yığın ile cümle
yığın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Evrensel Yığın Depolama KoleksiyonuNameSamling på generell lagringsenhetName
Evrensel Yığın Depolama KoleksiyonuNameUniversal Mass Storage- samlingName
Evrensel Yığın Depolama KoleksiyonuNameUniversele massaopslag-verzamelingName
Evrensel Yığın Depolama KoleksiyonuNameUniverselle Massenspeicher-SammlungName
Evrensel Yığın Depolama KoleksiyonuNameUniverzális tárolóhoz (UMS) tartozó gyűjteményName
Evrensel Yığın Depolama KoleksiyonuNameZbirka univerzalnega obsežnega shranjevanjaName
Evrensel Yığın Depolama KoleksiyonuNameКолекция Universal Mass StorageName
Evrensel Yığın Depolama KoleksiyonuNameКоллекция UMSName
Evrensel Yığın Depolama KoleksiyonuNameУніверсальна збірка на носії данихName
Ey Tanrı, uluslar senin yurduna saldırdı, Kutsal tapınağını kirletti, Yeruşalimi taş yığınına çevirdi.하나님이여 열방이 주의 기업에 들어와서 주의 성전을 더럽히고 예루살렘으로 돌 무더기가 되게 하였나이다
Ey Tanrı, uluslar senin yurduna saldırdı, Kutsal tapınağını kirletti, Yeruşalimi taş yığınına çevirdi.Ó Deus, as nações invadiram a tua herança; contaminaram o teu santo templo; reduziram Jerusalém a ruínas.
Ey Tanrı, uluslar senin yurduna saldırdı, Kutsal tapınağını kirletti, Yeruşalimi taş yığınına çevirdi.Salmo. Di Asaf. hanno profanato il tuo santo tempio, hanno ridotto in macerie Gerusalemme
Ey Tanrı, uluslar senin yurduna saldırdı, Kutsal tapınağını kirletti, Yeruşalimi taş yığınına çevirdi.מזמור לאסף אלהים באו גוים בנחלתך טמאו את היכל קדשך שמו את ירושלם לעיים׃
Ey Tanrı, uluslar senin yurduna saldırdı, Kutsal tapınağını kirletti, Yeruşalimi taş yığınına çevirdi.مزمور. لآساف. اللهم ان الامم قد دخلوا ميراثك. نجسوا هيكل قدسك. جعلوا اورشليم اكواما.
Ey Tanrı, uluslar senin yurduna saldırdı, Kutsal tapınağını kirletti, Yeruşalimi taş yığınına çevirdi.〔 亞 薩 的 詩 。 〕 神 阿 、 外 邦 人 進 入 你 的 產 業 、 污 穢 你 的 聖 殿 、 使 耶 路 撒 冷 變 成 荒 堆
Ey Tanrı, uluslar senin yurduna saldırdı, Kutsal tapınağını kirletti, Yeruşalimi taş yığınına çevirdi.〔 亞薩 的 詩 。 〕 神阿 、 外邦人 進入 你 的 產業 、 污穢 你 的 聖殿 、 使 耶路撒冷 變成 荒堆
Ezilmiş yığın:Behandla stack:
Ezilmiş yığın:Behandl stak:
Ezilmiş yığın:Đống & bị rối:
Ezilmiş yığın:Elkódolt verem:
Ezilmiş yığın:& Gemengde stapel:
Ezilmiş yığın:Mangled stack:
Ezilmiş yığın:& Pila de planchado:
Ezilmiş yığın:& Pila di adattamento:
Ezilmiş yığın:Pilha codificada:
Ezilmiş yığın:Rozhádzaný stack:
Ezilmiş yığın:& Stos maglowania:
Ezilmiş yığın:Taille de la & pile & #160;:
Ezilmiş yığın:Umwandlungsstapel:
Ezilmiş yığın:Στοίβα διαμερισμού:
Ezilmiş yığın:Размер & искажения:
Ezilmiş yığın:& Стек на филтъра:
Ezilmiş yığın:Стек спотворення:
Ezilmiş yığın:مشوّه رصة رصّ:
Fakat o ok başları yığınına baktığında onların hediye olduğunu düşünür, onları alır, gülümseyerek uzaklaşır.Aber er sieht sich den Haufen Pfeilspitzen an, denkt sie sind ein Geschenk, nimmt sie, lächelt und geht weg.
Fakat o ok başları yığınına baktığında onların hediye olduğunu düşünür, onları alır, gülümseyerek uzaklaşır.El se uită la grămada de vârfuri, crede că sunt un dar, le ridică, zâmbește și pleacă.
Fakat o ok başları yığınına baktığında onların hediye olduğunu düşünür, onları alır, gülümseyerek uzaklaşır.하지만 그는 화살촉 무더기를 보면서 선물이라고 생각하고 집어들고 미소를 짓고는 자리를 떠날거에요.
Fakat o ok başları yığınına baktığında onların hediye olduğunu düşünür, onları alır, gülümseyerek uzaklaşır.Mais il regarde la pile de pointes de flèches, il pense que c'est un cadeau, les prend, sourit et repart avec.
Fakat o ok başları yığınına baktığında onların hediye olduğunu düşünür, onları alır, gülümseyerek uzaklaşır.Ma lui guarda la pila di punte, pensa che siano un dono, le prende, sorride e se ne va.
Fakat o ok başları yığınına baktığında onların hediye olduğunu düşünür, onları alır, gülümseyerek uzaklaşır.Mas ele olha para as pontas de seta, pensa que são uma oferta, pega nelas, sorri e afasta-se.
Fakat o ok başları yığınına baktığında onların hediye olduğunu düşünür, onları alır, gülümseyerek uzaklaşır.Men han kigger på bunken med pilespidser og tror, at det er en gave, tager dem op, smiler og går sin vej.
Fakat o ok başları yığınına baktığında onların hediye olduğunu düşünür, onları alır, gülümseyerek uzaklaşır.Men han ser på högen med pilspetsar, tror att de är en gåva, plockar upp de, ler och går därifrån.
Fakat o ok başları yığınına baktığında onların hediye olduğunu düşünür, onları alır, gülümseyerek uzaklaşır.Ő azonban a nyílhegykupacra tekintve úgy érti, hogy az ajándék, felkapja őket, mosolyog, majd elsétál.
Fakat o ok başları yığınına baktığında onların hediye olduğunu düşünür, onları alır, gülümseyerek uzaklaşır.On sa pozrie na kopu hrotov, a mysliac si, že je to dar ich zodvihne, usmeje sa a odkráča preč.
Fakat o ok başları yığınına baktığında onların hediye olduğunu düşünür, onları alır, gülümseyerek uzaklaşır.On se na hroty zadívá, řekne si, že to je dar, zvedne je, usměje se a odejde.
Fakat o ok başları yığınına baktığında onların hediye olduğunu düşünür, onları alır, gülümseyerek uzaklaşır.Pero él mira la pila de puntas, piensa que son un regalo, las toma, sonríe y se va.
Fakat o ok başları yığınına baktığında onların hediye olduğunu düşünür, onları alır, gülümseyerek uzaklaşır.Ta človek pa pogleda na kup pred njim, misli, da gre za darilo, pobere konice, se nasmehne in odide.
Fakat o ok başları yığınına baktığında onların hediye olduğunu düşünür, onları alır, gülümseyerek uzaklaşır.Tapi dia hanya melihat tumpukan itu, berpikir semua itu hadiah, mengambilnya, tersenyum dan pergi.
Fakat o ok başları yığınına baktığında onların hediye olduğunu düşünür, onları alır, gülümseyerek uzaklaşır.W przekonaniu, że to prezent, podnosi je, uśmiecha się i odchodzi.
Fakat o ok başları yığınına baktığında onların hediye olduğunu düşünür, onları alır, gülümseyerek uzaklaşır.Εκείνος όμως κοιτά το σωρό των αιχμών και νομίζει πως είναι δώρο, τις σηκώνει, χαμογελά και φεύγει.
Fakat o ok başları yığınına baktığında onların hediye olduğunu düşünür, onları alır, gülümseyerek uzaklaşır.Але він дивиться на купу наконечників, думає, що це подарунок, підбирає їх, посміхається і йде собі геть.
Fakat o ok başları yığınına baktığında onların hediye olduğunu düşünür, onları alır, gülümseyerek uzaklaşır.А он смотрит на наконечники и думает, что это подарок, берёт их, улыбается и уходит.
Fakat o ok başları yığınına baktığında onların hediye olduğunu düşünür, onları alır, gülümseyerek uzaklaşır.Но той поглежда купчината с върхове на стрели, мисли си, че те са подарък, взема ги, усмихва се и си тръгва.
Fakat o ok başları yığınına baktığında onların hediye olduğunu düşünür, onları alır, gülümseyerek uzaklaşır.אך הוא מתבונן בערמת ראשי החצים, במחשבה שהם מתנה, לוקח אותם, מחייך והולך.
Fakat o ok başları yığınına baktığında onların hediye olduğunu düşünür, onları alır, gülümseyerek uzaklaşır.لكنه ينظر لكومة الرؤوس، معتقداً أنها هدية، يأخذها، يبتسم ويمضي.
Fakat o ok başları yığınına baktığında onların hediye olduğunu düşünür, onları alır, gülümseyerek uzaklaşır.彼は笑みを浮かべて矢じりを持ち去ります あなたはこの男を追いかけ
Filtre yığınını ayarlaAnge filterkedja
Filtre yığınını ayarlaA vonalvastagság beállítása
Filtre yığınını ayarlaDefinir a pilha de filtros
Filtre yığınını ayarlaEstablecer la pila de filtros