yüzler ile cümle
yüzler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Et ils étaient amis, et ils se sont serrés dans les bras et ils riaient, et leurs visages étaient à ça.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Jóban voltak, megölelték egymást, egymással nevetgéltek, és az arcuk ilyen közelre volt egymástól.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.그들은 친구 였습니다, 그래서 서로 포옹했고, 웃고 있었고, 그들은 얼굴을 이 정도로 가까이 하고 있었습니다.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Là bạn bè, họ ôm chầm lấy nhau rồi họ cùng cười phá lên, và mặt họ chỉ cách xa nhau từng này thôi.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Mereka berteman, dan mereka saling berpelukan, dan mereka tertawa, dan jarak wajah mereka sejauh ini.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Y eran amigos y se abrazaban y se reían y sus caras estaban así de cerca.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Ze waren vrienden. Ze omhelsden elkaar. Ze waren aan het lachen.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Είναι φίλοι και αγκαλιάστηκαν και γέλαγαν με τα πρόσωπά τους σε μια τέτοια απόσταση.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Вони були друзями.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Они были друзьями, и они сжимали друг друга в объятиях, смеялись, и их лица были вот на столько близко.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Те бяха приятели и се прегърнаха, те се смееха, а лицата им бяха ей на такова разстояние.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.הם היו ידידים, והתחבקו והם צחקו, והמרחק בין פרצופיהם היה כזה.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.لقد كانوا أصدقاء، فاحتضنا بعضهم البعض وكانا يضحكان، بالكاد توجد مسافة بين وجهيهما.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.笑いながら こんな近くで話すんです お互いの両腕を上へ下へと
Aşkın Yüzleri"A Szerelem Arcai"
Aşkın Yüzleri"Gezichten der Liefde"
Aşkın YüzleriLas caras del amor
Aşkın Yüzleri<i>גיאורג דריימן "פני האהבה"</i>
Aşkın Yüzleri"Visages d'Amour"
Aşkın Yüzleri"Лица любви"
Aslında bu, dünyanın dört bir yanından yüzlerce insanın bize katılmasıyla birlikte yaptığımız bir proje.Bij ons project zijn ondertussen honderden mensen van over de hele wereld aangesloten.
Aslında bu, dünyanın dört bir yanından yüzlerce insanın bize katılmasıyla birlikte yaptığımız bir proje.Des centaines de personnes de par le monde prennent maintenant part à notre projet, et travaillent avec nous.
Aslında bu, dünyanın dört bir yanından yüzlerce insanın bize katılmasıyla birlikte yaptığımız bir proje.Este un proiect la care acum ni s-au alaturat sute de oameni din toata lumea si fac asta impreuna cu noi.
Aslında bu, dünyanın dört bir yanından yüzlerce insanın bize katılmasıyla birlikte yaptığımız bir proje.Es un proyecto al que se nos han ido sumando cientos de personas de todo el mundo.
Aslında bu, dünyanın dört bir yanından yüzlerce insanın bize katılmasıyla birlikte yaptığımız bir proje.É um projeto a que se juntaram, até agora, centenas de pessoas de todo o mundo.
Aslında bu, dünyanın dört bir yanından yüzlerce insanın bize katılmasıyla birlikte yaptığımız bir proje.Gre pravzaprav za projekt, ki je k sodelovanju pritegnil na stotine ljudi po vsem svetu.
Aslında bu, dünyanın dört bir yanından yüzlerce insanın bize katılmasıyla birlikte yaptığımız bir proje.저희 프로젝트는 최근에 세계 각 나라의 수백명의 사람들과
Aslında bu, dünyanın dört bir yanından yüzlerce insanın bize katılmasıyla birlikte yaptığımız bir proje.W rzeczywistości do tego projektu włączyło się setki ludzi z całego świata, by razem z nami go współtworzyć.
Aslında bu, dünyanın dört bir yanından yüzlerce insanın bize katılmasıyla birlikte yaptığımız bir proje.Всъщност в този проект участват стотици хора от цял свят, с които го правим заедно.
Aslında bu, dünyanın dört bir yanından yüzlerce insanın bize katılmasıyla birlikte yaptığımız bir proje.Это проект, к которому уже подключились сотни людей по всему миру, и мы делаем его вместе.
Aslında bu, dünyanın dört bir yanından yüzlerce insanın bize katılmasıyla birlikte yaptığımız bir proje.וזה מיזם שהצטרפו אליו נכון לעכשיו מאות אנשים ברחבי העולם
Aslında bu, dünyanın dört bir yanından yüzlerce insanın bize katılmasıyla birlikte yaptığımız bir proje.وهو مشروع إنضممنا إليه في الواقع مع مئات الأشخاص حول العالم
Aslında bu, dünyanın dört bir yanından yüzlerce insanın bize katılmasıyla birlikte yaptığımız bir proje.何百人という人たちが参加し 何千人もの人たちが
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.A partir d'ici, on s'est mis à diviser ces visages en parties plus petites.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.De aici, am decupat aceste feţe în bucăţi mai mici şi componete ale feţei.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.De aquí, seccionamos esos gestos en pedazos y componentes más pequeños de su rosotro.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.그것을 시작으로, 우리는 그 얼굴들을 깎아내어, 더 작은 얼굴의 조각과 컴포넌트를 얻게 됩니다.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.Partendo da qui, abbiamo sezionato quei visi in parti più piccole, ottenendo le componenti del suo volto.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.Podzieliliśmy potem te wszystkie twarze na mniejsze części.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.Từ đó, chúng tôi chia những gương mặt đó thành những mảnh hơn và thành phần nhỏ của gương mặt anh ấy.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.Und dann haben wir diese Gesichter in kleinere Bestandteile und Komponente zerstückelt.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.Van daaruit hebben we die gezichten opgedeeld in steeds kleinere stukken.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.Από εκεί, στην ουσία χωρίσαμε αυτά τα πρόσωπα σε μικρότερα κομμάτια και μέρη του προσώπου του.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.Звідси ми буквально розділили ці лиця на маленькі шматочки та компоненти його обличчя.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.Отсюда мы фактически разъединяли эти лица на маленькие кусочки и компоненты его лица.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.После разделихме тези пози на отделни компоненти на лицето му.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.משם למעשה חתכנו את הפנים הללו לחלקים קטנים ורכיבים של הפנים שלו.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.من هناك ، ونحن في الواقع قد نقشنا في تلك الوجوه إلى قطع صغيرة ومكوناتها في داخل وجهه.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.切り込んでいって 文字通り何千という型ができあがりました
Aslında o da yüzlerce intihar bombacısını Amerikalıların da değil, Iraklıların,그는 이라크 알 카에다의 잔인한 지도자입니다.
Aslında o da yüzlerce intihar bombacısını Amerikalıların da değil, Iraklıların,הוא היה המנהיג הסדיסטי במיוחד של אל קאעידה בעיראק
Aslında o da yüzlerce intihar bombacısını Amerikalıların da değil, Iraklıların,لقد كان هو بشكل خاص الرأس السادية للقاعدة في العراق
Aslında o da yüzlerce intihar bombacısını Amerikalıların da değil, Iraklıların,彼が何百人もの自爆テロ者を 送り込んで攻撃したのは
Avrupa Birliği'nin ve tüm yüzleri biliyordun,Eu conhecia a União Europeia e todas as caras,
Avrupa Birliği'nin ve tüm yüzleri biliyordun,Ήξερα για την Ευρωπαϊκή Ένωση και όλα τα πρόσωπα,
Aylar süren incelemeden ve yüzlerce sayfa... ...mahkeme belgelerini okuduktan sonra... ...şu kanıtı bulduk:몇달 간의 조사와 수백 페이지의 법정 문서를 읽은 결과 우리는 셸과 에니가
Aylar süren incelemeden ve yüzlerce sayfa... ...mahkeme belgelerini okuduktan sonra... ...şu kanıtı bulduk:אחרי חודשים רבים שבהם חקרנו וקראנו מאות עמודים של מסמכים מבית המשפט, מצאנו הוכחה שאכן,
Aylar süren incelemeden ve yüzlerce sayfa... ...mahkeme belgelerini okuduktan sonra... ...şu kanıtı bulduk:بعد أشهر عديدة من حفر حولها والقراءة من خلال مئات الصفحات من وثائق المحكمة، وجدنا أدلة على ذلك، في الحقيقة،
Aylar süren incelemeden ve yüzlerce sayfa... ...mahkeme belgelerini okuduktan sonra... ...şu kanıtı bulduk:何百ページもの裁判書類を読み込み 証拠を発見したのですが シェル社とエニ社は
Aynı zamanda okullara yıkanma tesisleri koyuyoruz ki çocuklar yüzlerini gün içinde birçok kere yıkayabilsin.Chúng tôi lắp vòi nước ở trường nữa để đám trẻ rửa mặt nhiều lần mỗi ngày.
İlgili Sayfalar