Ana içeriğe geç
Sözlük

yığınları ile cümle

yığınları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Daha eski ve daha büyük para yığınlarının, bir sonraki bloğu imzalama olasılığı daha fazladır.Older and larger sets of coins have a greater probability of signing the next block.
Matematiksel olarak, bir gauge bazı temel yığınların bir (yerel) bölümünde sadece bir seçimdir.Mathematically, a gauge is just a choice of a (local) section of some principal bundle.
Windows 10, Windows Phone ve Windows Bluetooth yığınlarını bir araya getirdi.Windows 10 converged the Windows Phone and Windows Bluetooth stacks.
O zamanlarda bu TCP/IP yığınlarının çoğu, birkaç yetenekli programcı tarafından yazılmıştır.Some of the early TCP/IP stacks were written single-handedly by a few programmers.
Birim sayısı az olan yığınların çeşitli özellikleri ham verilere dayanılarak kolaylıkla bulunabilir.The number of workers who obtained their support from the mine is likely to be several hundred.
Onlar yağ bakımından zengin ve kesinlikle çok lezzetli nefis kas yığınlarıdır.They're delectable muscle, rich in fat -- absolutely taste delicious.
İkinci alternatif ise enjeksiyon yığınları kullanmak olabilir.The second alternative would be to use injection piles.
Yığınları ayırmanın yolu sosyal ağ sitelerinin birbiriyle uyumlu olmasını sağlamaktır.The way to break down the silos is to get inter-operability between social networking sites.
Bunları itersen -- yığınları, herkes görüyor -- iyice it ki güzelce karışsınlar, değil mi?If you push these heaps -- everyone see -- push them together so they are really interlaced, right?
Mercan kayalıklarının üstünde de kum yığınları var.And on top of the coral reefs are sand banks.
Yani bu gösterdiğim bölge, tilakoid yığınları, granadır.That's a stack of thylakoids.
Ama hepsini saklayamazlar; bozayılar ve kara ayılar bu yığınları bulmayı severler.But they don't get to keep all of them; grizzlies and black bears love finding middens.
Binalar servis yığınlarına dönüşüyor.Buildings are becoming bundles of services.
Hizkiya ile önderler gelip yığınları görünce, RABbe övgüler sunup halkı İsraili kutsadılar.When Hezekiah and the princes came and saw the heaps, they blessed Yahweh, and his people Israel.
Hizkiya kâhinlerle Levililere yığınları sorunca,Then Hezekiah questioned the priests and the Levites concerning the heaps.
O gün yer ve dağlar sarsılır ve dağlar, dağılan kum yığınları olur.On the Day when the earth and the mountains tremble, and the mountains become heaps of sand.
Gün gelir; yer, dağlar şiddetle sarsılır ve dağlar dağılan kum yığınları haline gelir.On the Day when the earth and the mountains tremble, and the mountains become heaps of sand.
Tüm yığınları daraltCollapse all stacks
Tüm yığınları genişletExpand all stacks
Gnome Robotlarının yazarı. Güvenli ışınlanmayı, değersiz yığınları ve hızlı robotları keşfetti.Author of Gnome Robots. Invented safe teleports, pushing junkheaps and fast robots.
Düzensiz özgür konvektif kümüliform bulutları yerelleştirilmiş yığınların içinde oluşur.Unstable free-convective cumuliform clouds are formed mostly into localized heaps.
Kanada yığınlarındaki buğday ticareti Kanada Buğday Kurulu tarafından izlenir.Trade of wheat from the Canada's prairies are monitored by the Canadian Wheat Board.
Daha eski ve daha büyük para yığınlarının, bir sonraki bloğu imzalama olasılığı daha fazladır.Older and larger sets of coins have a greater probability of signing the next block.
Konteynır şeklindeki bu sunucu yığınları için özel soğutma sistemleri ile fabrikalarında donatılmaktadır.Dafür werden spezielle Kühlcontainersteckdosen installiert.
Yüzeye çıkardıkları toprak yığınları ile tanınırlar.Ils la trouvent en grande quantité dans les plantes qu’ils ingurgitent.
Taş, kütük, odun yığınları altında da bulunabilirler.Può essere trovato sotto pietre, tronchi o sotto la corteccia degli alberi.
Dağlar daha ziyade ufak toprak ve taş yığınlarının meydana getirdiği sıra halinde tepeleri andırır.К самым краям равнины подступают низкие холмы, за которыми на небольшом расстоянии возвышаются крутые горы.
Düzensiz özgür konvektif kümüliform bulutları yerelleştirilmiş yığınların içinde oluşur.Плоды — множественные голые семянки.
Ruslar çekilirken tahıl yığınlarını ateşe vermişlerdi.السوفيات وخلال انسحابهم أحرقوا أكوام الحبوب.
Yığınları küçümsüyor.Iemand verachten.
Basit, saf halk yığınlarını kurtardın.Ten tweede werd de simpelheid en ongeleerdheid van het simpele volk uitgebuit.
Musée d'Orsay Saman yığınları, y.Ook het Musée d'Orsay bezit vele van zijn werken.
İlk önce Ot yığınları serisini yaptı.Hij fabriceerde aanvankelijk waaiers.
Musée d'Orsay Saman yığınları, y.Strona internetowa Musée d’Orsay.
Ruslar çekilirken tahıl yığınlarını ateşe vermişlerdi.Wycofujący się Rosjanie sami spalili Dorohobuż.
Önceleri meşhur Venedik Cumhuriyeti'nin beşiği, daha sonra göç yığınlarının toprağı şimdilerdeyse Veneto.Początkowo przydomek Fauna, potem samodzielne bóstwo.
Mağarada büyük altın yığınları istiflenmiştir.В печері багато обвальних нагромаджень.
Musée d'Orsay Saman yığınları, y.Internetové stránky Musée d’Orsay.
Bakunin' göre gerçek devrimci güçler, derinliklerdeki, uygarlaşmanın dışındaki halk yığınlarıdır.Lidové masy se podle Bakunina vyznačují socialistickými instinkty a nevyčerpatelností živelné revolučnosti.
Ruslar çekilirken tahıl yığınlarını ateşe vermişlerdi.Venäläiset polttivat Porvoon.
Yığınların farklı amaçlar için kullanılabildiğini daha önce de söylemiştik.Leveäosmankäämiä on aikaisemmin käytetty moneen eri tarkoitukseen.
Birim sayısı az olan yığınların çeşitli özellikleri ham verilere dayanılarak kolaylıkla bulunabilir.Yksilön jättämien jälkeläisten määrään vaikuttaa liikaa sattuma.
Musée d'Orsay Saman yığınları, y.Musée d'Orsay.
Ruslar çekilirken tahıl yığınlarını ateşe vermişlerdi.Chính những người Nga rút lui đã đốt cháy Dorohobuż.
Yığınların farklı amaçlar için kullanılabildiğini daha önce de söylemiştik.したがってそれ以前には個別のパーツは異なった目的に利用されていたと考えることができる。
Daha eski ve daha büyük para yığınlarının, bir sonraki bloğu imzalama olasılığı daha fazladır.より古く大きいコイン群は次のブロックを署名する確率が高まる。
İlk önce Ot yığınları serisini yaptı.彼はこれをまずネズミで試してみた。
Yığınları küçümsüyor.我鄙视他们。
Matematiksel olarak, bir gauge bazı temel yığınların bir (yerel) bölümünde sadece bir seçimdir.数学上,一个规范就是某个主叢的(局部)截面的一个选择。
Soldan anlamlı (big endian) insanlara alışıldık gelir, bu yüzden özellikle yığınları okuması daha kolaydır.人物的頭部被以更大的比例來描繪,所以人們可以更加容易了解人物的神情。
Birim sayısı az olan yığınların çeşitli özellikleri ham verilere dayanılarak kolaylıkla bulunabilir.」 無法以人體長期實驗多少量是否有不良影響。
Geniş halk yığınları büyük baskılar altındaydı.עם זאת, היה האגף הרומאי הימני נתון תחת לחץ רב.
Musée d'Orsay Saman yığınları, y.Insecula: Musée d'Orsay virtualni posjet.
Yığınların farklı amaçlar için kullanılabildiğini daha önce de söylemiştik.Megaliti so bili uporabljeni za različne namene.
Evdeki yataklar kontrplak yığınları üzerine konulmuştu.Žemaitijoje drobiniai buvo įrengiami virš svečių lovų.
Bundan sonra şehir toprak yığınları altında kendi haline terkedildi.Toona jäi see Pärnu kihelkonda Surju mõisa maadele.
Ama hepsini saklayamazlar; bozayılar ve kara ayılar bu yığınları bulmayı severler.Aber sie behalten nicht alle davon. Grau- und Schwarzbären lieben es, Misthaufen zu finden.
Ama hepsini saklayamazlar; bozayılar ve kara ayılar bu yığınları bulmayı severler.Ale nepovede se jim uchovat všechny. Medvědi rádi hledají zásobárny.
Ama hepsini saklayamazlar; bozayılar ve kara ayılar bu yığınları bulmayı severler.Ale všetky sa im nepodarí schovať. Grizlyovia a medvede čierne radi hľadajú smeti.
Ama hepsini saklayamazlar; bozayılar ve kara ayılar bu yığınları bulmayı severler.Dar nu apucă să le păstreze pe toate. Urşii negri şi grizzly sunt înnebuniţi după depozitele alimentare.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod