkek yılan, başka bir erkek Kral kobrayla karşılaştı.This male snake, 12 feet long, met another male king cobra.
Biliyorsun, birçok insan yılandan korkar.You know, most people are terrified of snakes.
Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.I don't say that snakes are huggable exactly.
Genellikle keme yılanı gibi büyük yılanları tüketirler; hatta kobraları bile yerler.Usually they eat larger snakes like rat snakes, or even cobras.
Kahrolası yılan!This damned snake!
Niye durdu? <i>Yılanım!</i>Why did she stop? My snake!
- Yılanımı bana geri ver!- Give me back my snake!
- Ne yılanı?- What snake?
O pahalı yılanı getirdiğin zaman böyle bir şey olabileceğini biliyordum!I knew something like this would happen when you bought that expensive snake!
Bana eğer yılan dans ederse tonlarca para kazanabileceğimizi söylemiştin!You told me we would make tons of money if the snake danced!
Yılanım için bana ödemesini sağlayacağım!I will make him pay me back for the snake!
Ona yılanıma yaptıklarını ödeteceğim!I have to make him pay for the snake!
Yılan için olduğunu söyledi.He said it was for the snake.
Sen,onun yerine... bunu ye. ızgara yılan balığı mı?Instead, you... eat this. Grilled eel?
Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.Maybe a timber rattlesnake lived there.
Kutuda bir yılan resmine benziyor.Like this is a painting of a snake in a box.
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.So you open the box and you think, "Whoa, there's a snake in there."
Artik biliyorsun Jan Di masum gözüküyor olsada icinde bir yilan gizliSo now you know that even though JanDi looks innocent, her actions are those of a lovely snake.
Gerçekten çılgın birşey yapmak istiyorsanız, bir yılanın üzerindeki 1000 pul.And if you want to go really crazy, 1,000 scales on a rattlesnake.
Savaşlardan dolayı bir sonraki yıla kadar da İngiltere ile başka bir antlaşma yapılmadı.They don't have a treaty with Great Britain until the next year, really just out of attrition.
Ve kolları boyunca dans eden ışık bantları üreten yılanyıldızları vardır.And there are brittle stars that produce bands of light that dance along their arms.
Otostop çeken bir yılanyıldızı da var.It's got a brittle star hitching a ride.
Ancak Burnunuzun ucunda bir yılan dengeliYet you balanced an eel on the end of your nose--
'Yılan!' Güvercin çığlık attı.'Serpent!' screamed the Pigeon.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi.'I'm NOT a serpent!' said Alice indignantly.
Güvercin ona katılıyor, gitti, 'ancak bu yılan!Pigeon went on, without attending to her; 'but those serpents!
İlgili Sayfalar