yüzler ile cümle
yüzler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Orda yüzlere hassas olan nöronlar var.There are neurons there that are sensitive to faces.
O bölge hasar görünce yüzleri tanıma kabiliyetini kaybediyorsunuz, değil mi?Now, when that area's damaged, you lose the ability to see faces, right?
Yüzlerce hata trilyonlarca bize her gün ve bizi olun.Hundreds of trillions of bugs are with us every day and they make us us.
Karşılaştığınız insanların yüzlerine bakın.Look at the faces of people whom you meet.
Yüzler bizim için sosyal açıdan önemlidir.Faces are important for us socially.
Ve tabi, gülen yüzler. Her tür yüzü görmek kolaydır.And of course, happy faces, faces of all kinds are easy to see.
Sizin hepinizin yüzlerini görüyorum.I see all your faces.
Yan yüzler için kullanılacak malzemenin metrekare fiyatı 6 lira. -It says, materials for the sides of cost $6 per square meter.
- Yan yüzler için kullanılacak malzemenin metrekare fiyatı, 6 lira.Material for the sides costs $6 per square meter.
Bu yüzlerin birinin alanı nedir? x çarpı 5 x üzeri eksi 2.And so what's the area of each of these sides? It's x times 5x minus 2.
Sadece bir bakışta yüzlerce rakamı ezberliyorlardı.They were memorizing hundreds of random numbers, looking at them just once.
O yuvarlak dans ve onu yuvarlak ve yüzleri yaptı ve şarkı söyledi ve güldü.He danced round and round her and made faces and sang and laughed.
O bu yerin aşağı yavaş yavaş yürüdü ve de görünüyordu yüzleri baktı Ona bakıyorum.She walked slowly down this place and stared at the faces which also seemed to stare at her.
Yüzler basamağındaki 9'u 9 çarpı 100 olarak yazarız.The nine is in the hundreds place so we can literally re-write it as 9 x 100.
Ve bunu yüzlerce ve yüzlerce defa yapacak.And he'll do that hundreds and hundreds of times.
Pakistan'da yüzlerine asit atılarak eritilmiş kadınlarla tanıştım.I was with women in Pakistan who have had their faces melted off with acid.
Denizaltıların içince yüzlerce dalış yaptımI've made hundreds of dives in submersibles.
O andan itibaren yüzlerce kez dinlediğimiz hikayeyi tekrar tekrar dinlerdim.And I heard the same story again and again, a story we've heard hundreds of times since then.
Buraya, beklemek için binlerce yer ve yüzlerce saatimizi verdiğimiz bu yere nasıl geldik?How did we get here where we devote hundreds of acres and thousands of hours to waiting?
Sonra o sağımhane girdi ve aniden, hızla, şiddetle, kapıya çarptı yüzlerini.Then he entered the parlour, and suddenly, swiftly, viciously, slammed the door in their faces.
O ve Teddy, birlikte kapıya yaklaştı niyet yüzler.He and Teddy approached the door together, with intent faces.
Seni bekleyen yüzlerce dans eden bilim adamı var.There are hundreds of dancing scientists waiting for you.
Modellerinin yüzlerinde gölgeler vardır.There are shadows on the models' faces.
Yüzlerini beklenen yöneldiler, yoğun sessiz durdu haberci.All stood intensely silent, with their faces turned towards the expected messenger.
- ABD Patent Ofisi sürekli yüzlerce yazılım patentini inceliyor.The Patent Office issues hundreds of software patents all the time.
Yüzlerini ve adlarını aklınızda tutun.Your Highness, please memorize their faces and names.
Yüzlerce metre yüksekliğinde.Devasa.It's hundreds of feet high. It's enormous.
Oldukça eminim ki, bir gün tarih kitapları yazacağız. Bundan yüzlerce yıl sonra.I'm pretty sure that one day we'll be writing history books hundreds of years from now.
Bunlar arkadaşlarımın yüzleriydi.I mean, these were the faces of my friends.
Aşkın Yüzleri"Faces of Love"
Yangın gündüz oldu. Dükkan yüzlerce insanla doluyduThe fire occurred during the day when the store was occupied by hundreds of people.
Mineraller vücudunuzdaki yüzlerce farklı enzim için gerekli değişkenlerdir.And minerals are co-factors for hundreds of different enzymes in your bodies.
"Şey, yüzlerce kez biraz." "Sonra kaç tane var?""Well, some hundreds of times." "Then how many are there?"
8 rakamı yüzler basamağında.The 8 is in the hundreds place.
Birler basamağı, onlar basamağı, yüzler basamağı, binler basamağı ve on binler basamağı.Ones place, tens place, hundreds place, thousands place, ten-thousands place.
Buradaki 8'imiz -- yüzler basamağında bulunan--.Our 8 represents-- we see it's in the hundreds place.
Tunus'taki konuşmamdan iki hafta sonra, yüzlerce portre yapıldı.Two weeks after my speech, in Tunisia, hundreds of portraits were made.
Yüzlerce remix geri geldi -- bir çok farklı denemeler.And have to do something with it." Hundreds of remixes came back -- lots of different attempts.
Sonra bunları da DJ'lere yolladık bu kaynak malzemeyi kullanarak yüzlerce şarkı yaptılar.And those were then distributed to DJs who have made hundreds of songs using that source material.
Diğerleri ise çöp adamlar veya gülen yüzler çizmek istedi.And other people would draw stick figures or smiley faces.
Beşe kadar sayabiliyorlar. YÜzleri tanıyabiliyorlar.They can count to five.
Yüzlerce adım gerektirir, ve çok ama çok uzun zaman alır.It requires hundreds of steps, and it takes a long, long time.
Ve her birinde de yüzlerce milyarlarca yıldız...And each of them contains hundreds of billions of stars
Çoğunu yüzler kapatmış, vesaire.So many of them are occluded by faces, and so on.
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?I asked him, what was it like to actually herd a thousand cattle across hundreds of miles?
Yüzlerine bakarak anlayabilirsiniz.You can see it in their faces.
Ruh ve sinir hastalıları hastanelerinde yüzlerce gün geçirdim.I've spent hundreds of days in psychiatric hospitals.
Yüzlercesi, binlercesi düşünceli, yasak."Hundreds of thousands with thoughts, interdiction.'
Çirkin ve güzel yüzler olabilir.You can have ugly faces, beautiful faces in the mirror.
Yüzlerce milyon dolar harcanarak aşı üretiminde mevcut akışın hızlanması sağlandı.Hundreds of millions of dollars were spent and flowed to accelerating vaccine manufacturing.
Polis rutin olarak öğrencileri ve destekçilerini copladı ve yüzlercesini gözaltına aldıPolice routinely clubbed students and their allies and arrested them by the hundreds
Tony, bu ameliyatlardan yüzlerce yaptı değil mi?And Tony's done hundreds of these?
Avrupa Birliği'nin ve tüm yüzleri biliyordun,I knew about the European Union and all the faces,
Yüzlerin insana ait olduğunu söyleyebilirler, bu benim lisanım diyebilirler ve benzeri.They can tell that faces are human, they can tell that this is my own language, and so forth.
Yeryüzü kabuğunun yüzlerce mil altından erimiş kayaların yüzeye çıktığı birer damar yoludurAn artery of superheated rock rises to the surface from hundreds of miles beneath the crust
Burada, Jane Goodall'ı ve en sevdiği şempanzelerinden birini oyuncu yüzleriyle görüyoruz.Now, Jane Goodall has here a play face along with one of her favorite chimps.
Bunu yüzlerce insanın almasına ihtiyacımız vardı.And so we needed hundreds of people to buy this.
Yüzlerce insan bunu almasaydı, bunu piyasaya sunamazdık.If hundreds of people didn't buy this, we couldn't put it on the market.
Bu yüzden Kickstarter'a koyduk ve ilk gününde yüzlerce insan satın aldı.And so we put it up on Kickstarter, and hundreds of people bought it in the first day.
Geçtiğimiz 40 yıl boyunca, bizi yöneten kralların ve başkanların hep aynı yüzlerini gördüm.For the last 40 years,
İlgili Sayfalar