yüzlerce ile cümle
yüzlerce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Buna ek olarak olaylarda yüzlerce sivil de yaralanmıştır.In addition, hundreds of civilians were left injured during the events.
Patlama sonucu duman bulutu yüzlerce metre yüksekliğine ulaşmıştır.The eruption produced a column of smoke several meters high.
Bu türleri yüzlerce yıl yaşar.And we have to live with this for hundreds of years?
Yüzlerce çevrim içi yaşam programı var iken, bir liste burada karşılanamaz.There are now thousands of Life programs online, so a full list will not be provided here.
Böylesi daha yüzlerce olay vardır."There are hundreds of such nests."
Yüzlerce insan ateş hattını geçmeyi seçti.The Redeemers organized hundreds of rifle clubs.
Bu ek paket aynı zamanda yüzlerce yeni haritayı da içermektedir.The latter volume also includes numerous maps.
Yellowstone Ulusal Parkı'nda isimlendirilmiş 45 şelale ve isimlendirilmemiş yüzlerce şelale vardır.There are at least 40 named and hundreds of unnamed glaciers in Denali National Park and Preserve.
Yüzlerce talebe ondan ders aldı.Hundreds learned under his tutelage.
Çayır köpekleri büyük koloniler halinde yaşarlar, koloniler yüzlerce dönüm araziye yayılabilirler.The common bent-wing bats can form large colonies and migrate hundreds of kilometers.
Tek bir depolama aygıtı kullanılarak yüzlerce poz çekilip kaydedilebilir.Thanks to some stores a few 100 records could be sold eventually.
Bu kandillerden doğacak yangın riskine karşı birkaç oda yüzlerce su kovası ile doldurulmuştur.To prevent the risks of fire, several rooms were filled with hundreds of water buckets.
Her yıldız bir yıl boyunca yüzlerce kez gözlendi.Many of the stars are kept up all year.
Daha sonra Joszef yüzlerce kez kızını ve karısını öldürmeyi denedi.Samantha tried to kill her sister several times.
Yüzlerce köle öldürüldü.Hundreds of foreigners were murdered.
Yaptığı küçük boyutlu gözlemler 1912'den öldüğü 1917 yılına kadar yüzlerce olmuştu.Their success consisted of twelve states obtaining such legislation by 1917.
Yüzlerce modifiye bileşik reseptöre model olmak üzere sentezlendi.Hundreds of modified compounds were synthesized in an effort to develop a model of the receptor.
Yüzlerce işçi asılsız ithamlarla tutuklandı.Hundreds of undocumented workers were arrested.
Düşük kütleli X-ışını ikililerinin yörünge süreleri on dakika ile yüzlerce gün arasında değişir.The orbital periods of LMXBs range from ten minutes to hundreds of days.
Bu dönemde cephe artık yüzlerce kilometre içeri girmiştir.The actual front had by then already moved hundreds of kilometres further east.
Azerbaycan şairlerinin yüzlerce şiirlerine ve rusça onlarla şiirsel örneğe müzik yazmıştır.She wrote music to the hundreds of poems of Azerbaijan poets and tens of poetic examples in Russian.
Dinozorlar : Yüzlerce türü vardı.There are hundreds of Dinobots.
Bu orduda savaş için eğitilmiş yüzlerce köpek de vardı.There were 1,600 elephants trained for war.
Bu örgütlerin yüzlerce destekçisi ve sempatizanı vardı.The group also has around 200 sympathizers and supporters.
Sovyetlerden binlerce ekonomist ve yüzlerce siyasi danışman Çin'e yardım etmek için gönderildi.The Soviet Union dispatched some 11,000 scientific and technical aid personnel to China.
Bazı ülkelerde onlarca, bazılarında ise yüzlerce etnik grup bulunabilmektedir.Within some local unions there may be tens—indeed hundreds—of bargaining units.
Bu seriden 1914'ten 1921'e kadar yüzlerce resim boyadı.She created around forty of these types of paintings until 1949.
Yüzlerce araba ve onlarca TIR Marmara Denizi'ne sürüklendi.More than 200 cars have been washed into the Marmara Sea and dozens of trucks damaged.
Yüzlerce bilim adamı Almanya’dan göç etti.They sent several hundred packages to Germany.
Yüzlerce insanın aynı cevabı verdiğini duydum:I've heard hundreds of people give the same answer:
Yüzlerce kilometreyi katedeceğiz, hızımız da saatte 724 km.We cover hundreds of miles, and we fly about 450 miles an hour.
Yüzlerce nekropsi yaptık ve üçte birinden fazlasının midesi plastik parçalar ile kirlenmişti.We did hundreds of necropsies, and over a third had polluted plastic fragments in their stomachs.
Yüzlerce hata trilyonlarca bize her gün ve bizi olun.Hundreds of trillions of bugs are with us every day and they make us us.
Sadece bir bakışta yüzlerce rakamı ezberliyorlardı.They were memorizing hundreds of random numbers, looking at them just once.
Ve bunu yüzlerce ve yüzlerce defa yapacak.And he'll do that hundreds and hundreds of times.
Denizaltıların içince yüzlerce dalış yaptımI've made hundreds of dives in submersibles.
O andan itibaren yüzlerce kez dinlediğimiz hikayeyi tekrar tekrar dinlerdim.And I heard the same story again and again, a story we've heard hundreds of times since then.
Buraya, beklemek için binlerce yer ve yüzlerce saatimizi verdiğimiz bu yere nasıl geldik?How did we get here where we devote hundreds of acres and thousands of hours to waiting?
Seni bekleyen yüzlerce dans eden bilim adamı var.There are hundreds of dancing scientists waiting for you.
- ABD Patent Ofisi sürekli yüzlerce yazılım patentini inceliyor.The Patent Office issues hundreds of software patents all the time.
Yüzlerce metre yüksekliğinde.Devasa.It's hundreds of feet high. It's enormous.
Oldukça eminim ki, bir gün tarih kitapları yazacağız. Bundan yüzlerce yıl sonra.I'm pretty sure that one day we'll be writing history books hundreds of years from now.
Yangın gündüz oldu. Dükkan yüzlerce insanla doluyduThe fire occurred during the day when the store was occupied by hundreds of people.
Mineraller vücudunuzdaki yüzlerce farklı enzim için gerekli değişkenlerdir.And minerals are co-factors for hundreds of different enzymes in your bodies.
"Şey, yüzlerce kez biraz." "Sonra kaç tane var?""Well, some hundreds of times." "Then how many are there?"
Tunus'taki konuşmamdan iki hafta sonra, yüzlerce portre yapıldı.Two weeks after my speech, in Tunisia, hundreds of portraits were made.
Yüzlerce remix geri geldi -- bir çok farklı denemeler.And have to do something with it." Hundreds of remixes came back -- lots of different attempts.
Sonra bunları da DJ'lere yolladık bu kaynak malzemeyi kullanarak yüzlerce şarkı yaptılar.And those were then distributed to DJs who have made hundreds of songs using that source material.
Yüzlerce adım gerektirir, ve çok ama çok uzun zaman alır.It requires hundreds of steps, and it takes a long, long time.
Ve her birinde de yüzlerce milyarlarca yıldız...And each of them contains hundreds of billions of stars
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?I asked him, what was it like to actually herd a thousand cattle across hundreds of miles?
Ruh ve sinir hastalıları hastanelerinde yüzlerce gün geçirdim.I've spent hundreds of days in psychiatric hospitals.
Yüzlercesi, binlercesi düşünceli, yasak."Hundreds of thousands with thoughts, interdiction.'
Yüzlerce milyon dolar harcanarak aşı üretiminde mevcut akışın hızlanması sağlandı.Hundreds of millions of dollars were spent and flowed to accelerating vaccine manufacturing.
Polis rutin olarak öğrencileri ve destekçilerini copladı ve yüzlercesini gözaltına aldıPolice routinely clubbed students and their allies and arrested them by the hundreds
Tony, bu ameliyatlardan yüzlerce yaptı değil mi?And Tony's done hundreds of these?
Yeryüzü kabuğunun yüzlerce mil altından erimiş kayaların yüzeye çıktığı birer damar yoludurAn artery of superheated rock rises to the surface from hundreds of miles beneath the crust
Bunu yüzlerce insanın almasına ihtiyacımız vardı.And so we needed hundreds of people to buy this.
Yüzlerce insan bunu almasaydı, bunu piyasaya sunamazdık.If hundreds of people didn't buy this, we couldn't put it on the market.
Bu yüzden Kickstarter'a koyduk ve ilk gününde yüzlerce insan satın aldı.And so we put it up on Kickstarter, and hundreds of people bought it in the first day.