yüzük ile cümle

yüzük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
-Bu nasıl? "Kıymetli Seung Jo'm, seni seviyorum" ( yüzüklerin efendisindeki tiplemeden )ماذا عن هذا؟ " عزيزي سونغ جو أحبك"
-Bu nasıl? "Kıymetli Seung Jo'm, seni seviyorum" ( yüzüklerin efendisindeki tiplemeden )おおっ・・・悪くないね!
Bunları giy. Kollarını açarak yüzükoyun yat ve ayaklarını birbirine sürt.Portez-les, allongez-vous sur le ventre et frottez-vous les pieds.
Bunları giy. Kollarını açarak yüzükoyun yat ve ayaklarını birbirine sürt.Puneþi-le, întinde-te pe burtã cu braþele întinse ºi freacã-þi picioarele cu putere.
Bu pek adil değil! Yüzük seçmeye gelmek istemiyorsun.Fotoğraf albümü çekimlerini istemiyorsunזה לא צודק אתה לא רוצה טבעות תואמות ,אתה לא רוצה להצטלם לאלבום תמונות
Bu pek adil değil! Yüzük seçmeye gelmek istemiyorsun.Fotoğraf albümü çekimlerini istemiyorsunهذا ليس عدلآ, لاتريد الخواتم , ولا تريد ايضا شراء ملابس الزفاف , وايضا لا تريد تبادل صور الألبوم .
Bu pek adil değil! Yüzük seçmeye gelmek istemiyorsun.Fotoğraf albümü çekimlerini istemiyorsunじゃあ何で来たの?
-Bu sıradan bir yüzük.-Det är en vanlig ring.
-Bu sıradan bir yüzük.- Det er en almindelig ring.
-Bu sıradan bir yüzük.- É apenas um anel vulgar.
-Bu sıradan bir yüzük.- Es un anillo corriente.
-Bu sıradan bir yüzük.- È un normale anello.
-Bu sıradan bir yüzük.-Tämä on tavallinen sormus.
-Bu sıradan bir yüzük.- To tylko zwykły pierścień.
-Bu sıradan bir yüzük.-Είναι ένα απλό δαχτυλίδι.
-Bu sıradan bir yüzük.- Это обыкновенное кольцо.
Büyük bir yüzük elde ediyoruz. Peki, bu hacmi nasıl bulacağız?Entonces, ¿como vamos a hacer esto?
Büyük bir yüzük elde ediyoruz.Så hur ska vi göra detta?
Değerli bir yüzük, bir halka sevgili istihdam kullanmanız gerekir, bu nedenle bu nedenle gitmiş: -A drága gyűrű, - a gyűrű, amit meg kell használni A kedves foglalkoztatás: ezért tehát, eredj: -
Değerli bir yüzük, bir halka sevgili istihdam kullanmanız gerekir, bu nedenle bu nedenle gitmiş: -Arvokas sormus, - rengas, että minun täytyy käyttää rakkaassa työllisyyteen: siksi niihin olisi mennyt: -
Değerli bir yüzük, bir halka sevgili istihdam kullanmanız gerekir, bu nedenle bu nedenle gitmiş: -Cenny pierścień - pierścień, który musi korzystać z drogi w pracy, dlatego stąd znikną: -
Değerli bir yüzük, bir halka sevgili istihdam kullanmanız gerekir, bu nedenle bu nedenle gitmiş: -Dragocen prstan, - prstan, da moram uporabiti v dragi zaposlitve: zato je treba zato, odšli: -
Değerli bir yüzük, bir halka sevgili istihdam kullanmanız gerekir, bu nedenle bu nedenle gitmiş: -Een kostbare ring, - een ring die ik moet gebruiken lieve werkgelegenheid: daarom dus verdwenen zijn: -
Değerli bir yüzük, bir halka sevgili istihdam kullanmanız gerekir, bu nedenle bu nedenle gitmiş: -En dyrbar ring - en ring som jag måste använda i kära sysselsättning: alltså därmed vara borta: -
Değerli bir yüzük, bir halka sevgili istihdam kullanmanız gerekir, bu nedenle bu nedenle gitmiş: -En værdifuld ring - en ring, som jeg skal bruge I kære beskæftigelse: Derfor dermed være væk: -
Değerli bir yüzük, bir halka sevgili istihdam kullanmanız gerekir, bu nedenle bu nedenle gitmiş: -소중한 반지, - 내가 사랑하는 고용 사용해야 고리 : 그러므로 따라서, 사라질 : -
Değerli bir yüzük, bir halka sevgili istihdam kullanmanız gerekir, bu nedenle bu nedenle gitmiş: -Một chiếc nhẫn quý giá, một chiếc nhẫn mà tôi phải sử dụng trong việc làm thân yêu: do đó do đó, được đi: -
Değerli bir yüzük, bir halka sevgili istihdam kullanmanız gerekir, bu nedenle bu nedenle gitmiş: -Um anel precioso, - um anel que devo usar em emprego caro: portanto, consequentemente, ter ido embora: -
Değerli bir yüzük, bir halka sevgili istihdam kullanmanız gerekir, bu nedenle bu nedenle gitmiş: -Un anello prezioso, - un anello che devo usare Nell'occupazione caro: dunque da qui, vattene: -
Değerli bir yüzük, bir halka sevgili istihdam kullanmanız gerekir, bu nedenle bu nedenle gitmiş: -Un anneau précieux, - une bague que je dois utiliser dans l'emploi chers: ainsi donc, être parti: -
Değerli bir yüzük, bir halka sevgili istihdam kullanmanız gerekir, bu nedenle bu nedenle gitmiş: -Vzácný prsten, - prsten, který musím používat v zaměstnání Drahý: tak proto, pryč: -
Değerli bir yüzük, bir halka sevgili istihdam kullanmanız gerekir, bu nedenle bu nedenle gitmiş: -Vzácny prsteň, - prsteň, ktorý musím používať v zamestnaní Drahý: tak preto, preč: -
Değerli bir yüzük, bir halka sevgili istihdam kullanmanız gerekir, bu nedenle bu nedenle gitmiş: -Скъпоценен пръстен, пръстен, че аз трябва да използват в скъпи заетостта: следователно оттук, махайте се: -
Değerli bir yüzük, bir halka sevgili istihdam kullanmanız gerekir, bu nedenle bu nedenle gitmiş: -טבעת יקרה, - טבעת כי אני חייב להשתמש ב עבודה יקר: ולכן ומכאן, ייעלם: -
Değerli bir yüzük, bir halka sevgili istihdam kullanmanız gerekir, bu nedenle bu nedenle gitmiş: -خاتم ثمين ، -- حلقة أنني يجب أن تستخدم في العمالة العزيز : ومن ثم لذلك ، يكون قد انتهى : --
Değerli bir yüzük, bir halka sevgili istihdam kullanmanız gerekir, bu nedenle bu nedenle gitmiş: -しかし、もし私がさらにそうするつもりはならないものでは詮索するなた、嫉妬、ドーストリターン、
Erkek bir yüzük alır kadın bir elbise.A férfi gyűrűt vesz, a nő ruhát.
Erkek bir yüzük alır kadın bir elbise.Él compra un anillo; ella, un vestido.
Erkek bir yüzük alır kadın bir elbise.El cumpără un inel, ea cumpără o rochie.
Erkek bir yüzük alır kadın bir elbise.Ele compra um anel, ela compra um vestido.
Erkek bir yüzük alır kadın bir elbise.Er kauft einen Ring, sie ein Kleid.
Erkek bir yüzük alır kadın bir elbise.Han köper en ring, hon köper en klänning.
Erkek bir yüzük alır kadın bir elbise.Hij koopt een ring, zij een jurk.
Erkek bir yüzük alır kadın bir elbise.Il achète une bague, elle achète une robe.
Erkek bir yüzük alır kadın bir elbise.그는 반지를 사고, 그녀는 드레스를 삽니다.
Erkek bir yüzük alır kadın bir elbise.Lui compra un anello, lei un abito.
Erkek bir yüzük alır kadın bir elbise.Người con trai mua nhẫn, người con gái mua váy cưới
Erkek bir yüzük alır kadın bir elbise.On koupí prsten, ona koupí šaty.
Erkek bir yüzük alır kadın bir elbise.On kupuje pierścionek, ona suknię.
Erkek bir yüzük alır kadın bir elbise.Si pria membeli cincin, si wanita membeli gaun.
Erkek bir yüzük alır kadın bir elbise.Αυτός αγοράζει το δαχτυλίδι, αυτή αγοράζει το φόρεμα.
Erkek bir yüzük alır kadın bir elbise.Він купує обручку, вона купує сукню.
Erkek bir yüzük alır kadın bir elbise.Он покупает кольцо, она покупает платье.
Erkek bir yüzük alır kadın bir elbise.Той купува пръстен, тя купува рокля.
Erkek bir yüzük alır kadın bir elbise.לעולם ועד. הוא קונה טבעת, היא קונה שמלה.
Erkek bir yüzük alır kadın bir elbise.يشتري هو خاتماً , وهي تشتري فستاناً.
Erkek bir yüzük alır kadın bir elbise.ショッピングにでて
Erkek bir yüzük alır kadın bir elbise.男嘅就買戒指,女嘅就揀好婚紗。
Gelin ve Damat, lütfen yüzüklerinizi birbirinize takınızBräutigam und Braut,bitte tauscht die Ringe.
Gelin ve Damat, lütfen yüzüklerinizi birbirinize takınızBrudgum och brud, snälla utbyt ringar.

İlgili Sayfalar