yıla ile cümle

yıla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yüz yıla yüzyıl denir.100 years is called a century.
O, yılanı gördüğünde çığlık attı.She screamed when she saw the snake.
Kaygan yılan onun tam elinin dışına kaydı.The slippery snake slithered right out of his hand.
O büyük yılanı gördüğünde çok korktu.He was very scared when he saw that large snake.
Yıldan yıla üretim artmaya devam etti.Year after year, production continued to increase.
Yılan Havva'yı ayartmıştı.The serpent tempted Eve.
Dünyada 2,500'ü aşkın yılan türü bulunmaktadır.There are over 2,500 types of snakes in the world.
Hatta zehirli yılanlar sadece tehdit edildiklerini hissederlerse saldırırlar.Even poisonous snakes will only attack if they feel threatened.
Hangi yılan en uzun zehirli dişe sahiptir?Which snake has the longest fangs?
Dünyadaki en zehirli yılan hangisidir?Which is the most venomous snake in the world?
Avustralya'da bulunan bir yılan olan "içbölge taypanı" dünyanın en zehirli yılanıdır.The inland taipan, a snake found in Australia, is the most venomous snake in the world.
Dünyadaki en hızlı yılan hangisidir?Which snake is the fastest in the world?
Evin küçük yılanlarla istila edilmiş olduğunu öğrendim. Onlar her yerde.We found out that the house is infested with garter snakes. They're everywhere.
O evin jartiyer yılanları ile istila edildiği ortaya çıkıyor. Her yerdeler.It turns out that that house is infested with garter snakes. They're everywhere.
Biz evin jartiyer yılanları ile istila edildiğini keşfettik. Onlar her yerdeler!We discovered that that house is infested with garter snakes. They're all over the place!
Yılanlar sizi rahatsız eder mi?Do snakes bother you?
Tom bana yılanlardan korkmadığını söyledi.Tom told me that he wasn't scared of snakes.
Tom yılandan korkmaz, zehirlilerinden bile.Tom isn't afraid of snakes, even poisonous ones.
Tom yılanlardan korkuyor.Tom is afraid of snakes.
Tom yılanlardan korkar.Tom is afraid of snakes.
Tom Mary'nin yılanlardan korktuğunu düşünüyor.Tom thinks that Mary is afraid of snakes.
Tom on yıla yakın bir süredir Mary'yi tanıyor.Tom has known Mary for close to ten years.
O, yılanlar gibi, garip hayvanlardan hoşlanıyor.It likes strange animals, like snakes.
O yılanlar gibi garip hayvanları seviyor.He likes strange animals, like snakes.
O, yılanlar gibi, garip hayvanları seviyor.She likes strange animals, like snakes.
Bir yılan görürseniz, çok şaşırmam.I wouldn't be too surprised if you saw a snake.
Yılanlar soğukkanlı yaratıklardır.Snakes are cold-blooded creatures.
Tom hapishanede yirmi yıla mahkûm edildi.Tom was sentenced to 20 years in prison.
Tom bir yılanın patikadan kayışını gördü.Tom saw a snake slither across the path.
Yılar önce, Tom'un çocukları küçükken, o çok resim çekerdi.Years ago, when Tom's children were young, he used to take a lot of pictures.
Yılan yaşıyor mu?Is the snake alive?
Mezarlıkta, kendi kuyruğunu ısıran bir yılan heykeli var.In the cemetery, there is a statue of a snake biting its own tail.
Sen de Amazon'da yılanlarla birlikte kamp kuruyorsun!You also camp in the Amazon with snakes!
Amazon'da yılanlar var.There are snakes in the Amazon.
O, yılanlardan çok korkar.She's very afraid of snakes.
Ben yılanlardan çok korkarım.I'm very afraid of snakes.
Yılan kıvrıla kıvrıla gidiyor.The snake is wriggling.
Yılan bir yumurta yutuyor.The snake is swallowing an egg.
Yüz yıla bir asır denilir.One hundred years is called a century.
Yıla çok hasta başlıyorum.I am starting the year as sick as a dog.
Fare yiyen bir yılan gördüm.I saw a snake eating a mouse.
Bazı yılanlar tehlikelidir.Some snakes are dangerous.
Benim hoverkraft yılanbalıklarıyla dolu ve klavyeme yapışmış bir parça sakız var.My hovercraft is full of eels, and there's a bit of chewing gum stuck to my keyboard.
Yılanımı görmek istiyor musun?Do you want to see my snake?
Bir yılana sahip olduğunu bilmiyordum.I didn't know that you owned a snake.
Yılanı görünce korkudan donakaldı.He froze with fear when he saw the snake.
Ben sadece bir yılana dokundum.I just touched a snake.
Yılanlardan korktuğunu biliyorum.I know you're afraid of snakes.
Yılanlardan korkmam.I'm not afraid of snakes.
Bazı Afrikalı karıncayiyenler on yıla kadar yaşayabilir.Some aardvarks can live up to ten years.
Bazı yerdomuzları on yıla kadar yaşayabilir.Some aardvarks can live up to ten years.
Bazı karıncayiyenler on yıla kadar yaşayabilir.Some aardvarks can live up to ten years.
Oh, bak! Orada büyük bir yılan var!Oh, look! There's a big snake over there!
O, örneğin yılanlar gibi garip hayvanları seviyor.He likes strange animals such as snakes, for example.
Yılanları fark etmek zor olabilir.Snakes can be hard to spot.
O, yılanlardan hiç korkmuyor.He's not afraid of snakes at all.
Tom yılanlardan hiç korkmaz.Tom isn't afraid of snakes at all.
O bir yılan gördü.She saw a snake.
Yılanlardan korkmazsın, değil mi?You're not scared of snakes, are you?
Tom hapishanede otuz yıla göğüs geriyor.Tom is facing up to thirty years in prison.
İlgili Sayfalar