yüzmeyi ile cümle
yüzmeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom yüzmeyi biliyor mu?Does Tom know how to swim?
Tom yüzebilir, ama yüzmeyi sevmez.Tom can swim, but he doesn't like to.
Okyanusta yüzmeyi sever misin?Do you like swimming in the ocean?
Tom üç yıl önce yüzmeyi öğrendi.Tom learned how to swim three years ago.
Tom benden daha çok yüzmeyi sever.Tom likes swimming more than I do.
Melanie yüzmeyi sevdiğini söyledi.Melanie said that she likes to swim.
Tom'un yüzmeyi sevdiğini sanmıyorum.I don't think that Tom likes swimming.
Yüzmeyi sever.He likes swimming.
Yüzmeyi hiç bilmez. Ama diğer taraftan iyi basket oynar.He can't swim at all. On the other hand, he is a good basketball player.
Yüzmeyi kendi kendime öğrendim.I learned to swim by myself.
Ne yaparsam yapayım yüzmeyi öğrenemiyorum.No matter what, I am not able to learn to swim.
Robert teknenin altında yüzmeyi denedi.Robert tried swimming under the boat.
Yüzmeyi bilmez, bilmediği için de sudan çok korkar.Because he cannot swim, he is afraid of water.
Dalmaçyalılar yüzmeyi çok severler.Stabyhouns like to swim.
Ayrıca futbol oynamayı ve yüzmeyi sever.He continues to enjoy sports like swimming and running.
İlk defa bir yüzücü, 1500 metreyi 15 dakikanın altında yüzmeyi başardı.In 1970 he also became the first person to swim 1,500 meters under 16 minutes.
Genellikle suya yakın durur ve yüzmeyi, suda dolaşmayı sever.Rather, they prefer to run and sometimes swim.
Kitap okumayı, müzik dinlemeyi, dans etmeyi, ata binmeyi ve yüzmeyi severdi.She loves reading, running, singing, swimming and travelling.
Sen yüzmeyi biliyor musun?Do you know how to swim?
Yüzmeyi mi?Swim?
Kısa bir yolu yok. Bu, yüzerek yüzmeyi öğrenmek gibidir.There is no shortcut: it is like swimming by swimming.
Yüzmeyi yüzerek öğrenirsiniz.You learn swimming by swimming.
Köpükle dolu bir şilte üstünde yüzmeyi öğrenip daha sonra suya giremezsiniz.You cannot learn swimming on a foam mattress and enter into water.
Yüzerek yüzmeyi öğrenir, bisiklete binerek bisiklet kullanmayı öğrenirsiniz.You learn swimming by swimming. You learn cycling by cycling.
Ve şimdi yüzmeyi çok seviyorum.And now I love swimming.
Yüzmeyi yap şimdi de. sen şimdi bir balıksın. seksi bir balıksın.Do the "Swim". You're a fish now. You're a sexy fish.
Yüzmeyi bilmiyorum demeden önce seçimler onları alıp götürüyor.They were flooded with choice before they could protest that they didn't know how to swim.
Yani, ben ne kadar denersem deneyeyim akıntıya karşı yüzmeyi başaramayacağım.So, no matter what I did, no matter how hard I tried I would not be able to swim back upstream
-Ama, yüzmeyi severdin sen.But, you like to swim.
Penguenler petrol sevmezler, Ve petrolün içinde yüzmeyide sevmezlerPenguins don't like oil and they don't like to swim through oil.
Tehlikeli sularda yüzmeyin, çekişme yaşanmasın.Let’s continue our China dream.
Yüzmeyi seviyorum.Ich schwimme sehr gern.
O, bana yüzmeyi öğretti.Er lehrte mich schwimmen.
Yüzmeyi çabucak öğrendim.Schwimmen habe ich schnell gelernt.
Dün Tom bana yüzmeyi bilmediğini söyledi.Gestern hat Tom mir erzählt, dass er nicht schwimmen kann.
Yüzmeyi sevmiyorum.Ich schwimme nicht gern.
İlk defa bir yüzücü, 1500 metreyi 15 dakikanın altında yüzmeyi başardı.Er war der erste Schwimmer, der die 1500 m Freistil unter 15 Minuten schwamm.
Dalmaçyalılar yüzmeyi çok severler.Vögel baden sehr gerne ...
Şu kızları gözle, onlar yüzmeyi bilmiyor.Surveille les filles ; elles ne savent pas nager.
O yaz aylarında yüzmeyi seviyor.Il aime à se baigner pendant l'été.
O yüzmeyi sever.Elle aime nager.
Yüzmeyi öğrenmek istiyorum.Je voudrais apprendre à nager.
Tom yüzmeyi sever mi?Tom aime-t-il nager ?
Tom yüzmeyi sevdiğini söyledi.Tom a dit qu'il aime nager.
Yüzmeyi ne zaman öğrendiniz?Quand avez-vous appris à nager ?
Ne zaman yüzmeyi öğrendiniz?Quand avez-vous appris à nager ?
Tom yüzmeyi sever.A Tom le gusta nadar.
Ben yüzmeyi seviyorum.Me gusta nadar.
O yüzmeyi öğreniyor.Ella está aprendiendo a nadar.
O yüzmeyi sever.Le gusta nadar.
Yüzmeyi kayak yapmaya tercih ederim.Yo prefiero la natación al esquí.
O yüzmeyi bilir.Él sabe nadar.
O, yaz mevsiminde yüzmeyi sever.Le gusta nadar en verano.
Asla yüzmeyi öğrenmedim.Nunca aprendí a nadar.
Sen yüzmeyi bilmiyorsun.No sabes nadar.
Tom, yüzmeyi de seviyor.A Tom también le gusta nadar.
Yüzmeyi sevmiyorum.No me gusta nadar.
O yüzmeyi bilmiyor, ben de öyle.Ella no sabe nadar y yo tampoco.
Yüzmeyi kendi kendime öğrendim.Aprendí a nadar yo solito.
Yüzmeyi bilmez, bilmediği için de sudan çok korkar.Le teme al agua porque no sabe nadar.
İlgili Sayfalar