yığın ile cümle

yığın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Sayın Worple için oldukça istekli oldukça indecently büyük bir yığın yapılmış.今、非常に多くの仲間は、豊富な叔父を持つことは非常にソフトなスナップだと思う:しかし、
Şili'deki bu binayı görüyorsunuz, ortadan bölünmüş fakat parçalanıp beton yığınına dönüşmemiş.Dacă vă uitaţi la această clădire din Chile, este ruptă în două, dar nu este o grămadă de moloz.
Şili'deki bu binayı görüyorsunuz, ortadan bölünmüş fakat parçalanıp beton yığınına dönüşmemiş.Jika anda melihat bangunan di Chili ini, terbelah menjadi dua, namun tidak menjadi reruntuhan puing.
Şili'deki bu binayı görüyorsunuz, ortadan bölünmüş fakat parçalanıp beton yığınına dönüşmemiş.Kijk naar dit gebouw in Chili, het is middendoor gescheurd, maar het is geen puinhoop geworden.
Şili'deki bu binayı görüyorsunuz, ortadan bölünmüş fakat parçalanıp beton yığınına dönüşmemiş.칠레의 건물을 보시면 반으로 갈라져 있기는 하지만 파편의 무더기는 아닙니다.
Şili'deki bu binayı görüyorsunuz, ortadan bölünmüş fakat parçalanıp beton yığınına dönüşmemiş.Se guardate a questa struttura in Cile, è tranciata in due, ma non è ridotta ad un cumulo di macerie.
Şili'deki bu binayı görüyorsunuz, ortadan bölünmüş fakat parçalanıp beton yığınına dönüşmemiş.Sehen Sie sich dieses Gebäude in Chile an; es ist in zwei Hälften zerrissen, aber es ist kein Schutthaufen.
Şili'deki bu binayı görüyorsunuz, ortadan bölünmüş fakat parçalanıp beton yığınına dönüşmemiş.Si miran este edificio de Chile está partido al medio pero no se redujo a escombros.
Şili'deki bu binayı görüyorsunuz, ortadan bölünmüş fakat parçalanıp beton yığınına dönüşmemiş.Si vous regardez ce bâtiment au Chili, il est ouvert en deux, mais ce n'est pas un tas de gravats.
Şili'deki bu binayı görüyorsunuz, ortadan bölünmüş fakat parçalanıp beton yığınına dönüşmemiş.Spójrzcie na ten budynek w Chile, jest rozerwany na pół, ale nie jest to kupa gruzu.
Şili'deki bu binayı görüyorsunuz, ortadan bölünmüş fakat parçalanıp beton yığınına dönüşmemiş.Αν προσέξετε αυτό το κτίριο στη Χιλή, είναι σχισμένο στα δύο, αλλά δεν είναι ένας σωρός από χαλάσματα.
Şili'deki bu binayı görüyorsunuz, ortadan bölünmüş fakat parçalanıp beton yığınına dönüşmemiş.Ако се вгледате в тази сграда от Чили, тя е разделена наполовина, но това не е купчина развалини.
Şili'deki bu binayı görüyorsunuz, ortadan bölünmüş fakat parçalanıp beton yığınına dönüşmemiş.Посмотрите на это здание в Чили, оно порвано пополам, но оно не является грудой булыжников.
Şili'deki bu binayı görüyorsunuz, ortadan bölünmüş fakat parçalanıp beton yığınına dönüşmemiş.אם תביטו בבניין הזה בצ'ילה, הוא קרוע לשנים, אבל הוא לא תל חורבות.
Şili'deki bu binayı görüyorsunuz, ortadan bölünmüş fakat parçalanıp beton yığınına dönüşmemiş.إذا نظرتم إلى هذا المبنى في تشيلي، إنه منقسم إلى نصفين، و لكنه ليس كومة حطام.
Şili'deki bu binayı görüyorsunuz, ortadan bölünmüş fakat parçalanıp beton yığınına dönüşmemiş.真っ二つに裂けていますが 瓦礫の山にはなっていません ここ数十年のチリの建物はこの
Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi.6층은 텅 비어 있죠.
Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi.Aquí estamos en el sexto, que es un horno.
Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi.Chegámos ao sexto andar, que está vazio.
Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi.Dan zijn we nu op de zesde, maar het lampje doet het niet.
Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi.Her er vi på sjette, som er udbrændt.
Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi.Itt vagyunk a hatodikon, ami teljesen kiégett.
Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi.Jesteśmy na szóstym piętrze, które się nie świeci.
Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi.Jsme v šestce, která vyhořela.
Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi.Nous sommes au niveau 6. L'ampoule du chiffre a grillé.
Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi.Nu är vi på våning sex som har brunnit ner.
Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi.Qui siamo al sesto piano, che non è in uso.
Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi.Saavuimme palaneeseen kuutoskerrokseen.
Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi.Wir sind im 6. Stock, der ist ausgebrannt.
Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi.Φτάσαμε στον έκτο, που δεν ανάβει.
Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi.Мы на 6 этаже, индикатор уже погас.
Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi.ها نحن في الدور السادس، والذي وصلنا إليه بسرعة فائقة.
Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi.よく見かける エレベーターです
Şimdi, Ben bir bilim adamı değilim. Hiç bir atomik yığın inşa etmedim.Сега, аз не съм учен, никога не съм създавал атомен реактор.
Şimdi, bir dil sadece sözcük yığınları değildir veya bir takım gramer kuralları değildir.Acum, o limbă nu este numai un vocabular sau un set de reguli gramaticale.
Şimdi, bir dil sadece sözcük yığınları değildir veya bir takım gramer kuralları değildir.Een taal is meer dan haar woordenschat of haar grammaticale regels.
Şimdi, bir dil sadece sözcük yığınları değildir veya bir takım gramer kuralları değildir.Giờ đây, ngôn ngữ không chỉ là chủ thể của từ vựng hay là một bộ quy tắc ngữ pháp.
Şimdi, bir dil sadece sözcük yığınları değildir veya bir takım gramer kuralları değildir.Kieli ei koostu yksinomaan sanastosta tai kieliopin säännöistä.
Şimdi, bir dil sadece sözcük yığınları değildir veya bir takım gramer kuralları değildir.언어는 단순히 어휘의 조합이나 문법적인 규칙 세트가 아닙니다.
Şimdi, bir dil sadece sözcük yığınları değildir veya bir takım gramer kuralları değildir.Lecz język nie jest jedynie zestawem słownictwa albo zasad gramatycznych.
Şimdi, bir dil sadece sözcük yığınları değildir veya bir takım gramer kuralları değildir.Na most, a nyelv nem csak szókincsből és nyelvtani szabályok sokaságából áll.
Şimdi, bir dil sadece sözcük yığınları değildir veya bir takım gramer kuralları değildir.Nun ist eine Sprache nicht nur die Gesamtheit des Vokabulars oder eine Reihe von Grammatikregeln.
Şimdi, bir dil sadece sözcük yığınları değildir veya bir takım gramer kuralları değildir.Ora bem, uma língua não é um simples conjunto de vocabulário ou um conjunto de regras gramaticais.
Şimdi, bir dil sadece sözcük yığınları değildir veya bir takım gramer kuralları değildir.Una lengua no es simplemente un conjunto de palabras o reglas gramaticales.
Şimdi, bir dil sadece sözcük yığınları değildir veya bir takım gramer kuralları değildir.Una lingua non è composta solo da un vocabolario o da una serie di regole grammaticali.
Şimdi, bir dil sadece sözcük yığınları değildir veya bir takım gramer kuralları değildir.А ведь язык — это не просто словарный состав или правила грамматики.
Şimdi, bir dil sadece sözcük yığınları değildir veya bir takım gramer kuralları değildir.Мова - це не лише словниковий запас чи набір граматичних правил.
Şimdi, bir dil sadece sözcük yığınları değildir veya bir takım gramer kuralları değildir.Сега, езика не е само структура от речници или граматически правила.
Şimdi, bir dil sadece sözcük yığınları değildir veya bir takım gramer kuralları değildir.שפה היא לא רק אוצר מילים או אוסף של כללי דקדוק.
Şimdi, bir dil sadece sözcük yığınları değildir veya bir takım gramer kuralları değildir.والآن، ليست اللغة مجرد وعاء للمعاني أو مجموعة من القواعد النحوية
Şimdi, bir dil sadece sözcük yığınları değildir veya bir takım gramer kuralları değildir.文法の規則一式ではありません 言語は人間精神の発露であり
Simdi Bu kadın tezek yığınının duvarına, bir resim yapmışAcum, acestă femeie, pe peretele grămezii de balegă, a făcut o pictură.
Simdi Bu kadın tezek yığınının duvarına, bir resim yapmışAlso diese Frau, hat auf der Wand des Dungplattenhaufens ein Bild gemalt.
Simdi Bu kadın tezek yığınının duvarına, bir resim yapmışCette dame, sur le mur autour des bouses empilées, a fait une peinture.
Simdi Bu kadın tezek yığınının duvarına, bir resim yapmışEsta mujer, en la pared del montón de masa de estiércol, ha hecho un dibujo.
Simdi Bu kadın tezek yığınının duvarına, bir resim yapmış지금 이 여성은 이 소똥을 벽에 페인트처럼 바르고 있습니다.
Simdi Bu kadın tezek yığınının duvarına, bir resim yapmışNa most, ez a nő, a tehénlepényrakás tetején, készített egy festményt.
Simdi Bu kadın tezek yığınının duvarına, bir resim yapmışOra, questa donna, sul muro fatto con le forme di letame, ha fatto un quadro.
Simdi Bu kadın tezek yığınının duvarına, bir resim yapmışSekarang, wanita ini, pada dinding tumpukan kotoran, telah membuat sebuah lukisan.
Simdi Bu kadın tezek yığınının duvarına, bir resim yapmışTa pani na ścianie sterty gnoju narysowała obraz.

İlgili Sayfalar