Her toplulukta bir yüz karası vardır.There's a black sheep in every flock.
Tim, Jones'un ailesinin yüz karası.Tim is the black sheep of the Jones' family.
Bu gecekondular kent için bir yüz karasıdır.These slums are a disgrace to the city.
Ben ailenin yüz karasıyım.I'm the black sheep of the family.
Tom ailenin yüz karasıdır.Tom is the black sheep of the family.
Tom, ailesinin yüz karasıdır.Tom is the black sheep of his family.
O, ailenin yüz karası.He's the black sheep of the family.
Sen bir yüz karasısın.You're a disgrace.
Sen bu aile için bir yüz karasısın!You're a disgrace to this family!
Tom ailenin yüz karasıydı.Tom was the black sheep of the family.
Tom ailesi için bir yüz karasıdır.Tom is a disgrace to his family.
Tom ailesinin yüz karası.Tom is a shame to his family.
Bazı evlilik dışı çocuklar, halkın yüz karası olduğu gerekçesiyle sahiplenmedi.Both the marriages remain unconsummated due to the lack of feelings between the couples.
Sadece bununla da kalmadı: Yunanistan artık Avrupa'nın tek yüz karası değil.And not just that: Greece is not the only black sheep in Europe anymore.
Korkunç görünümlüdür ve Jellicle kabilesinin yüz karasıdır: hainidir.Han är gul och ser ut som en teddybjörn - därav namnet.
Korkunç görünümlüdür ve Jellicle kabilesinin yüz karasıdır: hainidir.זהו חתול בעל מראה מחריד, שהינו ה"נבל" של שבט חתולי ה-Jellicle.
Evet, ben i,se yaramaz biriyim. Toplumun yüz karasıyım.Olen toivoton, yhteiskunnan pohjasakkaa.
Evet, ben i,se yaramaz biriyim. Toplumun yüz karasıyım.Είμαι μια άχρηστη, ένα σκουπίδι της κοινωνίας.
Toplumun yüz karasıyım.Et elendigt udskud.
Toplumun yüz karasıyım.Samhällets avskum!
Toplumun yüz karasıyım.Sou a escumalha da sociedade.
Toplumun yüz karasıyım.Soy la escoria de la sociedad.
Toplumun yüz karasıyım.Un rifiuto della società.
Toplumun yüz karasıyım.Wyrzutek społeczeństwa.
Toplumun yüz karasıyım.Я просто подонок общества.