yüzleri ile cümle

yüzleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ölü olan yatıyor, diğerlerinin canlı olduğunu bize gösteren tek şey yüzlerindeki ifadeler. . .إذا الإيماءه التي يقومون بها تميزهم كأحياء,في حين أن الموتى ممددون هنا صحيح
Ona bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, Yüzleri utançtan kızarmaz.(33:6) Кто обращал взор к Нему, те просвещались, и лица их не постыдятся.
Ona bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, Yüzleri utançtan kızarmaz.(34:6) Quand on tourne vers lui les regards, on est rayonnant de joie, Et le visage ne se couvre pas de honte.
Ona bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, Yüzleri utançtan kızarmaz.Bom szukał Pana, i wysłuchał mię, a ze wszystkich strachów moich wyrwał mię.
Ona bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, Yüzleri utançtan kızarmaz.Chúng ngửa trông Chúa thì được chói - sáng , Mặt họ chẳng hề bị hổ_thẹn .
Ona bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, Yüzleri utançtan kızarmaz.Chúng ngửa trông Chúa thì được chói-sáng, Mặt họ chẳng hề bị hổ thẹn.
Ona bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, Yüzleri utançtan kızarmaz.Cînd îţi întorci privirile spre El, te luminezi de bucurie, şi nu ţi se umple faţa de ruşine.
Ona bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, Yüzleri utançtan kızarmaz.Daleth. Hľadal som Hospodina, a ohlásil sa mi a vytrhol ma zo všetkých mojich strachov.
Ona bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, Yüzleri utançtan kızarmaz.Hledal jsem Hospodina, a vyslyšel mne, a ze všech přístrachů mých vytrhl mne.
Ona bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, Yüzleri utançtan kızarmaz.Ho cercato il Signore e mi ha risposto e da ogni timore mi ha liberato
Ona bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, Yüzleri utançtan kızarmaz.Jag sökte HERREN, och han svarade mig, och ur all min förskräckelse räddade han mig.
Ona bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, Yüzleri utançtan kızarmaz.Jeg søkte Herren, og han svarte mig, og han fridde mig fra alt det som forferdet mig.
Ona bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, Yüzleri utançtan kızarmaz.Kateri gledajo vanj, bodo razsvetljeni in obličje jim ne zardi od sramote.
Ona bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, Yüzleri utançtan kızarmaz.저희가 주를 앙망하고 광채를 입었으니 그 얼굴이 영영히 부끄럽지 아니하리로다
Ona bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, Yüzleri utançtan kızarmaz.Los que a él miran son iluminados; sus rostros no serán avergonzados
Ona bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, Yüzleri utançtan kızarmaz.Megkerestem az Urat és meghallgatott engem, és minden félelmembõl kimentett engem.
Ona bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, Yüzleri utançtan kızarmaz.Minä etsin Herraa, ja hän vastasi minulle, hän vapahti minut kaikista peljätyksistäni.
Ona bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, Yüzleri utançtan kızarmaz.Olhai para ele, e sede iluminados; e os vossos rostos jamais serão confundidos.
Ona bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, Yüzleri utançtan kızarmaz.Orang tertindas berharap kepada-Nya dan bergembira, mereka tidak mempunyai alasan untuk menjadi malu
Ona bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, Yüzleri utançtan kızarmaz.Se hen til ham og strål af Glæde, eders Åsyn skal ikke beskæmmes.
Ona bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, Yüzleri utançtan kızarmaz.Toen ik de HERE zocht, heeft Hij mij geantwoord. Hij heeft mij uit mijn vreselijke kwelling gered.
Ona bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, Yüzleri utançtan kızarmaz.Welche auf ihn sehen, die werden erquickt, und ihr Angesicht wird nicht zu Schanden.
Ona bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, Yüzleri utançtan kızarmaz.Απεβλεψαν προς αυτον και εφωτισθησαν, και τα προσωπα αυτων δεν κατησχυνθησαν.
Ona bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, Yüzleri utançtan kızarmaz.Погледнах към Него; и светнаха очите им, И лицата им никога няма да се посрамят.
Ona bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, Yüzleri utançtan kızarmaz.הביטו אליו ונהרו ופניהם אל יחפרו׃
Ona bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, Yüzleri utançtan kızarmaz.‎نظروا اليه واستناروا ووجوههم لم تخجل‎.
Ona bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, Yüzleri utançtan kızarmaz.凡 仰 望 他 的 、 便 有 光 榮 . 他 們 的 臉 、 必 不 蒙 羞
Ona bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, Yüzleri utançtan kızarmaz.凡 仰望 他 的 、 便有 光榮 . 他 們的臉 、 必不 蒙羞
Onlar, yüzlerine alışkın büyümüşler ve özel olduklarını düşünüyorlar.De har vant sig vid deras ansikten, de tycker de är speciella.
Onlar, yüzlerine alışkın büyümüşler ve özel olduklarını düşünüyorlar.Elas habituaram-se aos seus rostos; acham-se especiais.
Onlar, yüzlerine alışkın büyümüşler ve özel olduklarını düşünüyorlar.Ils se sont habitués à leur visage ; ils les trouvent spéciaux.
Onlar, yüzlerine alışkın büyümüşler ve özel olduklarını düşünüyorlar.아이들은 자기 얼굴에 익숙하게 성장합니다. 아이들은 스스로가 특별하다고 생각하죠.
Onlar, yüzlerine alışkın büyümüşler ve özel olduklarını düşünüyorlar.Przyzwyczaili się do ich wyglądu; uważają, że są wyjątkowe.
Onlar, yüzlerine alışkın büyümüşler ve özel olduklarını düşünüyorlar.S-au obișnuit cu fețele lor; îi cred speciali.
Onlar, yüzlerine alışkın büyümüşler ve özel olduklarını düşünüyorlar.Se han acostumbrado a su rostro y piensan que son especiales.
Onlar, yüzlerine alışkın büyümüşler ve özel olduklarını düşünüyorlar.Sie haben sich an ihre Gesichter gewöhnt, sie halten sie für etwas Besonderes.
Onlar, yüzlerine alışkın büyümüşler ve özel olduklarını düşünüyorlar.Sono abituati al loro viso; pensano che sono speciali.
Onlar, yüzlerine alışkın büyümüşler ve özel olduklarını düşünüyorlar.Trẻ lớn lên và quen dần với khuôn mặt của mình; chúng nghĩ chúng rất đặc biệt.
Onlar, yüzlerine alışkın büyümüşler ve özel olduklarını düşünüyorlar.Ze zijn gewend geraakt aan hun gezicht; ze denken dat ze speciaal zijn.
Onlar, yüzlerine alışkın büyümüşler ve özel olduklarını düşünüyorlar.Zvykli si již na jejich obličej; myslí si, že jsou jedineční.
Onlar, yüzlerine alışkın büyümüşler ve özel olduklarını düşünüyorlar.Діти звикають до свого обличчя і вважають його особливим.
Onlar, yüzlerine alışkın büyümüşler ve özel olduklarını düşünüyorlar.Они привыкли к их лицу и считают их особенными.
Onlar, yüzlerine alışkın büyümüşler ve özel olduklarını düşünüyorlar.Те са свикнали с вида на лицата им и ги възприемат като специални.
Onlar, yüzlerine alışkın büyümüşler ve özel olduklarını düşünüyorlar.הם התרגלו לפרצופים שלהם. הם חושבים שהם מיוחדים.
Onlar, yüzlerine alışkın büyümüşler ve özel olduklarını düşünüyorlar.سيكبرون متعودين على وجوههم ، يظنون انهم مميزون.
Onlar, yüzlerine alışkın büyümüşler ve özel olduklarını düşünüyorlar.事実 両親が病変の
Orada yüzleri erimiş kadınlar gördüm.1週間前はメキシコのフアレスへ行き
Orada yüzleri erimiş kadınlar gördüm.Frauen gesehen und getroffen habe, denen die Gesichter weggeschmolzen worden waren.
Orada yüzleri erimiş kadınlar gördüm.저는 거기서 얼굴이 녹아내린 여자들을 봤어요.
Orada yüzleri erimiş kadınlar gördüm.שם ראיתי ופגשתי נשים שהפנים שלהן הותכו.
Orada yüzleri erimiş kadınlar gördüm.شهدت و التقيت بنساء قد ذابت وجوههن.
O yuvarlak dans ve onu yuvarlak ve yüzleri yaptı ve şarkı söyledi ve güldü.Bailó vueltas y vueltas y le hizo frente y cantaba y se reía.
O yuvarlak dans ve onu yuvarlak ve yüzleri yaptı ve şarkı söyledi ve güldü.El a dansat rotund şi rotund se confruntă cu ei şi a făcut şi a cântat şi a rîs.
O yuvarlak dans ve onu yuvarlak ve yüzleri yaptı ve şarkı söyledi ve güldü.Ele dançou em volta e em volta dela e fez caras e cantou e riu.
O yuvarlak dans ve onu yuvarlak ve yüzleri yaptı ve şarkı söyledi ve güldü.Er tanzte um sich herum und schnitt Grimassen und sang und lachte.
O yuvarlak dans ve onu yuvarlak ve yüzleri yaptı ve şarkı söyledi ve güldü.Ha danzato in tondo lei e faceva smorfie e cantava e rideva.
O yuvarlak dans ve onu yuvarlak ve yüzleri yaptı ve şarkı söyledi ve güldü.Han dansade runt, runt henne och gjorde ansikten och sjöng och skrattade.
O yuvarlak dans ve onu yuvarlak ve yüzleri yaptı ve şarkı söyledi ve güldü.Han dansede rundt og rundt hende og lavet ansigter og sang og lo.
O yuvarlak dans ve onu yuvarlak ve yüzleri yaptı ve şarkı söyledi ve güldü.Hän tanssi ympäri ja ympäri hänen ja teki kasvoja ja lauloi ja nauroi.
O yuvarlak dans ve onu yuvarlak ve yüzleri yaptı ve şarkı söyledi ve güldü.Hij danste rond en rond haar en maakte gezichten en zong en lachte.

İlgili Sayfalar