yüzlerce ile cümle
yüzlerce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Çarşamba günü Salman Khan'ın dünya çapında öğrencilere yüzlerce konu öğretenQuand j'ai entendu la conférence impressionnante de
Çarşamba günü Salman Khan'ın dünya çapında öğrencilere yüzlerce konu öğreten지난 수요일 새먼 칸(Salman Khan)의 강연에서 그가 설립한
Çarşamba günü Salman Khan'ın dünya çapında öğrencilere yüzlerce konu öğretenכששמעתי את ההרצאה המדהימה של סלמאן קאן ביום רביעי,
Çarşamba günü Salman Khan'ın dünya çapında öğrencilere yüzlerce konu öğretenعندما سمعت المحادثة الرائعة من سلمان خان يوم الاربعاء
Çarşamba günü Salman Khan'ın dünya çapında öğrencilere yüzlerce konu öğreten素晴らしい講演を聞きました カーン・アカデミーのウェブサイトで
Çek Cumhuriyeti'nden Sudan'a kadar 18 ülkede yüzlerce yuva ve yurdu ziyaret ettim.저는 체코부터 수단까지 18개국의 보육원을 방문하였습니다
Çek Cumhuriyeti'nden Sudan'a kadar 18 ülkede yüzlerce yuva ve yurdu ziyaret ettim.Tôi đã nhìn thấy hàng trăm địa điểm trên 18 quốc gia, từ cộng hòa Séc đến Sudan.
Çek Cumhuriyeti'nden Sudan'a kadar 18 ülkede yüzlerce yuva ve yurdu ziyaret ettim.ראיתי מאות מקומות דומים ב-18 מדינות, החל מהרפובליקה הצ'כית ועד סודן.
Çek Cumhuriyeti'nden Sudan'a kadar 18 ülkede yüzlerce yuva ve yurdu ziyaret ettim.رأيت مئات المؤسسات المشابهة حول أكثر من 18 دولة، من جمهورية التشيك إلى السودان.
Çek Cumhuriyeti'nden Sudan'a kadar 18 ülkede yüzlerce yuva ve yurdu ziyaret ettim.数百か所の施設を見てきました 土地や文化が 多様であっても
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Charles Luland, el abuelo veía a cientos de figuras diferentes, diferentes paisajes de todo tipo.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Charles Lullin, a nagyapa, többszáz különböző alakot és mindenféle tájat látott.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Charles Lullin, bedstefaren, så hundredvis af forskellige figurer, forskellige landskaber af alle slags.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Charles Lullin, bunicul, a văzut sute de figuri diferite, peisaje diferite de toate tipurile.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Charles Lullin, děda, viděl stovky rozmanitých postav, různé krajiny všelijakých druhů.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Charles Lullin, der Großvater, sah hunderte verschiedener Gestalten, viele verschiedene Landschaften.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Charles Lullin, il nonno, vedeva centinaia di figure diverse, paesaggi diversi di ogni tipo.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Charles Lullin, le grand père, voyaient des centaines de visages différents, des paysages de toutes sortes.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Charles Lullin, morfadern, såg hundratals olika figurer och landskap av alla sorter.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Charles Lullin, người ông, nhìn thấy hàng trăm hình ảnh khác nhau, những cảnh quan khác nhau.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Charles Lullin, o avô, viu centenas de personagens diferentes, e diferentes paisagens de todo o tipo.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Charles Lullin, starý otec, videl stovky rozličných postáv, rôzne krajinky všelijakých typov.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Dziadek Bonneta, Charles Lullin, widywał setki różnych postaci, różnorakich krajobrazów.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Isoisä Charles Lullin näki satamäärin eri hahmoja ja kaikenlaisia maisemia.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.그 할아버지, 샤를 룰린은 수백가지의 다른 형태와 다른 풍경이 보였습니다.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Ο Τσάρλς Λούλιν, ο παππούς, είχε δει εκατοντάδες διαφορετικές φιγούρες, διάφορα τοπία όλων των ειδών.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Шарлз Люлян, дядото, виждал стотици различни фигури, различни пейзажи от всякакъв вид.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Шарль Люллен, дедушка, видел сотни разных фигур, различные пейзажи всех видов.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Шарль Люллін, дідусь, бачив сотні різних фігур, пейзажів усіх видів.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.צ'רלס לולנד, הסבא ראה מאות דמויות שונות,
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.تشارلز لولاند، الجد رأى المئات من الأشكال المختلفة، مناظر مختلفة من كل الأنواع.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.何百もの人影や形 風景が見えました バスローブ姿でパイプを吸う男も見えました
CIA bu hava araçlarından yüzlercesini kullandı, ve şüpheli 2000 Pakistanlı ve Taliban militanını öldürdü.CIA는 수 백개의 드론 미사일을 쏘았고, 이 드론 미사일은 2천명의 파키스탄인과 탈레반 반군 용의자를
CIA bu hava araçlarından yüzlercesini kullandı, ve şüpheli 2000 Pakistanlı ve Taliban militanını öldürdü.Het heeft die drones gebruikt om 2.000 verdachte Pakistanen en Taliban-militanten te doden.
CIA bu hava araçlarından yüzlercesini kullandı, ve şüpheli 2000 Pakistanlı ve Taliban militanını öldürdü.הCIA הטיס עשרות גיחות של טילי מל"ט, והוא השתמש במל"טים האלו כדי להרוג 2000 לוחמים חשודים
CIA bu hava araçlarından yüzlercesini kullandı, ve şüpheli 2000 Pakistanlı ve Taliban militanını öldürdü.قامت الاستخبارات المركزية بإطلاق مئات الصواريخ من نوع " درون " وباستخدام الدرون تم قتل ما يقارب 2000 مشتبه به
CIA bu hava araçlarından yüzlercesini kullandı, ve şüpheli 2000 Pakistanlı ve Taliban militanını öldürdü.パキスタンやタリバンの 戦闘員と疑わしき 2千人を殺しました
Çıktısını alsanız, yüzlerce kiloluk nesneyi yanınızda taşıyormuşsunuz gibi görünüyor.Beh, se ne stampaste tutto il contenuto, vi portereste dietro mezza tonnellata di carta.
Çıktısını alsanız, yüzlerce kiloluk nesneyi yanınızda taşıyormuşsunuz gibi görünüyor.Bueno, si lo imprimiésemos se vería como unos 450 kilos de material que van con nosotros todo el tiempo.
Çıktısını alsanız, yüzlerce kiloluk nesneyi yanınızda taşıyormuşsunuz gibi görünüyor.Ei bine, dacă îl tipăreşti, arată ca o mie de kilograme de materiale pe care le cari cu tine tot timpul.
Çıktısını alsanız, yüzlerce kiloluk nesneyi yanınızda taşıyormuşsunuz gibi görünüyor.Jeśli je wydrukować na papierze, to tysiące kilogramów.
Çıktısını alsanız, yüzlerce kiloluk nesneyi yanınızda taşıyormuşsunuz gibi görünüyor.Kdybyste to vytiskli, byly by to tisíce kilogramů materiálu, který s sebou neustále nosíte.
Çıktısını alsanız, yüzlerce kiloluk nesneyi yanınızda taşıyormuşsunuz gibi görünüyor.Keby ste to vytlačili, vypadalo by to ako stovky kíl materiálov, ktoré neustále nosíte so sebou.
Çıktısını alsanız, yüzlerce kiloluk nesneyi yanınızda taşıyormuşsunuz gibi görünüyor.아마 그걸 출력해 본다면 항상 들고 다니는 천 파운드 정도의 자료 같아 보이겠죠.
Çıktısını alsanız, yüzlerce kiloluk nesneyi yanınızda taşıyormuşsunuz gibi görünüyor.Nếu các bạn in nó ra, nó sẽ trông như là hàng tá vật liệu mà các bạn xách nó theo mọi lúc mọi nơi.
Çıktısını alsanız, yüzlerce kiloluk nesneyi yanınızda taşıyormuşsunuz gibi görünüyor.No, če bi jo natisnili, bi izgledala kot pol tone težek kup materiala, ki ga nosite s sabo ves čas.
Çıktısını alsanız, yüzlerce kiloluk nesneyi yanınızda taşıyormuşsunuz gibi görünüyor.Nos, ha kinyomtatnád, akkor több ezer kiló anyag lenne, amit folyamatosan magadnál hordasz.
Çıktısını alsanız, yüzlerce kiloluk nesneyi yanınızda taşıyormuşsunuz gibi görünüyor.Nu, als je het zou afdrukken lijkt het als 500 kilogram materiaal dat je constant aan het meezeulen bent.
Çıktısını alsanız, yüzlerce kiloluk nesneyi yanınızda taşıyormuşsunuz gibi görünüyor.Se o imprimíssemos, gerava milhares de quilo de material que transportaríamos para todo o lado.
Çıktısını alsanız, yüzlerce kiloluk nesneyi yanınızda taşıyormuşsunuz gibi görünüyor.Si vous en extrayez le tout, ça ressemble à une demi-tonne de matériel que vous transportez tout le temps.
Çıktısını alsanız, yüzlerce kiloluk nesneyi yanınızda taşıyormuşsunuz gibi görünüyor.Αν το εκτυπώσεις, μοιάζει με χιλιάδες κιλά υλικού που κουβαλάς μαζί σου όλη την ώρα.
Çıktısını alsanız, yüzlerce kiloluk nesneyi yanınızda taşıyormuşsunuz gibi görünüyor.Ами, ако го разпечатате, изглежда като хиляди килограми от материал, който носите през цялото време.
Çıktısını alsanız, yüzlerce kiloluk nesneyi yanınızda taşıyormuşsunuz gibi görünüyor.אז, אם תדפיסו אותו, זה נראה כמו אלפי קילוגרם של חומר שאתם נושאים כל הזמן.
Çıktısını alsanız, yüzlerce kiloluk nesneyi yanınızda taşıyormuşsunuz gibi görünüyor.ان قمت بطباعة تلك المعلومات التي تكونه.. فسوف تحصل على الاف الباوندات من المعلومات والتي تحملها معك طيلة الوقت
Çıktısını alsanız, yüzlerce kiloluk nesneyi yanınızda taşıyormuşsunuz gibi görünüyor.嗱,如果你將佢打印出嚟,就好似你要運輸 成千磅重嘅信息材料。
Çıktısını alsanız, yüzlerce kiloluk nesneyi yanınızda taşıyormuşsunuz gibi görünüyor.常に持ち歩いている事になります そしてその情報を失ってしまうと
Coca-Cola'nın yönetim kurulu başkanı bunun yüzlerce ünitesini, gelişen dünyada, test etmeyi onayladı.Chủ tịch của Coca-Cola vừa đồng ý làm một thử nghiệm lớn với hàng ngàn chiếc ở các nước đang phát triển.
Coca-Cola'nın yönetim kurulu başkanı bunun yüzlerce ünitesini, gelişen dünyada, test etmeyi onayladı.코카콜라의 회장이 개발도상에 있는 여러 국가에서 수백대의 워터메이커를 사용하는 대규모 시험을 하기로 최근에 동의했지요.
Coca-Cola'nın yönetim kurulu başkanı bunun yüzlerce ünitesini, gelişen dünyada, test etmeyi onayladı.Predseda Coca-Coly nedávno súhlasil s väčším testom stoviek týchto jednotiek v rozvojových krajinách.
Coca-Cola'nın yönetim kurulu başkanı bunun yüzlerce ünitesini, gelişen dünyada, test etmeyi onayladı.Ředitel Coca-Coly souhlasil s velkým testem stovek těchto jednotek v rozvojových zemích.