yıkamam ile cümle
yıkamam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
O, bana yüzümü yıkamamı söyledi.He told me to wash my face.
Bulaşıkları yıkamama yardım eder misin?Will you help me wash the dishes?
Bu bulaşıkları yıkamama yardımcı olabilir misin?Can you help me wash these dishes?
Bu bulaşıkları yıkamama yardım edebilir misin?Can you help me wash these dishes?
Baba bana arabayı yıkamamı söyledi.Father told me to wash the car.
Sanırım arabamı yıkamamın zamanıdır.I think it's time for me to wash my car.
Bu gömleği yıkamamın zamanıdır.I think it's time for me to wash this shirt.
Sabah saçımı yıkamam.I don't wash my hair in the morning.
Bugün kedimi yıkamam gerekiyor.Today I have to give my cat a bath.
Bu duvarı tek başıma yıkamam.I cannot bring this wall down by myself.
Önce ellerimi yıkamamı istiyorsun, değil mi?You want me to wash my hands first, don't you?
Bulaşıkları yıkamam gerekiyordu. Annem beni çiğ çiğ yiyecek.I was supposed to do the dishes. My mother will skin me alive.
Ellerimi yıkamam gerek.I need to wash my hands.
Giysilerimi yıkamam gerekiyor.I need to wash my clothes.
Arabanı yıkamam.I don't wash your car.
Tom, yüzümü yıkamamı söyledi.Tom told me to wash my face.
Tom bana ellerimi yıkamamı söyledi.Tom told me to wash my hands.
Annem söylemedikçe bulaşıkları asla yıkamam.I never wash the dishes unless my mother tells me to.
Bulaşıkları yıkamama yardım edebilir misin?Can you help me wash the dishes?
Saçımı her gün yıkamam.I don't wash my hair every day.
Bu bulaşıkları yıkamama kim yardım edecek?Who's going to help me wash these dishes?
Tom arabasını yıkamama yardım etmemi istedi.Tom said that he wanted me to help him wash his car.
Marulu yıkamam gerekiyor mu?Should I wash the lettuce?
Bana söylenmedikçe asla bulaşıkları yıkamam.I never wash the dishes unless I'm told to.
Arabamı yıkamam gerekiyor.I need to wash my car.
Onu yıkamamız lazım.We have to wash him.
Onu yıkamamız gerek.We have to wash him.
Onu yıkamamız gerekiyor.We have to wash him.
Tom arabamı yıkamama yardımcı oldu.Tom helped me wash my car.
Arabamı çok sık yıkamam.I don't wash my car very often.
Tom arabasını yıkamamı istedi.Tom asked me to wash his car.
Yıkamamı istediğin herhangi bir şeyin var mı?Do you have anything you want me to wash?
- Affedersiniz bayım, yıkamama izin verin.Hi, chief, let me wash it. -What?
Sen olmasan yüzümü bile yıkamam ben!If it wasn't for you, I wouldn't even wash my face.
Sabaha lazım olacak." O, ne zaman çamaşır yıkamam gerektiğini bana hatırlatan hesaplayıcı akıldır.It's that calculating intelligence that reminds me when I have to do my laundry.
Saçımı her gün yıkamam.Ich wasche mir nicht jeden Tag die Haare.
Saçınızı yıkamamızı ister misiniz?Laviamo la testa?
Ellerimi yıkamam gerek.Trebuie să mă spăl pe mâini.
- Affedersiniz bayım, yıkamama izin verin.He, chef, laat me hem wassen. - Wat?
- Affedersiniz bayım, yıkamama izin verin. -Ne?- Pane, vyleštím vám okno, až bude... - Co je, co chceš?
- Affedersiniz bayım, yıkamama izin verin. -Ne?- Pane, vyleštím vám okno, až bude... - Čo je, čo chceš?
- Affedersiniz bayım, yıkamama izin verin. -Ne?- Powiedziałeś "my", gdy rozmawialiśmy.
- Affedersiniz bayım, yıkamama izin verin.Salve, capo, lascia che te lo lavi.
- Affedersiniz bayım, yıkamama izin verin.Здрасти, шефе, дай да измия! - Какво бе?
Ne demek benim için neymişsin?? Sen olmasan yüzümü bile yıkamam ben!Τι εννοείς τι είσαι; Αν δεν ήσουν εσύ, δεν θα μπορούσα ακόμα και το πρόσωπο μου να πλύνω.
Ne demek benim için neymişsin?? Sen olmasan yüzümü bile yıkamam ben!למה את מתכוונת "מה את"? אם לא בשבילך, אפילו לא הייתי שוטף את הפנים שלי
Ne demek benim için neymişsin?? Sen olmasan yüzümü bile yıkamam ben!ماذا تعنين بماذا أنتِ؟ لو لم تكوني أنتِ, لما غسلت وجهي حتى
Ne demek benim için neymişsin?? Sen olmasan yüzümü bile yıkamam ben!本当だよ
O, ne zaman çamaşır yıkamam gerektiğini bana hatırlatan hesaplayıcı akıldır.Aber am wichtigsten ist es vielleicht, dass mir diese kleine Stimme sagt:
O, ne zaman çamaşır yıkamam gerektiğini bana hatırlatan hesaplayıcı akıldır.Det är den beräknande intelligensen som påminner mig när jag måste tvätta mina kläder.
O, ne zaman çamaşır yıkamam gerektiğini bana hatırlatan hesaplayıcı akıldır.Det er den beregnende intelligens, der husker mig på hvornår jeg skal ordne vasketøjet.
O, ne zaman çamaşır yıkamam gerektiğini bana hatırlatan hesaplayıcı akıldır.Dialah kecerdasan penuh perhitungan yang mengingatkan saya kapan harus mencuci baju.
O, ne zaman çamaşır yıkamam gerektiğini bana hatırlatan hesaplayıcı akıldır.É essa inteligência calculista que me lembra que tenho de lavar a roupa.
O, ne zaman çamaşır yıkamam gerektiğini bana hatırlatan hesaplayıcı akıldır.È quell'intelligenza calcolatrice che mi ricorda quando devo fare il bucato.
O, ne zaman çamaşır yıkamam gerektiğini bana hatırlatan hesaplayıcı akıldır.Es la inteligencia calculadora que me recuerda cuándo tengo que lavar la ropa.
O, ne zaman çamaşır yıkamam gerektiğini bana hatırlatan hesaplayıcı akıldır.Este acea inteligență calculată care-mi amintește când trebuie să-mi spăl rufele.
O, ne zaman çamaşır yıkamam gerektiğini bana hatırlatan hesaplayıcı akıldır.Ez az a számító intelligencia, ami emlékeztet, hogy mikor kell mosnom.
O, ne zaman çamaşır yıkamam gerektiğini bana hatırlatan hesaplayıcı akıldır.Het is die berekenende intelligentie die aangeeft wanneer ik mijn was moet doen.
O, ne zaman çamaşır yıkamam gerektiğini bana hatırlatan hesaplayıcı akıldır.Je suis." Et aussitôt que mon hémisphère gauche me dit "Je suis," je deviens distincte.
O, ne zaman çamaşır yıkamam gerektiğini bana hatırlatan hesaplayıcı akıldır.Je ta preračunljiva inteligenca, ki me opomni kdaj moram oprat cunje.