yüzlerce ile cümle

yüzlerce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Embriyoların imha binlerce yüzlerce ve dondurulmuş ve tabii ki bu süreç içinde yok olsunWiele zarodków jest niszczonych lub zamrażanych na potrzeby badań nad komórkami macierzystymi.
Embriyoların imha binlerce yüzlerce ve dondurulmuş ve tabii ki bu süreç içinde yok olsunכי בעקרון משמידים עוברים. יש מאות ואלפי עוברים המושמדים,
Embriyoların imha binlerce yüzlerce ve dondurulmuş ve tabii ki bu süreç içinde yok olsunوهناك مئات آلاف أجنة التي تحصل على تدمير والحصول على تجميد وتدمير من الواضح في تلك العملية ك
Embriyoların imha binlerce yüzlerce ve dondurulmuş ve tabii ki bu süreç içinde yok olsun冷凍し、取得明らかに限りそのプロセスで破壊されました。 この生体外で受精のプロセスを通じてよく。
En iyi matematikçilerden bazıları yüzlerce yıl boyunca bu yapının imkansız olduğunu kantılamaya çalıştı.위대한 몇몇 수학자들은 100년이상 이 구조가 불가능하다는 것을 증명하는데 보냈어요.
En iyi matematikçilerden bazıları yüzlerce yıl boyunca bu yapının imkansız olduğunu kantılamaya çalıştı.Najlepsi matematycy przez setki lat próbowali udowodnić, że ta struktura jest niewykonalna.
En iyi matematikçilerden bazıları yüzlerce yıl boyunca bu yapının imkansız olduğunu kantılamaya çalıştı.Nekateri najboljši matematiki so se skozi stoletja trudili dokazati, da je ta struktura nemogoča.
En iyi matematikçilerden bazıları yüzlerce yıl boyunca bu yapının imkansız olduğunu kantılamaya çalıştı.Os melhores matemáticos passaram centenas de anos a tentar provar que esta estrutura era impossível.
En iyi matematikçilerden bazıları yüzlerce yıl boyunca bu yapının imkansız olduğunu kantılamaya çalıştı.Több kiváló matematikus próbálta bebizonyítani évszázadokon át, hogy ez a szerkezet lehetetlen.
En iyi matematikçilerden bazıları yüzlerce yıl boyunca bu yapının imkansız olduğunu kantılamaya çalıştı.Некоторые из лучших математиков потратили сотни лет в попытках доказать, что эта структура невозможна.
En iyi matematikçilerden bazıları yüzlerce yıl boyunca bu yapının imkansız olduğunu kantılamaya çalıştı.כמה מהמתמטיקאים המצטיינים ביותר בילו מאות שנים בניסיון להוכיח שמבנה כזה הוא בלתי אפשרי.
En iyi matematikçilerden bazıları yüzlerce yıl boyunca bu yapının imkansız olduğunu kantılamaya çalıştı.قضى بعض أفضل علماء الرياضيات مئات السنين في محاولة إثبات أن هذا الشكل مستحيل.
En iyi matematikçilerden bazıları yüzlerce yıl boyunca bu yapının imkansız olduğunu kantılamaya çalıştı.不可能性を証明するのに何百時間と費やしました 双曲構造の何がそうさせるのでしょう?
En ünlü sample trollü yüzlerce davaya sahip샘플 트롤 중 가장 유명한 회사는 Bridgeport Music 인데,
En ünlü sample trollü yüzlerce davaya sahip Bridgeport Müzik'tir.De meest bekende sample troll is Bridgeport Music, die honderden rechtszaken aanspanden.
En ünlü sample trollü yüzlerce davaya sahip Bridgeport Müzik'tir.Den mest kendte 'sample troll' er Bridgeport Music, der har anlagt hundredevis af søgsmål.
En ünlü sample trollü yüzlerce davaya sahip Bridgeport Müzik'tir.Der bekannteste Sample-Troll ist "Bridgeport Music", der bisher hunderte Klagen einreichte.
En ünlü sample trollü yüzlerce davaya sahip Bridgeport Müzik'tir.El trol de sampling más famoso es Bridgeport Music, que ha interpuesto miles de demandas.
En ünlü sample trollü yüzlerce davaya sahip Bridgeport Müzik'tir.La plus connue de ces sample trolls est Bridgeport Music qui a porté des milliers de plaintes.
En ünlü sample trollü yüzlerce davaya sahip Bridgeport Müzik'tir.Najsłynniejszy troll próbkowy to Bridgeport Music, który wniósł już setki pozwów.
En ünlü sample trollü yüzlerce davaya sahip Bridgeport Müzik'tir.Nejslavnějším příkladem samplového trola je Bridgeport Music, která podala k soudu tisíce případů.
En ünlü sample trollü yüzlerce davaya sahip Bridgeport Müzik'tir.O troll mais famoso de "samples" é a Bridgeport Music, que já apresentou centenas de acções judiciais.
En ünlü sample trollü yüzlerce davaya sahip Bridgeport Müzik'tir.Ο πιο διάσημος κυνηγός αποσπασμάτων είναι η Bridgeport Music, η οποία έχει καταθέσει εκατοντάδες αγωγές.
En ünlü sample trollü yüzlerce davaya sahip Bridgeport Müzik'tir.Най-известният семпъл трол са Bridgeport Music, които са завели стотици съдебни искове.
En ünlü sample trollü yüzlerce davaya sahip Bridgeport Müzik'tir.Самый известные сэмплерные тролли это Bridgeport Music, они подали сотни исков.
En ünlü sample trollü yüzlerce davaya sahipCon troll dùng bản mẫu nổi tiếng nhất
En ünlü sample trollü yüzlerce davaya sahipIl più famoso troll di esempi è la Bridgeport Music,
En ünlü sample trollü yüzlerce davaya sahipהסמפל הטרול המפורסם ביותר הוא Bridgeport Music,
En ünlü sample trollü yüzlerce davaya sahipブリッジポートミュージックは 何百件も訴訟をしている
Evet, ama aslında bunun gerçekleşmesini sağlayan yüzlerce insanın bireysel katılımıydı.Ale za tím vším stojí stovky jednotlivců, které to umožnili realizovat.
Evet, ama aslında bunun gerçekleşmesini sağlayan yüzlerce insanın bireysel katılımıydı.Certo, ma ci sono centinaia di individui che l'hanno fatto diventare una realtà.
Evet, ama aslında bunun gerçekleşmesini sağlayan yüzlerce insanın bireysel katılımıydı.Da, dar au fost sute de persoane care au făcut ca acest lucru să devină realitate.
Evet, ama aslında bunun gerçekleşmesini sağlayan yüzlerce insanın bireysel katılımıydı.Igen, de emberek százai dolgoztak persze azért, hogy ez valóra válhasson.
Evet, ama aslında bunun gerçekleşmesini sağlayan yüzlerce insanın bireysel katılımıydı.Ja, aber es waren offensichtlich Hunderte von Einzelnen, die das Realität werden liessen.
Evet, ama aslında bunun gerçekleşmesini sağlayan yüzlerce insanın bireysel katılımıydı.Ja, ampak za tem je stalo na stotine posameznikov, ki so idejo pomagali uresničiti.
Evet, ama aslında bunun gerçekleşmesini sağlayan yüzlerce insanın bireysel katılımıydı.Ja, maar het was duidelijk dat er honderden mensen waren die dat tot werkelijkheid maakten.
Evet, ama aslında bunun gerçekleşmesini sağlayan yüzlerce insanın bireysel katılımıydı.Ja, men det var hundratals personer som hade förvandlat denna idé till verklighet.
Evet, ama aslında bunun gerçekleşmesini sağlayan yüzlerce insanın bireysel katılımıydı.네, 하지만 이 날이 현실로 이뤄지기까지 수백명의 개개인들의 노력이 있었습니다.
Evet, ama aslında bunun gerçekleşmesini sağlayan yüzlerce insanın bireysel katılımıydı.Mas houve centenas de pessoas que fizeram com que isso fosse uma realidade.
Evet, ama aslında bunun gerçekleşmesini sağlayan yüzlerce insanın bireysel katılımıydı.No tak, ale oczywiście setki osób przyczyniło się do urzeczywistnienia tegoż.
Evet, ama aslında bunun gerçekleşmesini sağlayan yüzlerce insanın bireysel katılımıydı.Oui, mais il y a bien sûr des centaines de personnes qui ont permis ça.
Evet, ama aslında bunun gerçekleşmesini sağlayan yüzlerce insanın bireysel katılımıydı.Sí, pero fueron cientos de personas, obviamente, que lo hicieron una realidad.
Evet, ama aslında bunun gerçekleşmesini sağlayan yüzlerce insanın bireysel katılımıydı.Thật tuyệt, có hàng trăm người đã cùng chung tay để giúp ước mơ của tôi trở thành hiện thực.
Evet, ama aslında bunun gerçekleşmesini sağlayan yüzlerce insanın bireysel katılımıydı.Ya, tapi ada ratusan orang yang jelas membuat ini menjadi kenyataan.
Evet, ama aslında bunun gerçekleşmesini sağlayan yüzlerce insanın bireysel katılımıydı.Ναι, αλλά υπήρχαν εκατοντάδες άτομα προφανώς που το έκαναν αυτό πραγματικότητα.
Evet, ama aslında bunun gerçekleşmesini sağlayan yüzlerce insanın bireysel katılımıydı.Але за цим досягненням стоять сотні людей.
Evet, ama aslında bunun gerçekleşmesini sağlayan yüzlerce insanın bireysel katılımıydı.Да, но имаше стотици хора, които очевидно направиха това реалност.
Evet, ama aslında bunun gerçekleşmesini sağlayan yüzlerce insanın bireysel katılımıydı.Конечно же, это результат усилий сотен людей.
Evet, ama aslında bunun gerçekleşmesini sağlayan yüzlerce insanın bireysel katılımıydı.כן, והיו מאות אנשים שבזכותם זה הפך למציאות.
Evet, ama aslında bunun gerçekleşmesini sağlayan yüzlerce insanın bireysel katılımıydı.من الواضح أنه كان هناك المئات من الافراد الذين ساهموا بتحويل ذلك الى حقيقة
Evet, ama aslında bunun gerçekleşmesini sağlayan yüzlerce insanın bireysel katılımıydı.彼ら全員に感謝しています
Fakat, hali hazýrda kazma iţlemi ile birlikte ortaya çýkan yüzlerce ton toprakla ne yapýlmalýdýr?- Il y a des procédés miniers et des procédés in situ, et chacun de ces procédés vise en somme à extraire
Fakat, hali hazýrda kazma iţlemi ile birlikte ortaya çýkan yüzlerce ton toprakla ne yapýlmalýdýr?그럼 물 위로 기름이 둥둥 뜨는데 (마이크 머크레디 / 타르 샌드에 반대하는 선주민 단체) 그걸 긁어 모은 게 역청 입니다.
Fakat, hali hazýrda kazma iţlemi ile birlikte ortaya çýkan yüzlerce ton toprakla ne yapýlmalýdýr?luego lo quitan, y a eso se llama el betún.
Fakat, hali hazýrda kazma iţlemi ile birlikte ortaya çýkan yüzlerce ton toprakla ne yapýlmalýdýr?- Τα Tar sands δεν είναι στην πραγματικότητα πετρέλαιο.\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.Când mi-am lansat dorinţa anul trecut, sute de oameni s-au ridicat şi au spus că vor să ne ajute.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.Cuando pedí mi deseo el año pasado, cientos de personas se movilizaron y quisieron ayudarnos.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.Gdy wystartowałem z tym marzeniem w zeszłym roku, setki ludzi wstało i powiedziało, że chcą nam pomóc.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.Keď som vyslovil moje prianie minulý rok stovky ľudí sa postavili a povedali,že nám chcú pomôcť.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.Khi tôi đưa ra mong muốn của tôi năm ngoái, hàng trăm người đứng dậy và nói rằng họ muốn giúp chúng tôi.
İlgili Sayfalar