Hava güneşliyken çamaşır yıkamak zorundayım.I have to do laundry while it's still sunny.
Lütfen kes, yıka ve kurut.Cut, wash and dry, please.
Yemeklerden önce ellerini yıkar mısın?Do you wash your hands before meals?
Arabanı yıkattırsan iyi olur.You had better have your car washed.
Ellerini henüz yıkamadın, değil mi?You haven't washed your hands yet, have you?
Yapman gereken bütün şey bulaşıkları yıkamak.All you have to do is wash the dishes.
Köprü sel tarafından yıkandı.The bridge was washed away by the flood.
Yüzünüzü yıkayın.Wash your face.
Yüzünü yıka.Wash your face.
O, bana yüzümü yıkamamı söyledi.He told me to wash my face.
Okula gitmeden önce yüzünü yıka.Wash your face before you go to school.
Bizim sosyal engelleri yıkmak için çok çalışmamız gerekmektedir.We must work hard to break down social barriers.
Aşağı in ve yıkan.Go downstairs and have a wash.
O yağmur yağmaya başladığında çamaşırları yıkadı.She took in the washing when it started to rain.
Hey, Bob. Arabanı nerede yıkatıyorsun?Hey, Bob. Where do you have your car washed?
Ellerini henüz yıkadın mı?Have you washed your hands yet?
Herkes mutfakta yıkandı.Everybody washed in the kitchen.
Bütün çamaşırımı bir defada yıkayabilir miyim?May I wash all my laundry at once?
Mike bugün annesinin arabasını yıkamak zorunda değil.Mike doesn't have to wash his mother's car today.
Bob o zaman bulaşıkları yıkıyordu.Bob was washing the dishes at that time.
Paula, yarın arabayı yıkayacak.Paula is going to wash the car tomorrow.
Sen bulaşıkları yıka, Ben.You wash the dishes, Ben.
1989'da Berlin Duvarı yıkıldı.It was in 1989 that the Berlin Wall was taken down.
Elbise yıkandığında rengi soldu.The color ran when the dress was washed.
Tom ona vurup yere yıktı.Tom knocked him down.
Bulaşıkları az önce yıkadım.I've just washed the dishes.
Haber umutlarımızı yıktı.The news dashed our hopes.
Tayfun birçok evi yıktı.The typhoon destroyed many houses.
Bebek uyuyorken bulaşık yıkadım.I did the washing while the baby was sleeping.
Araba baban tarafından yıkandı mı?Was the car washed by your father?
Araba Ken tarafından ne zaman yıkandı?When was the car washed by Ken?
Eski bina yıkıldı.The old building was broken down.
Eski köprü yıkılma tehlikesi içinde.The old bridge is in danger of collapse.
Eski köprü yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya.The old bridge is in danger of collapse.
Köprü sadece bir gün sonra yıkıldı.The bridge was broken after just one day.
Bina deprem tarafından tamamen yıkıldı.The building was totally destroyed by the earthquake.
Bina tamamen yıkılmıştı.The building was completely destroyed.
Gömleği sabunlu suyla yıka ve lekeler çıkacaktır.Wash the shirt in soapy water and the stains will come out.
Bir süpermarkete yer açmak için eski evler yıkıldı.The old houses were torn down to make room for a supermarket.
Jane'in yıkanacak çok giysisi var.Jane has a lot of clothes to wash.
Yemekten önce ellerinizi yıkayın.Wash your hands before eating.
Bu elbiseler kirli ve yıkanmaya ihtiyacı var.These clothes are dirty and need washing.
Bu pamuk çoraplar, yıkanmaya iyi dayanır.These cotton socks bear washing well.
Bu pamuk gömlek kolay yıkanır.This cotton shirt washes well.
Bu tapınağı yıkın.Destroy this temple.
Bu araba yıkanmalı.This car needs washing.
Bu eski bina onarmaya değmez. Onu yıksak daha iyi olur.This old building isn't worth fixing up. It would be better to tear it down.
Bu nehirde yıkanmak tehlikelidir.It is dangerous to bathe in this river.
Bu mendil temiz yıkanmadı.This handkerchief didn't wash clean.
Bu naylon çoraplar kolay yıkanır.These nylon socks wash well.
Bu elbiseyi yıkamak mümkün mü?Is this dress wash-able?
Bu elbise yıkanılabilir mi?Is this dress wash-able?
Bu gömleği yıkamalısın.You need to wash this shirt.
Bu gömlek yıkanmak istiyor.This shirt wants washing.
Bu mürekkep lekesi yıkayarak çıkmaz.This ink stain will not wash out.
Geçen ay içinde hepsi iyi durumda olan üç ev yıkıldı.In the past month, three houses, all in good condition, have been torn down.
Çamaşır yıkama servisiniz var mı?Do you have laundry service?
Zavallı çocuk araba tarafından yere yıkıldı.The poor boy was knocked down by a car.
Babam yıkanıyor.Father is having a bath.
Bu sabahtan beri babam arabasını yıkıyor.My father has been washing his car since this morning.