yüzün ile cümle
yüzün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi.HE FROWNED AND turned away,
Semud milleti, içlerinden en azgını ileri atılınca, azgınlığı yüzünden peygamberleri yalanladı.The Thamud denied (the truth) in their perverseness
Küfürleri yüzünden Allah onları rahmetinden uzaklaştırdı. Onun için azı, pek azı inanır.In fact God has cursed them for their unbelief; and only a little do they believe.
Onlar da duyduk demişlerdi ve asi olduk. Buzağı sevgisi, küfürleri yüzünden ta iliklerine işlemişti.(The image of) the calf had sunk deep into their hearts on account of unbelief.
Gerçekten de yüzünü göğe çevirip arandığını görmekteyiz.We have seen you turn your face to the heavens.
Seni, razı olacağın bir kıbleye yönelteceğiz. Hadi, yüzünü Mescidi Haram'a çevir.We shall turn you to a Qiblah that will please you.
Nerede bulunursan bulun, hemen yüzünü Mescidi Haram'a doğru çevir.Wherever you come from turn towards the Holy Mosque: This in truth is from your Lord.
Bugün kafirler, dininiz yüzünden meyus olmuşlardır artık sizden, korkmayın onlardan, benden korkun.Today the unbelievers have lost every hope of (despoiling) your creed; so do not fear them, fear Me.
Rableri de öyleyse kafirliğiniz yüzünden tadın azabı der.He will say: "Then taste the agony of punishment for what you had denied."
İşte biz, kazandıkları suç yüzünden zalimlerin bir kısmını, bir kısmına böyle musallat ederiz.Thus do We place some sinners over others as requital for their deeds.
Bu çeşit sözleri yüzünden cezalarını yakında verecek.God will punish them for what they assert.
İçimizdeki akılsızların işledikleri suç yüzünden bizi de mi helak edeceksin?Will You destroy us for something the foolish among us have done?
Artık az gülsünler de çok ağlasınlar; bu da kazandıkları suç yüzünden uğradıkları cezadır.So let them laugh a little, for weep they will, more as retribution for what they have done.
Sabah çağına erdikleri gibi bir bağırış yüzünden helak olup gittiler.But they were seized by the mighty blast towards the morning;
İç yüzünü kavramana imkan olmayan birşeye nasıl sabredebilirsin ki?"How can you bear that which is beyond your comprehension?"
Sabredemediğin şeylerin iç yüzünü haber vereyim sana."But I will now explain the things you could not bear:
Rahmanın oğlu var demeleri yüzünden.For they have attributed a son to Ar-Rahman,
Hepsini de suçları yüzünden helak ettik.And We seized all of them for their crimes.
Dünya yaşayışının yalnız dış yüzünü bilirler ve onlar, ahiretten gafil olanlardır.They only know the palpable life of this world, and are oblivious of the Hereafter.
Yahut da, kazandıkları suçlar yüzünden fırtınalarla helak eder gemileri ve çoğunu da bağışlar.Or He could wreck them for what they have done; yet there is much that He pardons.
Ve şu cennete mirasçı oldunuz işlediğiniz şeyler yüzünden.This is the Paradise you will inherit (as meed) for your deeds.
Ve Allah, yer yüzünü size bir döşeme, bir yaygı olarak yaratmıştır.God has made the earth for you a spreading,
Yüzünü ekşitti ve döndürdü.HE FROWNED AND turned away,
Hangi suç yüzünden öldürüldün diye.For what crime she was put to death;
Öyle ki yalanlamıştır o ve yüzünü döndürmüştür.Who denied (the truth) and turned away.
Ve onlar için, yalancılık etmiş olmaları yüzünden acıklı bir azap öngörülmüştür.For them is suffering for they lie.
Yıldırımlar yüzünden ölüm korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar.They thrust their fingers into their ears for safety against noise and death.
Küfürleri yüzünden Allah onları lanetlemiştir de çok az bir kısmı iman eder.In fact God has cursed them for their unbelief; and only a little do they believe.
Şöyle demişlerdi: "Dinledik ve isyan ettik." İnkârları yüzünden gönüllerine buzağı içirildi.(The image of) the calf had sunk deep into their hearts on account of unbelief.
Biz senin, yüzünün habire göğe doğru çevrildiğini elbette görüyoruz.We have seen you turn your face to the heavens.
Artık yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. Nerede olsanız yüzünüzü Mescid-i Haram yönüne döndürün.So turn towards the Holy Mosque, and turn towards it wherever you be.
Nereden çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram'a döndür. Bu, elbette Rabbinden gelen gerçektir.Wherever you come from turn towards the Holy Mosque: This in truth is from your Lord.
Bu, kendi, ellerinizin üretip önden gönderdiği yüzündendir. Allah, kullara asla zulmedici değildir.This is (requital) for the deeds you had committed, for God is not unjust to any of His creatures.
Fakat Allah, küfürleri yüzünden onlara lanet etmiştir. Çok az bir kısmı hariç, iman etmezler.But God has disgraced them for their lack of belief; and so only a few of them believe.
Yoksa insanları, Allah'ın lütfundan kendilerine verdiği nimet yüzünden kıskanıyorlar mı?Are they so envious of others for what God has given them of His bounty?
Küfürleri sebebiyle, Meryem aleyhinde büyük bir yalan söylemeleri yüzünden...And because they denied and spoke dreadful calumnies of Mary;
Söylemiş oldukları yüzünden lanetlendiler.In fact, both His hands are open wide: He spends of His bounty in any way He please.
Ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, fenalığa bulaşmaları yüzünden kendilerine azap dokunacaktır.But those who deny Our messages will be seized by nemesis for being disobedient.
Sabah akşam, yüzünü isteyerek Rablerine yalvarıp yakaranları kovma!Do not turn away those who supplicate their Lord morning and evening, seeking His magnificence.
İşler oldukları ameller yüzünden O, onların Velî'si oluvermiştir.He will be their defender as reward for what they did.
Allah onları üretmekte oldukları iftiralar yüzünden cezalandıracaktır.He will punish them for what they fabricate.
Bu nitelendirmeleri yüzünden Allah cezalarını verecektir.God will punish them for what they assert.
Bunu onlara azgınlıkları yüzünden bir ceza olarak yaptık. Biz elbette sözünde duranlarız.This was the punishment for their insubordination; and what We say is true.
Ayetlerimize sırt dönenleri, yüz çevirmeleri yüzünden azabın en acıklısıyla cezalandıracağız.We shall punish those severely who turn away: A requital indeed for having turned aside.
"Siz, kadınları bırakıp şehvetiniz yüzünden erkeklere gidiyorsunuz.In preference to women you satisfy your lust with men.
Yoldan sapmaları yüzünden onları böyle imtihan ediyorduk.We tried them in this way, for they were disobedient.
Gerçeği çiğneyenler yüzünden bizi helâk mı edeceksin?"Will You destroy us for the deeds of those who dealt in vanities?"
Allah'a ve resulüne itaat edin. İşitip durduğunuz halde ondan yüzünüzü çevirmeyin.O believers, obey God and His Messenger, and do not turn away from him when you hear (him speak);
"İşte bu, ellerinizin önden gönderdiği şeyler yüzündendir.For what you have brought upon yourselves."
Kazanır oldukları yüzünden artık az gülsünler, çok ağlasınlar.So let them laugh a little, for weep they will, more as retribution for what they have done.
İbrahim'in, babası için af dilemesi, sadece ona verdiği bir söz yüzündendi.As for Abraham's prayer for his father, he was fulfilling a promise he had made to him.
Kazandıkları şeyler yüzünden varış yerleri ateş olacakların ta kendileridir.Will have Hell as their abode for what they have earned.
Artık onların yaptıkları yüzünden tasalanıp durma."So grieve not for what they are doing.
Ve yüzünü onlardan öteye döndürdü de şöyle inledi: "Ey Yûsuf'a duyduğum gam, neredesin!"He turned away from them and cried: "Alas for Joseph!"
Yemin olsun ki, onların söyledikleri yüzünden senin göğsünün daraldığını biliyoruz.We are well aware that you are disheartened by what they say.
Onlar için tasalanma! Kurmakta oldukları tuzaklar yüzünden de telaşlanma!Do not grieve for them, and do not be distressed by their plots.
Vallahi bu yolculuğumuz yüzünden epey çektik."I am exhausted from this journey."
Bu söz yüzünden neredeyse gökler çatlayacak, yer parçalanacak, dağlar yıkılıp çökecek;Which would cleave the skies asunder, rend the earth, and split the mountains,
İşte sana onların, işledikleri zulümler yüzünden çöküp ıpıssız kalmış evleri.So these their habitations lie deserted now because of their iniquities.
Onlar yüzünden tasalanma. Kurmakta oldukları tuzaklardan ötürü de sıkıntıya düşme.Do not grieve over them, and do not be distressed by what they contrive.