yüzler ile cümle

yüzler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bu, yüzlerce şehirdeki binlerce kullanıcının zaferidir, her seferinde bir kullanıcı, bir düzenleme.何千もの利用者たちと 一人ひとりの小さな編集による勝利です これは私たち地球のいまだ地図化されていない
Bu yüzlerin birinin alanı nedir? x çarpı 5 x üzeri eksi 2.Certo?
Bu yüzlerin birinin alanı nedir? x çarpı 5 x üzeri eksi 2.Entonces, ahora nos interesa este lado de arriba al frente, y despues el lado que esta aqui atras.
Bu yüzlerin birinin alanı nedir? x çarpı 5 x üzeri eksi 2.Ile wynosi pole każdej ściany? To x razy 5 razy x do minus 2.
Bu yüzlerin birinin alanı nedir? x çarpı 5 x üzeri eksi 2.Und so was ist der Bereich aller dieser Seiten?
Bu yüzlerin birinin alanı nedir? x çarpı 5 x üzeri eksi 2.وبذلك ما هي مساحة كل من هذه الاوجه؟ انها x (5x - 2)
Bu yüzlerin damga bırakan gücü ve arkalarında yatan duygular beni olduğum belgesel fotoğrafçısı yapan şeyler.Impactul acestor chipuri și emoțiile din spatele lor mă definesc ca fotojurnalist documentar.
Bu yüzlerin damga bırakan gücü ve arkalarında yatan duygular beni olduğum belgesel fotoğrafçısı yapan şeyler.Обжигающая сила их лиц и эмоций за ними сделала меня фотографом-документалистом.
Bu yüzlerin damga bırakan gücü ve arkalarında yatan duygular beni olduğum belgesel fotoğrafçısı yapan şeyler.その表情の裏にある 彼らの感情を人々に伝える事が 記録報道写真家としての 使命だと信じています こういった気持なくして 人の密やかな感情や
Çarşamba günü Salman Khan'ın dünya çapında öğrencilere yüzlerce konu öğretenQuand j'ai entendu la conférence impressionnante de
Çarşamba günü Salman Khan'ın dünya çapında öğrencilere yüzlerce konu öğreten지난 수요일 새먼 칸(Salman Khan)의 강연에서 그가 설립한
Çarşamba günü Salman Khan'ın dünya çapında öğrencilere yüzlerce konu öğretenכששמעתי את ההרצאה המדהימה של סלמאן קאן ביום רביעי,
Çarşamba günü Salman Khan'ın dünya çapında öğrencilere yüzlerce konu öğretenعندما سمعت المحادثة الرائعة من سلمان خان يوم الاربعاء
Çarşamba günü Salman Khan'ın dünya çapında öğrencilere yüzlerce konu öğreten素晴らしい講演を聞きました カーン・アカデミーのウェブサイトで
Çek Cumhuriyeti'nden Sudan'a kadar 18 ülkede yüzlerce yuva ve yurdu ziyaret ettim.저는 체코부터 수단까지 18개국의 보육원을 방문하였습니다
Çek Cumhuriyeti'nden Sudan'a kadar 18 ülkede yüzlerce yuva ve yurdu ziyaret ettim.Tôi đã nhìn thấy hàng trăm địa điểm trên 18 quốc gia, từ cộng hòa Séc đến Sudan.
Çek Cumhuriyeti'nden Sudan'a kadar 18 ülkede yüzlerce yuva ve yurdu ziyaret ettim.ראיתי מאות מקומות דומים ב-18 מדינות, החל מהרפובליקה הצ'כית ועד סודן.
Çek Cumhuriyeti'nden Sudan'a kadar 18 ülkede yüzlerce yuva ve yurdu ziyaret ettim.رأيت مئات المؤسسات المشابهة حول أكثر من 18 دولة، من جمهورية التشيك إلى السودان.
Çek Cumhuriyeti'nden Sudan'a kadar 18 ülkede yüzlerce yuva ve yurdu ziyaret ettim.数百か所の施設を見てきました 土地や文化が 多様であっても
Çene yüzler-ecek hareketsiz var olmak iş parçasına rağmen çene saptırma için paralelAs faces de mandíbula ainda será paralelas à peça de trabalho apesar de deflexão de mandíbula
Çene yüzler-ecek hareketsiz var olmak iş parçasına rağmen çene saptırma için paralelAz állkapocs-arc továbbra is párhuzamosan a munkadarab, annak ellenére, hogy az állkapocs alakváltozás
Çene yüzler-ecek hareketsiz var olmak iş parçasına rağmen çene saptırma için paralelČelist tváře bude stále paralelně k obrobku navzdory deformace čelisti
Çene yüzler-ecek hareketsiz var olmak iş parçasına rağmen çene saptırma için paralelDie Kiefer-Gesichter werden weiterhin parallel zum Werkstück trotz Kiefer Durchbiegung
Çene yüzler-ecek hareketsiz var olmak iş parçasına rağmen çene saptırma için paralelFeţele maxilarului va fi în continuare paralel cu piesa de lucru in ciuda maxilarului deformarea
Çene yüzler-ecek hareketsiz var olmak iş parçasına rağmen çene saptırma için paralelI volti di mascella sarà ancora paralleli al pezzo da lavorare nonostante la deviazione della mandibola
Çene yüzler-ecek hareketsiz var olmak iş parçasına rağmen çene saptırma için paralelKæbe ansigter vil stadig være parallel til arbejdsemnet trods kæbe afbøjning
Çene yüzler-ecek hareketsiz var olmak iş parçasına rağmen çene saptırma için paralelKhuôn mặt hàm vẫn sẽ được song song với các mảnh công việc mặc dù hàm lệch
Çene yüzler-ecek hareketsiz var olmak iş parçasına rağmen çene saptırma için paralel턱 얼굴 턱 처 짐에도 불구 하 고 작품을 조각에 평행 하 게 됩니다.
Çene yüzler-ecek hareketsiz var olmak iş parçasına rağmen çene saptırma için paralelLas caras de la mandíbula será paralelas a la pieza de trabajo a pesar de la desviación de la mandíbula
Çene yüzler-ecek hareketsiz var olmak iş parçasına rağmen çene saptırma için paralelLes visages de la mâchoire sera toujours parallèles à la pièce à travailler malgré la déviation de la mâchoire
Çene yüzler-ecek hareketsiz var olmak iş parçasına rağmen çene saptırma için paralelLeuan kasvoja voi silti suuntaisella työkappaleen huolimatta leuan taipuma
Çene yüzler-ecek hareketsiz var olmak iş parçasına rağmen çene saptırma için paralelTwarze szczęki nadal będzie równolegle do obrabianego pomimo szczęki odkształcenia
Çene yüzler-ecek hareketsiz var olmak iş parçasına rağmen çene saptırma için paralelΤα πρόσωπα της γνάθου θα εξακολουθεί να είναι παράλληλη προς το κομμάτι εργασίας παρά σαγόνι εκτροπή
Çene yüzler-ecek hareketsiz var olmak iş parçasına rağmen çene saptırma için paralelЧелюстта лицата ще продължи да бъде успоредна на работата парче въпреки челюстната деформация
Çene yüzler-ecek hareketsiz var olmak iş parçasına rağmen çene saptırma için paralelЧелюсть лица по-прежнему будет параллельно заготовки несмотря на отклонение челюсти
Çene yüzler-ecek hareketsiz var olmak iş parçasına rağmen çene saptırma için paralelوجوه الفك سيظل موازية لقطعة العمل رغم انحراف الفك
Çene yüzler-ecek hareketsiz var olmak iş parçasına rağmen çene saptırma için paralelいくつか現実世界のシナリオを見てみましょう
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Charles Luland, el abuelo veía a cientos de figuras diferentes, diferentes paisajes de todo tipo.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Charles Lullin, a nagyapa, többszáz különböző alakot és mindenféle tájat látott.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Charles Lullin, bedstefaren, så hundredvis af forskellige figurer, forskellige landskaber af alle slags.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Charles Lullin, bunicul, a văzut sute de figuri diferite, peisaje diferite de toate tipurile.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Charles Lullin, děda, viděl stovky rozmanitých postav, různé krajiny všelijakých druhů.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Charles Lullin, der Großvater, sah hunderte verschiedener Gestalten, viele verschiedene Landschaften.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Charles Lullin, il nonno, vedeva centinaia di figure diverse, paesaggi diversi di ogni tipo.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Charles Lullin, le grand père, voyaient des centaines de visages différents, des paysages de toutes sortes.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Charles Lullin, morfadern, såg hundratals olika figurer och landskap av alla sorter.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Charles Lullin, người ông, nhìn thấy hàng trăm hình ảnh khác nhau, những cảnh quan khác nhau.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Charles Lullin, o avô, viu centenas de personagens diferentes, e diferentes paisagens de todo o tipo.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Charles Lullin, starý otec, videl stovky rozličných postáv, rôzne krajinky všelijakých typov.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Dziadek Bonneta, Charles Lullin, widywał setki różnych postaci, różnorakich krajobrazów.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Isoisä Charles Lullin näki satamäärin eri hahmoja ja kaikenlaisia maisemia.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.그 할아버지, 샤를 룰린은 수백가지의 다른 형태와 다른 풍경이 보였습니다.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Ο Τσάρλς Λούλιν, ο παππούς, είχε δει εκατοντάδες διαφορετικές φιγούρες, διάφορα τοπία όλων των ειδών.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Шарлз Люлян, дядото, виждал стотици различни фигури, различни пейзажи от всякакъв вид.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Шарль Люллен, дедушка, видел сотни разных фигур, различные пейзажи всех видов.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.Шарль Люллін, дідусь, бачив сотні різних фігур, пейзажів усіх видів.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.צ'רלס לולנד, הסבא ראה מאות דמויות שונות,
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.تشارلز لولاند، الجد رأى المئات من الأشكال المختلفة، مناظر مختلفة من كل الأنواع.
Charles Lullin, büyükbaba, yüzlerce farklı figür, her çeşitten değişik manzaralar gördü.何百もの人影や形 風景が見えました バスローブ姿でパイプを吸う男も見えました
CIA bu hava araçlarından yüzlercesini kullandı, ve şüpheli 2000 Pakistanlı ve Taliban militanını öldürdü.CIA는 수 백개의 드론 미사일을 쏘았고, 이 드론 미사일은 2천명의 파키스탄인과 탈레반 반군 용의자를
İlgili Sayfalar