yüzlerce ile cümle

yüzlerce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Havaalanında yüzlerce taksi vardı,hepsi iş için çığırtkanlık yapıyorlardı.There were hundreds of taxis at the airport, all touting for business.
Bu fabrikada yüzlerce kişi çalışır.Hundreds of people work in this factory.
Biz yüzlerce sülün vurduk.We shot pheasants by the hundred.
Yüzlerce manda göle doğru yöneldi.Hundreds of buffaloes moved toward the lake.
Gemi yüzlerce göçmeni Amerika'ya taşıdı.The ship carried hundreds of emigrants to the US.
Bu kilise yüzlerce yıl önce inşa edilmiştir.The church was built hundreds of years ago.
Bu nehir yüzlerce mil uzanır.This river extends for hundreds of miles.
Polis ülke çapında yüzlerce uyuşturucu baskınları yaptı.The police have made hundreds of drug busts across the country.
Aslına bakarsan, Çinçe yüzlerce lehçeden oluşur.Strictly speaking, Chinese consists of hundreds of dialects.
Yüzlerce alan sel suları altında kaldı.Hundreds of fields were submerged in the flood.
Dün saat 10.00'da dışarıda yüzlerce kişi vardı.At 10 o'clock yesterday, there were hundreds of people outside.
Yüzlerce kuş gözüme ilişti.I caught sight of hundreds of birds.
Ev kadınlarının yapacak yüzlerce şeyi var.Housewives have a hundred things to do.
Otoparka yüzlerce araba park edildi.Dozens of cars were parked in the parking lot.
Sokakta yüzlerce araba vardı.There were hundreds of cars on the street.
Stokta yüzlerce kayıtlarımız var.We have hundreds of records in stock.
Çalışmasında yüzlerce kitap var.There are hundreds of books in his study.
Onun yüzlerce kitabı var.She has hundreds of books.
Tatoeba'ya yüzlerce cümle yazmak isterdim ama yapmam gereken şeyler var.I would love to write hundreds of sentences on Tatoeba, but I've got things to do.
Caddelerde boş boş dolanan yüzlerce insan vardı.There were hundreds of people milling about in the streets.
Kanser tek değil fakat yüzlerce farklı hastalıklardan biridir.Cancer is not one but more than one hundred distinct diseases.
Tom çocuğunu günde yüzlerce kez öpüyor.Tom kisses his child a hundred times a day.
Atölyesinde yüzlerce kitap var.There are hundreds of books in his studio.
Onlar arkalarında yüzlerce yaralı insan bıraktı.They left behind hundreds of wounded men.
Yüzlerce insan öldürüldü.Hundreds of people were killed.
Yüzlerce insan öldürüldü veya yaralandı.Hundreds of people were killed or injured.
Yüzlerce gemi Amerikan limanlarından ayrıldı.Hundreds of ships left American ports.
Yüzlerce şehir ve kasaba hasar gördü.Hundreds of cities and towns suffered damage.
Yüzlerce ailenin evi yakılmıştı.The homes of hundreds of families were burned.
Orada gece ve gündüz yüzlerce işsiz adam uyur.Hundreds of unemployed men sleep there day and night.
Yüzlerce asker kamp ateşlerinin etrafında sessizce yemek yediler.Hundreds of soldiers ate in silence around their campfires.
Tom yüzlerce şarkı yazdı.Tom has written hundreds of songs.
Kaslar yüzlerce ince liften yapılmıştır.Muscles are made of hundreds of thin fibers.
Onların kürkleri üzerinde yüzlerce kene vardı.There were hundreds of ticks in its fur.
Gemi Amerika'ya yüzlerce göçmen taşıdı.The ship carried hundreds of immigrants to America.
Güneş sistemi dışı yüzlerce gezegen keşfedildi.Hundreds of extrasolar planets have been discovered.
Ordu yakışıklı, atletik adamın yüzlerce kopyasını klonlamaya karar verdi.The army decided to clone hundreds of copies of the handsome, athletic man.
Yüzlerce cümle ekledik.We added hundreds of sentences.
Yüzlerce cümle ekliyoruz.We add hundreds of sentences.
Sigarayı bırakmak kolaydır. Bunu yüzlerce kez yaptım.It's easy to quit smoking. I've done it hundreds of times.
Tatoeba'ya daha yüzlerce kelime yazmak istiyorum, fakat işime dönmem lazım.I would like to write hundreds of words more to Tatoeba but I have to go back to my work.
Bilgisayarımda böyle yüzlerce örnek var.I have hundreds of such examples in my computer.
Yüzlerce insan öldü.People died by the hundreds.
Onlar çocuklarını her gün yüzlerce kez öperler.They kiss their child a hundred times a day.
Bu yanardağ yüzlerce yıldır aktif değildir.This volcano has been inactive for hundreds of years.
Çin yüzlerce yıldır soyutlanmıştır.China was isolated for hundreds of years.
Medeniyet bu gizli topraklarda yüzlerce yıldır gelişti.Civilization has flourished for hundreds of years in this hidden land.
Sözlü gelenek yüzlerce yıldır vardır.Oral tradition has existed for hundreds of years.
Tüm insanlar yüzlerce yıl hatırlanacak.All you people will be remembered for hundreds of years.
Yüzlerce yıldır hiç kimse o cehennemi çölü geçmedi.No one has crossed that infernal desert in hundreds of years.
Yüzlerce insan alana çıktı.Hundreds of people came out into the square.
Sana yüzlerce kez söyledim.I've told you so a hundred times.
Tom'un yüzlerce kitabı var.Tom has hundreds of books.
Yüzlerce lise öğrencisini taşıyan bir feribot Güney Kore'de battı.A ferry carrying hundreds of high school students sank in South Korea.
Leatherback kaplumbağaları yüzlerce kilo ağırlığında olabilirler.Leatherback turtles can weigh hundreds of kilos.
Ben yüzlerce kitap okudum.I've read hundreds of books.
Onlar yüzlerce mil rampa ve köprüler yapmak zorundaydı.They had to build hundreds of miles of ramps and bridges.
Büyük babam yüzlerce kısa hikaye anlatır.My grandfather tells hundreds of anecdotes.
Tom yüzlerce makale ve birkaç kitap yazdı.Tom has written hundreds of articles and several books.
Her gün yüzlercesi ölür.Hundreds die every day.
İlgili Sayfalar