yüzük ile cümle

yüzük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kollarını açarak yüzükoyun yat ve ayaklarını birbirine sürt.Streck die Arme aus und reib die Füße aneinander.
Kollarını açarak yüzükoyun yat ve ayaklarını birbirine sürt.Ξάπλωσε με το στομάχι σου στα χέρια σου και τρίψε τα πόδια σου δυνατά.
O benimle konuşurken, yüzükoyun yere uzanmış, derin bir uykuya dalmışım. Dokunup beni ayağa kaldırdı.És mikor szóla velem, ájultan esém orczámmal a földre; de megillete engem és helyemre állíta;
O benimle konuşurken, yüzükoyun yere uzanmış, derin bir uykuya dalmışım. Dokunup beni ayağa kaldırdı.Khi người đương nói với ta , ta ngủ_mê sấp_mặt xuống đất ; nhưng người đụng đến ta , khiến cho ta đứng_dậy .
O benimle konuşurken, yüzükoyun yere uzanmış, derin bir uykuya dalmışım. Dokunup beni ayağa kaldırdı.Khi người đương nói với ta, ta ngủ mê sấp mặt xuống đất; nhưng người đụng đến ta, khiến cho ta đứng dậy.
O benimle konuşurken, yüzükoyun yere uzanmış, derin bir uykuya dalmışım. Dokunup beni ayağa kaldırdı.그가 내게 말할 때에 내가 얼굴을 땅에 대고 엎드리어 깊이 잠들매 그가 나를 어루만져서 일으켜 세우며
O benimle konuşurken, yüzükoyun yere uzanmış, derin bir uykuya dalmışım. Dokunup beni ayağa kaldırdı.Medens han taledemed mig, lå jeg bedøvet med Ansigtet mod Jorden; men han rørte ved mig og fik mig på Benene
O benimle konuşurken, yüzükoyun yere uzanmış, derin bir uykuya dalmışım. Dokunup beni ayağa kaldırdı.Mentre egli parlava con me, caddi svenuto con la faccia a terra; ma egli mi toccò e mi fece alzare
O benimle konuşurken, yüzükoyun yere uzanmış, derin bir uykuya dalmışım. Dokunup beni ayağa kaldırdı.Mientras él hablaba conmigo, caí adormecido en tierra, sobre mi rostro. Pero él me tocó y me puso en pie
O benimle konuşurken, yüzükoyun yere uzanmış, derin bir uykuya dalmışım. Dokunup beni ayağa kaldırdı.Sementara ia berbicara, aku pingsan. Tetapi ia memegang aku dan menolong aku berdiri kembali. Lalu ia berkata
O benimle konuşurken, yüzükoyun yere uzanmış, derin bir uykuya dalmışım. Dokunup beni ayağa kaldırdı.Terwijl hij dat zei, viel ik flauw. Hij raakte mij echter aan en hielp mij overeind.
O benimle konuşurken, yüzükoyun yere uzanmış, derin bir uykuya dalmışım. Dokunup beni ayağa kaldırdı.И като ми говореше, аз паднах в несвяст с лицето си на земята; но той се допря до мене и ме изправи.
O benimle konuşurken, yüzükoyun yere uzanmış, derin bir uykuya dalmışım. Dokunup beni ayağa kaldırdı.ובדברו עמי נרדמתי על פני ארצה ויגע בי ויעמידני על עמדי׃
O benimle konuşurken, yüzükoyun yere uzanmış, derin bir uykuya dalmışım. Dokunup beni ayağa kaldırdı.واذ كان يتكلم معي كنت مسبخا على وجهي الى الارض فلمسني واوقفني على مقامي.
O benimle konuşurken, yüzükoyun yere uzanmış, derin bir uykuya dalmışım. Dokunup beni ayağa kaldırdı.他 與 我 說 話 的 時 候 、 我 面 伏 在 地 沉 睡 . 他 就 摸 我 、 扶 我 站 起 來
O benimle konuşurken, yüzükoyun yere uzanmış, derin bir uykuya dalmışım. Dokunup beni ayağa kaldırdı.他 與我說話 的 時候 、 我 面 伏在 地 沉睡 . 他 就 摸 我 、 扶我 站起來
Onları yüzük gibi parmaklarına geçir, Yüreğinin levhasına yaz.Átalos a tus dedos; escríbelos en la tabla de tu corazón
Onları yüzük gibi parmaklarına geçir, Yüreğinin levhasına yaz.Ata-os aos teus dedos, escreve-os na tábua do teu coração.
Onları yüzük gibi parmaklarına geçir, Yüreğinin levhasına yaz.bind dem om dine Fingre, skriv dem på dit Hjertes Tavle,
Onları yüzük gibi parmaklarına geçir, Yüreğinin levhasına yaz.Bind dem på dine fingrer, skriv dem på ditt hjertes tavle!
Onları yüzük gibi parmaklarına geçir, Yüreğinin levhasına yaz.Bind dem vid dina fingrar, skriv dem på ditt hjärtas tavla.
Onları yüzük gibi parmaklarına geçir, Yüreğinin levhasına yaz.Binde sie an deine Finger; schreibe sie auf die Tafel deines Herzens.
Onları yüzük gibi parmaklarına geçir, Yüreğinin levhasına yaz.Hãy cột nó nơi ngón tay con, Ghi nó trên bia lòng con.
Onları yüzük gibi parmaklarına geçir, Yüreğinin levhasına yaz.Hãy cột nó nơi ngón_tay con , Ghi nó trên bia lòng con .
Onları yüzük gibi parmaklarına geçir, Yüreğinin levhasına yaz.Ingatlah selalu akan ajaran-ajaranku itu, dan simpanlah di dalam hati sanubarimu
Onları yüzük gibi parmaklarına geçir, Yüreğinin levhasına yaz.이것을 네 손가락에 매며 이것을 네 마음판에 새기라
Onları yüzük gibi parmaklarına geçir, Yüreğinin levhasına yaz.Kösd azokat ujjaidra, írd fel azokat szíved táblájára.
Onları yüzük gibi parmaklarına geçir, Yüreğinin levhasına yaz.Leagă-le la degete, scrie-le pe tăbliţa inimii tale.
Onları yüzük gibi parmaklarına geçir, Yüreğinin levhasına yaz.Lègali alle tue dita, scrivili sulla tavola del tuo cuore
Onları yüzük gibi parmaklarına geçir, Yüreğinin levhasına yaz.Leg die wet nooit opzij, maar berg haar diep in je hart.
Onları yüzük gibi parmaklarına geçir, Yüreğinin levhasına yaz.Lie-les sur tes doigts, Écris-les sur la table de ton coeur.
Onları yüzük gibi parmaklarına geçir, Yüreğinin levhasına yaz.Přivaž je na prsty své, napiš je na tabuli srdce svého.
Onları yüzük gibi parmaklarına geçir, Yüreğinin levhasına yaz.Priveži si jih na prste, zapiši jih na srca svojega ploščo.
Onları yüzük gibi parmaklarına geçir, Yüreğinin levhasına yaz.Priviaž si ich na svoje prsty; napíš si ich na tabuľu svojho srdca.
Onları yüzük gibi parmaklarına geçir, Yüreğinin levhasına yaz.Sido ne kiinni sormiisi, kirjoita ne sydämesi tauluun.
Onları yüzük gibi parmaklarına geçir, Yüreğinin levhasına yaz.Uwiąż je na palcach twoich, napisz je na tablicy serca twego.
Onları yüzük gibi parmaklarına geçir, Yüreğinin levhasına yaz.Δεσον αυτα επι τους δακτυλους σου, εγχαραξον αυτα επι την πλακα της καρδιας σου.
Onları yüzük gibi parmaklarına geçir, Yüreğinin levhasına yaz.Вържи ги за пръстите си, Начертай ги на плочата на сърцето си,
Onları yüzük gibi parmaklarına geçir, Yüreğinin levhasına yaz.Навяжи их на персты твои, напиши их на скрижали сердца твоего.
Onları yüzük gibi parmaklarına geçir, Yüreğinin levhasına yaz.קשרם על אצבעתיך כתבם על לוח לבך׃
Onları yüzük gibi parmaklarına geçir, Yüreğinin levhasına yaz.اربطها على اصابعك اكتبها على لوح قلبك.
Onları yüzük gibi parmaklarına geçir, Yüreğinin levhasına yaz.繫 在 你 指 頭 上 、 刻 在 你 心 版 上
Onları yüzük gibi parmaklarına geçir, Yüreğinin levhasına yaz.繫 在 你 指頭 上 、 刻在 你 心版上
Rowan Set bir kolye ucundan, yüzük ve bir çift küpeden oluşurle Rowan Set se compose d'un pendentif, d'une bague et d'une paire de boucles d'oreille.
Rowan Set bir kolye ucundan, yüzük ve bir çift küpeden oluşurRowan Set terdiri dari sebuah liontin sebuah cincin dan sepasang giwang
Rowan Set bir kolye ucundan, yüzük ve bir çift küpeden oluşurRowan Set состоит из подвески, кольца и серёжек.
Rowan Set bir kolye ucundan, yüzük ve bir çift küpeden oluşurمن الفضة الخالصة، وتضم المجموعة قلادة وخاتم وزوج من الأقراط
Sence nasıl teklif edecek? Bana bir yüzük verecek, değil mi?Όπως αυτές τις ταινίες, πιθανόν να μου δώσει και δακτυλίδι έτσι;
Şimdi "Yüzüklerin Efendisi"ne gitmeliyim diye düşünüyorum ve orada bulduğumuz bazı şeyleri göstermeliyim.Creo que ahora iré al "Señor de los Anillos" y les mostraré una de las cosas que tenemos ahí.
Şimdi "Yüzüklerin Efendisi"ne gitmeliyim diye düşünüyorum ve orada bulduğumuz bazı şeyleri göstermeliyim.Để tôi chuyển sang phần "Chúa tể chiếc nhẫn" và chỉ cho bạn thấy một số thứ.
Şimdi "Yüzüklerin Efendisi"ne gitmeliyim diye düşünüyorum ve orada bulduğumuz bazı şeyleri göstermeliyim.Folytatom a "Gyűrűk urával", bemutatom, hogy errefelé miket csinálunk.
Şimdi "Yüzüklerin Efendisi"ne gitmeliyim diye düşünüyorum ve orada bulduğumuz bazı şeyleri göstermeliyim.Ich möchte nun zum "Herr der Ringe" kommen, und Ihnen einige der Sachen dort zeigen.
Şimdi "Yüzüklerin Efendisi"ne gitmeliyim diye düşünüyorum ve orada bulduğumuz bazı şeyleri göstermeliyim.Ik schakel nu over op de Lord of the Rings, om daar wat van te laten zien.
Şimdi "Yüzüklerin Efendisi"ne gitmeliyim diye düşünüyorum ve orada bulduğumuz bazı şeyleri göstermeliyim.Je pensais passer au Seigneur des Anneaux maintenant, et vous montrer certains des projets qu'on a là-dessus.
Şimdi "Yüzüklerin Efendisi"ne gitmeliyim diye düşünüyorum ve orada bulduğumuz bazı şeyleri göstermeliyim.이제 "반지의 제왕", 토성에 어떤 게 있는지 보여드리겠습니다.
Şimdi "Yüzüklerin Efendisi"ne gitmeliyim diye düşünüyorum ve orada bulduğumuz bazı şeyleri göstermeliyim.M-am gândit să mergem la Stăpânul Inelelor acum ca să vedeţi câteva lucruri interesante.
Şimdi "Yüzüklerin Efendisi"ne gitmeliyim diye düşünüyorum ve orada bulduğumuz bazı şeyleri göstermeliyim.Penso che andrò dal Signore degli Anelli ora per mostrarvi alcune delle cose che abbiamo là.
Şimdi "Yüzüklerin Efendisi"ne gitmeliyim diye düşünüyorum ve orada bulduğumuz bazı şeyleri göstermeliyim.Říkal jsem si, že teď přejdu k Pánovi prstenů a ukáži vám některé z věcí, které děláme tam.
Şimdi "Yüzüklerin Efendisi"ne gitmeliyim diye düşünüyorum ve orada bulduğumuz bazı şeyleri göstermeliyim.Teraz przejdę do Władcy Pierścieni, omówię nasze plany.
Şimdi "Yüzüklerin Efendisi"ne gitmeliyim diye düşünüyorum ve orada bulduğumuz bazı şeyleri göstermeliyim.Мислех да стигна до "Властелинът на Пръстените" сега и да ви покажа някои от нещата, които имаме там.

İlgili Sayfalar