yüzün ile cümle

yüzün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un yüzünü görmeliydin.You should've seen Tom's face.
Senin yüzünden geciktik.We're late because of you.
Senin yüzünden buradayız.We're here because of you.
Sizin yüzünüzden buradayız.We're here because of you.
Tom yüzünü kapattı.Tom covered his face.
Tom yüzünü sildi.Tom wiped his face.
Tom yüzünün üzerine düştü.Tom fell flat on his face.
Tom eline yüzüne bulaştırdı.Tom fell flat on his face.
O duygu yüzünden bunalmıştı.She was overwhelmed with emotion.
Onun yüzündeki görünüş paha biçilmezdi.The look on her face was priceless.
Onun yüzündeki görünüş paha biçilemezdi.The look on his face was priceless.
Talih yüzüne gülsün.May fortune smile on you.
Kahretsin, o lanet baykuşun çok gürültülü bir şekilde cırlaması yüzünden uyuyamıyorum.Fuck, I can't sleep because those damn owls are screeching so loudly.
Yüzünde korku vardı.There was fear on his face.
Gelecekle ilgili endişeler yüzünden ikisi de çocuk istemiyorlar.Due to worries about the future, both of them do not want children.
O çirkin yüzünü sakladı.She hid her ugly face.
O, çirkin yüzünü sakladı.He hid his ugly face.
O, çirkin yüzünü gizledi.He hid his ugly face.
Tom'un yüzünde bir gülümseme vardı.Tom had a smile on his face.
Şimdi bir şüphe gölgesi onun yüzünü kapladı.Some shadow of doubt now covered his face.
Vücut sabunu ile hiç yüzünü yıkadın mı?Have you ever washed your face with body soap?
Gürültü yüzünden uykuya dalamadım.I couldn't fall asleep because of the noise.
Onun yüzünde mutlu bir gülümseme gördüm.I saw a joyful smile on his face.
Akşam yemeğinden önce elini yüzünü yıkamaya git.Go wash up before dinner.
Şehir ışıkları yüzünden yıldızlar sönük görünüyor.The stars seem dim because of the city lights.
Emily'nin yüzüne baktım.I looked at Emily's face.
Sen hiç bir kadın yüzünden ağladın mı?Have you ever cried because of a woman?
Mary Tom'un yüzüne yumruk attı.Mary punched Tom in the face.
Senin yüzünü sevmiyorum ve ben artık şirketinize dayanamıyorum.I don't like your face and I can't bear your company any longer.
Onun yüzüne güldüm.I laughed in her face.
Yüzünde dondurma var.You have ice cream on your face.
Tom'un yüzünde rahatlamış bir ifade vardı.Tom had a relieved expression on his face.
Tom'un yüzünde memnun bir gülümseme vardı.Tom had a satisfied smile on his face.
Tom'un yüzünde bir morluk var.Tom has a bruise on his face.
Tom maskeyi yüzünden çıkardı.Tom pulled the mask off his face.
Tom yüzünde bıkkın bir ifadeyle uzaya bakıyordu.Tom was staring out into space with a bored expression on his face.
Senin yüzün tanıdık ama senin adını hatırlayamıyorum.Your face is familiar, but I can't recall your name.
Tom'un birası soğuk yüzünden dondu.Tom's beer froze because of the cold.
Senin yüzünden her şey mahvoldu.Everything is ruined because of you.
Tom'un yüzünde şaşkın bir ifade vardı.Tom had a confused look on his face.
Tom'un yüzünde tuhaf bir ifade vardı.Tom had a funny look on his face.
Tom'un yüzünde incinmiş bir ifade vardı.Tom had a hurt look on his face.
Tom'un yüzünde bir umut ifadesi vardı.Tom had a look of hope on his face.
Tom'un yüzünde üzgün bir ifade vardı.Tom had a pained look on his face.
Tom'un yüzünde aptalca bir ifade vardı.Tom had a silly look on his face.
Tom'un yüzünde garip bir ifade vardı.Tom had a strange look on his face.
Tom'un yüzünde endişeli bir ifade vardı.Tom had a worried look on his face.
Tom'un yüzünde bıkkın, ilgisiz bir görünüş vardı.Tom had a bored, disinterested look on his face.
Tom senin yüzünden ayrıldı.Tom left because of you.
Onun görgü yokluğu yüzünden dehşete düştüm.I was appalled by her lack of good manners.
Bu kremi yüzüne uygula.Apply this cream to your face.
Hastalık yüzünden toplantıya katılamadım.I wasn't able to attend the meeting due to illness.
Tom, Mary'nin yüzünde bir şaşkınlık bakışı gördü.Tom saw a look of confusion on Mary's face.
Tom bir an için Mary'ye baktı ve sonra yüzünü yana çevirdi.Tom stared at Mary for a moment and then looked away.
Tom Mary'nin yüzüne duman üfledi.Tom blew smoke in Mary's face.
O gıdanın tadına baktı ve yüzünü buruşturdu.She tasted the food and grimaced.
Tom'un yüzünde bir kararlılık ifadesi vardı.Tom had a look of determination on his face.
Avcının yüzünü gördün mü?Did you see the shooter's face?
Düğün gününde Tom Mary'ye gerçek yüzünü gösterdi.On the wedding day itself, Tom showed Mary his true face.
Yüzüne ne oldu?What happened to your face?

İlgili Sayfalar