yığın ile cümle
yığın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Bu konuda yığınla araştırma var, ama ben kendi özel hayatımdan biliyorum.Je na to hromada výzkumu, ale já to znám ze své vlastní zkušenosti.
Bu konuda yığınla araştırma var, ama ben kendi özel hayatımdan biliyorum.Je na to výskum, ale ja to viem z osobného života.
Bu konuda yığınla araştırma var, ama ben kendi özel hayatımdan biliyorum.이것에 대한 연구도 풍부하지만, 전 일상 생활에서도 명확히 보입니다.
Bu konuda yığınla araştırma var, ama ben kendi özel hayatımdan biliyorum.Tiedän sen myös omasta kokemuksestani.
Bu konuda yığınla araştırma var, ama ben kendi özel hayatımdan biliyorum.Wynika to z wielu badań, ale wiem to też z życia osobistego.
Bu konuda yığınla araştırma var, ama ben kendi özel hayatımdan biliyorum.Υπάρχει μεγάλη έρευνα, αλλά το ξέρω από την προσωπική μου ζωή.
Bu konuda yığınla araştırma var, ama ben kendi özel hayatımdan biliyorum.Има множество изследвания, но го знам от личен опит.
Bu konuda yığınla araştırma var, ama ben kendi özel hayatımdan biliyorum.Існує безліч досліджень, але я знаю це з власного досвіду.
Bu konuda yığınla araştırma var, ama ben kendi özel hayatımdan biliyorum.יש מחקרים רבים על כך. אך אני יודע מנסיוני האישי,
Bu konuda yığınla araştırma var, ama ben kendi özel hayatımdan biliyorum.توجد أبحاث كثيرة بهذا الخصوص، ولكنني أعلم ذلك من حياتي الشخصية
Bu konuda yığınla araştırma var, ama ben kendi özel hayatımdan biliyorum.もし妻が家で食事の支度をしていたら
Bu nedenle bunlara üzüm atışları da denir, çünkü bunlar bir yığın üzüm tanesine benzerler.Darum sagte man Grapeshot, weil sie so aussahen, wie eine Weintraube.
Bu nedenle bunlara üzüm atışları da denir, çünkü bunlar bir yığın üzüm tanesine benzerler.그래서 산탄(Grapeshot)이라고 부르는 거 에요 꼭 포도(Grapes) 송이 같지요
Bu nedenle bunlara üzüm atışları da denir, çünkü bunlar bir yığın üzüm tanesine benzerler.Por eso lo llamaban grapeshot, porque parecía un racimo de uvas.
Bu nedenle bunlara üzüm atışları da denir, çünkü bunlar bir yığın üzüm tanesine benzerler.Por isso foi chamado de metralha, pois o tiro do canhão parecia o tiro de uma escopeta.
Bu nedenle bunlara üzüm atışları da denir, çünkü bunlar bir yığın üzüm tanesine benzerler.Questo è il motivo per cui era chiamata mitragliatrice, sembrava come un grappolo d'uva.
Bu nedenle bunlara üzüm atışları da denir, çünkü bunlar bir yığın üzüm tanesine benzerler.Затова произвеждали изстрел като градушка, изсипвала се градушка от топченца.
Bu nedenle bunlara üzüm atışları da denir, çünkü bunlar bir yığın üzüm tanesine benzerler.Звідси і назва "grapeshot" (grape - виноград, shot - постріл), тому що виглядали вони як пучок винограду.
Bu nedenle bunlara üzüm atışları da denir, çünkü bunlar bir yığın üzüm tanesine benzerler.Поэтому это называется картечью, это выглядело как гроздь винограда.
Bu nedenle bunlara üzüm atışları da denir, çünkü bunlar bir yığın üzüm tanesine benzerler.ولهذا سميت قنبلة عنقودية، فكان شكلها كعناقيد العنب.
Bu nedenle bunlara üzüm atışları da denir, çünkü bunlar bir yığın üzüm tanesine benzerler.ぶどうみたいに見えるからね。 これを撃ったら、中の弾丸が全方向にはじける。
Bunlar fortografini cektigim seyler -- bu tekerlek yigini icinde 45 milyon tekerlek var.4500万ものタイヤが積まれていました 最大のタイヤの山です 家から1時間半ほどで行ける場所でしたが 4年ほど前に火事になりました
Bunlar fortografini cektigim seyler -- bu tekerlek yigini icinde 45 milyon tekerlek var.여기 제가 찍은 사진들을 보시면, 여기 이건 4천 5백만 개의 거대한 타이어 더미입니다. 이게 가장 큰 것이었죠.
Bunlar fortografini cektigim seyler -- bu tekerlek yigini icinde 45 milyon tekerlek var. Bu en buyugu.Rzeczy, które fotografuję -- jak ten stos opon, który składa się z 45 milionów sztuk -- ten był największy.
Bunlar fortografini cektigim seyler -- bu tekerlek yigini icinde 45 milyon tekerlek var. Bu en buyugu.Тези неща, които съм снимал... тази купчина гуми тук... в нея имаше 45 милиона гуми.
Bunlar fortografini cektigim seyler -- bu tekerlek yigini icinde 45 milyon tekerlek var.De dingen die ik fotografeerde - dit is een stapel van 45 miljoen autobanden.
Bunlar fortografini cektigim seyler -- bu tekerlek yigini icinde 45 milyon tekerlek var.Die Dinge, die ich fotografiert habe - dieser Haufen Reifen hier bestand aus 45 Millionen Reifen.
Bunlar fortografini cektigim seyler -- bu tekerlek yigini icinde 45 milyon tekerlek var.Estas coisas que fotografei — esta montanha de pneus — eram 45 milhões de pneus.
Bunlar fortografini cektigim seyler -- bu tekerlek yigini icinde 45 milyon tekerlek var.Estas cosas que he fotografiado -- este montón de neumáticos de aquí tenía 45 millones de neumáticos.
Bunlar fortografini cektigim seyler -- bu tekerlek yigini icinde 45 milyon tekerlek var.Tyto věci, které jsem fotografoval, tento stoh pneumatik obsahoval 45 milionů pneumatik.
Bunlar fortografini cektigim seyler -- bu tekerlek yigini icinde 45 milyon tekerlek var.Voici ce que j'ai photographié -- cette pile de pneus, 45 millions en tout.
Bunlar fortografini cektigim seyler -- bu tekerlek yigini icinde 45 milyon tekerlek var.Вот одна из моих фотографий — гора шин. Там было 45 миллионов покрышек.
Bunlar fortografini cektigim seyler -- bu tekerlek yigini icinde 45 milyon tekerlek var.הדברים הללו שצילמתי - ערימת הצמיגים כאן היו בה 45 מליון צמיגים. היא היתה הכי גדולה.
Bunlar fortografini cektigim seyler -- bu tekerlek yigini icinde 45 milyon tekerlek var.وهذه الاشياء التي صورت كصورة كومة الإطارات هنا فيها 45 مليون إطار. كانت اكبر كومة
Bunları itersen -- yığınları, herkes görüyor -- iyice it ki güzelce karışsınlar, değil mi?Dacă apeşi aceste -- grămezi, toată lumea vede -- le aduni, să fie foarte bine amestecate, Corect?
Bunları itersen -- yığınları, herkes görüyor -- iyice it ki güzelce karışsınlar, değil mi?모두가 볼수있도록 해주세요 두 뭉치를 확실히 합쳐주세요 네 좋습니다.
Bunları itersen -- yığınları, herkes görüyor -- iyice it ki güzelce karışsınlar, değil mi?Om du för de här... högarna, alla ser... för samman dem så att de verkligen är ihop eller hur?
Bunları itersen -- yığınları, herkes görüyor -- iyice it ki güzelce karışsınlar, değil mi?Si presionas estas... las apilas, todos ven... júntalos tal que en efecto estén intercaladas, ¿correcto?
Bunları itersen -- yığınları, herkes görüyor -- iyice it ki güzelce karışsınlar, değil mi?Złóż je, żeby się przeplatały. Tak, dobrze.
Bunları itersen -- yığınları, herkes görüyor -- iyice it ki güzelce karışsınlar, değil mi?Если вы сожмете эту колоду - всем видно? - сожмите их хорошенько, Хорошо?
Bunları itersen -- yığınları, herkes görüyor -- iyice it ki güzelce karışsınlar, değil mi?ערימות, כולם רואים. תדחפו אותם יחד כך שהם ממש משולבות. כן? טוב, יופי.
Bunları itersen -- yığınları, herkes görüyor -- iyice it ki güzelce karışsınlar, değil mi?هذه المجموعتين,انظرو جميعا اخلطيهم بحيث تتداخل تماما, صحيح؟ حسنا, جيد.
Bunları itersen -- yığınları, herkes görüyor -- iyice it ki güzelce karışsınlar, değil mi?一緒にして 互い違いになるように いいですよ 完璧です
Bunları yere koydukları anda, bu eski Hindistan'da taşıdıkları türden mücevherli şemsiye yığınını,일산들을 땅에 내려놓자, 부처님께서 보석 장식의 그 일산들을 한데 모아서는, 옛날 인도에서 쓰고 다니던 것이었는데요,
Bunları yere koydukları anda, bu eski Hindistan'da taşıdıkları türden mücevherli şemsiye yığınını,Mihelyst ezeket lehelyezték, a nagy rakás napernyőt, amit az ókori Indiában mindig magukkal hordtak,
Bunları yere koydukları anda, bu eski Hindistan'da taşıdıkları türden mücevherli şemsiye yığınını,Zij brachten de versierde parasols mee en legden ze op de grond.
Bunları yere koydukları anda, bu eski Hindistan'da taşıdıkları türden mücevherli şemsiye yığınını,וברגע שהם סיימו להציב אותן כל הערימה הגדולה של שמשיות היהלומים בהן השתמשו ברחבי הודו העתיקה,
Bunları yere koydukları anda, bu eski Hindistan'da taşıdıkları türden mücevherli şemsiye yığınını,وحالما وضعوها كلها كل أكوامهم من تلك الشمسيات المرصعة بالجواهر التي استخدموها في الهند القديمة
Bunları yere koydukları anda, bu eski Hindistan'da taşıdıkları türden mücevherli şemsiye yığınını,古代インドで使われていた宝石飾りのついた日傘の山を 特殊効果のようなものを使って、巨大なプラネタリウムに変え、
Bununla ilgili olan problem aslında bilgelik yığınını bir süre sonra elde etmeyi sonlandırmaktır.Das Problem besteht letztendlich darin, dass man am Ende mit der Weisheit der Herde dasteht.
Bununla ilgili olan problem aslında bilgelik yığınını bir süre sonra elde etmeyi sonlandırmaktır.El problema con esto es que luego de un tiempo terminas teniendo la sabiduría de la manada.
Bununla ilgili olan problem aslında bilgelik yığınını bir süre sonra elde etmeyi sonlandırmaktır.Il problema in tutto ciò è che sostanzialmente quello che se ne ricavadopo un pò è la saggezza del branco.
Bununla ilgili olan problem aslında bilgelik yığınını bir süre sonra elde etmeyi sonlandırmaktır.문제점은 다음과 같습니다. 시간이 흘러 여러분이 깨닫게 되는 것은 본질적으로 집단의 지혜입니다.
Bununla ilgili olan problem aslında bilgelik yığınını bir süre sonra elde etmeyi sonlandırmaktır.Lényegében a probléma ezzel az, hogy egy idő után kialakul a csordaszellem.
Bununla ilgili olan problem aslında bilgelik yığınını bir süre sonra elde etmeyi sonlandırmaktır.Masalahnya di sini adalah apa yang Anda dapat tak lebih dari kebijakan berjamaah.
Bununla ilgili olan problem aslında bilgelik yığınını bir süre sonra elde etmeyi sonlandırmaktır.Nhưng vấn đề ở đây là bạn sẽ trở thành con chim non chạy theo đàn.
Bununla ilgili olan problem aslında bilgelik yığınını bir süre sonra elde etmeyi sonlandırmaktır.O problema com isto é que, ao fim de algum tempo, nos limitamos à "sabedoria do rebanho"
Bununla ilgili olan problem aslında bilgelik yığınını bir süre sonra elde etmeyi sonlandırmaktır.Probleem is dat je zo uiteindelijk uitkomt op de wijsheid van de kudde.
Bununla ilgili olan problem aslında bilgelik yığınını bir süre sonra elde etmeyi sonlandırmaktır.Problema e că în esență, ce ajungem să primim după o vreme este înțelepcinea turmelor.
Bununla ilgili olan problem aslında bilgelik yığınını bir süre sonra elde etmeyi sonlandırmaktır.Problémem toho přístupu je, že v zásadě po nějaké době skončíte u vědomostí jednoho stáda.