yüzleri ile cümle

yüzleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Karşılaştığınız insanların yüzlerine bakın.Look at the faces of people whom you meet.
Sizin hepinizin yüzlerini görüyorum.I see all your faces.
Bu yüzlerin birinin alanı nedir? x çarpı 5 x üzeri eksi 2.And so what's the area of each of these sides? It's x times 5x minus 2.
O yuvarlak dans ve onu yuvarlak ve yüzleri yaptı ve şarkı söyledi ve güldü.He danced round and round her and made faces and sang and laughed.
O bu yerin aşağı yavaş yavaş yürüdü ve de görünüyordu yüzleri baktı Ona bakıyorum.She walked slowly down this place and stared at the faces which also seemed to stare at her.
Pakistan'da yüzlerine asit atılarak eritilmiş kadınlarla tanıştım.I was with women in Pakistan who have had their faces melted off with acid.
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Then he entered the parlour, and suddenly, swiftly, viciously, slammed the door in their faces.
Modellerinin yüzlerinde gölgeler vardır.There are shadows on the models' faces.
Yüzlerini beklenen yöneldiler, yoğun sessiz durdu haberci.All stood intensely silent, with their faces turned towards the expected messenger.
Yüzlerini ve adlarını aklınızda tutun.Your Highness, please memorize their faces and names.
Bunlar arkadaşlarımın yüzleriydi.I mean, these were the faces of my friends.
Aşkın Yüzleri"Faces of Love"
Beşe kadar sayabiliyorlar. YÜzleri tanıyabiliyorlar.They can count to five.
Yüzlerine bakarak anlayabilirsiniz.You can see it in their faces.
Avrupa Birliği'nin ve tüm yüzleri biliyordun,I knew about the European Union and all the faces,
Yüzlerin insana ait olduğunu söyleyebilirler, bu benim lisanım diyebilirler ve benzeri.They can tell that faces are human, they can tell that this is my own language, and so forth.
Burada, Jane Goodall'ı ve en sevdiği şempanzelerinden birini oyuncu yüzleriyle görüyoruz.Now, Jane Goodall has here a play face along with one of her favorite chimps.
Geçtiğimiz 40 yıl boyunca, bizi yöneten kralların ve başkanların hep aynı yüzlerini gördüm.For the last 40 years,
Taliban yönetimi altında okula giden kızların sayısı yüzleri buldu- unutmayın, yasaktı.Under the Taliban, girls who went to school numbered in the hundreds -- remember, it was illegal.
Ve yüzlerinde, bizlerin ve ülkemizin en iyi yönünü görüyoruz.And in their faces, we see what is best in ourselves and our country.
Yüzlerine asit atılan zamanlarda okula geri dönen şu genç kızlara baksana"Look at those young girls who go back to school when acid is thrown in their face."
Birbirlerini ısırma eğilimi gösteriyorlar, genellikle oldukça yırtıcı bir şekilde ve yüzlerinden.They tend to bite each other, often quite ferociously and usually on the face.
Etrafıma bakıyorum, bu genç yüzleri görüyorum ve düşünüyorum kiI look around, I see these young faces, and I think---
Ve yüzlerini görüyorsunuz.And you see the faces.
Yüzleri birbirine çok yakın, birbirlerine bakıyorlar. Düşünürsek, bu aslında Hz. Meryem ve Hz.--their faces are close--they look at each other
Fakat yüzleri çizmemiş miydi?But no faces?
Bu kadar müthiş insanları ve gülen yüzleri bir arada gördüğüme sevindim.Happy to see so many fine folks out here and so many smiling faces.
Yüzlerinde mutluluk görüyorum.I see happiness in their faces.
X ekseni "Operatör" alan şimdi bize bizim çene yüzleri çapı vardır kümesi için gösterirThe X-axis "Operator" field now shows us the diameter that our jaw faces are set to
Tanıştığınız insanların yüzlerine bakınLook at the faces of people whom you meet.
Dönüp git, çarp kapýyý yüzlerine.Turn my back and slam the door
Onlar, yüzlerine alışkın büyümüşler ve özel olduklarını düşünüyorlar.They've grown used to their face; they think they're special.
Yani gördük ki, insanların yüzlerini değiştirebiliyoruz.So we've seen that we can change people's faces.
Yüzleri vurulup dağıtılmış insanlar bunlar.They're people who have their face shot off.
İnsanların yüzleri hakkında her zaman yargılara varırız.We make judgments on people's faces all the time.
Bu Lombrosso zamanından ve onun suçlu yüzlerini tanımlama biçiminden beri devam etmektedir.It's been going on since we can think of Lombroso and the way he would define criminal faces.
O dediki; suçlu yüzlerini , sadece gösterilen fotoğraflar üzerinden değerlendirerek tanıyabiliriz.He said you could see criminal faces, judging them just on the photographs that were showed.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.From there, we actually carved up those faces into smaller pieces and components of his face.
Ama insanlar bana baktıklarında yüzlerinde şu ifade beliriyor.But when people look at me, this is the expression they give.
İnsanlar asansöre girip beni gördüklerinde yüzlerini görmelisiniz.You should see people when they come into the lift and see me.
Ve çoğu böyle çünkü kadınların yüzlerini kendilerine göstermeye gücü yok, özgür değiller.And a lot of it is because women are not able, are not free, to show their face to their self.
Mesela gördüğüm o mahzun ve acı çeken yüzlerin resimleri.For example, I saw pictures and images frequently of sadness and suffering.
Jeeves, bu karanlık, zekice yüzleri biriyle, uzunca boylu bir adam.Jeeves is a tallish man, with one of those dark, shrewd faces.
Heyecan verici şey ise, insanların yüzlerine bakın.That's the line running. The exciting thing is, look at the faces of the people.
Ve ben gözü bağlayıp, seyircilerin yüzlerini oynatıyorum.So I connect the eye, and then I play the audience's faces.
Bunlar testlerini yapmış oladuğum ve Justin'in hikayesine benzer öyküsü olan çocukların yüzleri.These are the faces of the children that I have tested with stories just like Justin.
Yüzlerinizi çok dikkatli izliyorum.I'm watching your faces very carefully.
Ve sizin yüzlerinizi izliyorum, çünkü yüzleriniz bana bir şey söylüyor.And I'm watching your faces, because your faces are telling me something.
Yüzleri izliyorum.I watch faces.
Biz onları film ama tamamen yüzlerini gösteremez.We may film them but we cannot show their faces fully.
Hepsini birlikte toprağa göm, Mezarda yüzlerini kefenle sar.Hide them in the dust together. Bind their faces in the hidden place.
Çünkü sırtlarını döndüreceksin, Yayını yüzlerine doğru gerince.For you will make them turn their back, when you aim drawn bows at their face.
Ona bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, Yüzleri utançtan kızarmaz.They looked to him, and were radiant. Their faces shall never be covered with shame.
Utançla kapla yüzlerini, Sana yönelsinler, ya RAB.Fill their faces with confusion, that they may seek your name, Yahweh.
(Bundan böyle) yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Nerede olursanız, yüzlerinizio yöne çevirin.So turn towards the Holy Mosque, and turn towards it wherever you be.
Bilmeyen, utangaçlıklarından dolayı onları zengin sanır. Onları simalarından (yüzlerinden) tanırsın.You can know them from their faces for they do not ask of men importunately.
Yüzleri ağaranlar ise Allah'ın rahmeti içindedirler, orada sürekli kalacaklardır.And those with bright faces shall be under God's grace and enjoy it for ever.
Göklerde ve yerde nice ayet(ler) var ki onların yanından yüzlerini çevirerek geçerler.How many a sign there is in the heavens and the earth which most men pass by and ignore,
Gömlekleri katrandandır, yüzlerini de ateş kaplamaktadır.Of molten pitch shall be their garments, their faces covered with flames,
Yüzleri ateşin içinde çevrildiği gün: "Eyvah bize!The day their faces would be turned on the fire (as on a spit), they will say: "Alas!

İlgili Sayfalar