yüreği ile cümle

yüreği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
O yoldan geçen bir Samiriyeli ise adamın bulunduğu yere gelip onu görünce, yüreği sızladı.Ale Samarytanin niektóry jadąc, przyjechał do niego, a ujrzawszy, użalił się go.
O yoldan geçen bir Samiriyeli ise adamın bulunduğu yere gelip onu görünce, yüreği sızladı.Egy samaritánus pedig az úton menvén, odaért, a hol az vala: és mikor azt látta, könyörületességre indula.
O yoldan geçen bir Samiriyeli ise adamın bulunduğu yere gelip onu görünce, yüreği sızladı.Ein Samariter aber reiste und kam dahin; und da er ihn sah, jammerte ihn sein,
O yoldan geçen bir Samiriyeli ise adamın bulunduğu yere gelip onu görünce, yüreği sızladı.Invece un Samaritano, che era in viaggio, passandogli accanto lo vide e n'ebbe compassione
O yoldan geçen bir Samiriyeli ise adamın bulunduğu yere gelip onu görünce, yüreği sızladı.어떤 사마리아인은 여행하는 중 거기 이르러 그를 보고 불쌍히 여겨
O yoldan geçen bir Samiriyeli ise adamın bulunduğu yere gelip onu görünce, yüreği sızladı.Mais un Samaritain, qui voyageait, étant venu là, fut ému de compassion lorsqu`il le vit.
O yoldan geçen bir Samiriyeli ise adamın bulunduğu yere gelip onu görünce, yüreği sızladı.Mas um samaritano, que ia de viagem, chegou perto dele e, vendo-o, encheu-se de compaixão;
O yoldan geçen bir Samiriyeli ise adamın bulunduğu yere gelip onu görünce, yüreği sızladı.Men en samaritan som var på reise, kom dit hvor han var, og da han så ham, ynkedes han inderlig,
O yoldan geçen bir Samiriyeli ise adamın bulunduğu yere gelip onu görünce, yüreği sızladı.Men en Samaritan, som var på Rejse, kom til ham, og da han så ham, ynkedes han inderligt.
O yoldan geçen bir Samiriyeli ise adamın bulunduğu yere gelip onu görünce, yüreği sızladı.Neki Samarijan pa, ko je tod potoval, pride do njega, in ko ga ugleda, se mu zasmili,
O yoldan geçen bir Samiriyeli ise adamın bulunduğu yere gelip onu görünce, yüreği sızladı.No, potom prišiel k nemu nejaký Samaritán, uberajúci sa cestou, a keď ho videl, milosrdenstvom bol hnutý
O yoldan geçen bir Samiriyeli ise adamın bulunduğu yere gelip onu görünce, yüreği sızladı.Pero cierto samaritano, que iba de viaje, llegó cerca de él; y al verle, fue movido a misericordia
O yoldan geçen bir Samiriyeli ise adamın bulunduğu yere gelip onu görünce, yüreği sızladı.Samaritán pak jeden, cestou se bera, přišel až k němu, a uzřev jej, milosrdenstvím hnut jest.
O yoldan geçen bir Samiriyeli ise adamın bulunduğu yere gelip onu görünce, yüreği sızladı.Song có một người Sa-ma-ri đi đường , đến gần người đó , ngó thấy thì động_lòng thương ;
O yoldan geçen bir Samiriyeli ise adamın bulunduğu yere gelip onu görünce, yüreği sızladı.Song có một người Sa-ma-ri đi đường, đến gần người đó, ngó thấy thì động lòng thương;
O yoldan geçen bir Samiriyeli ise adamın bulunduğu yere gelip onu görünce, yüreği sızladı.Σαμαρειτης δε τις οδοιπορων ηλθεν εις τον τοπον οπου ητο, και ιδων αυτον εσπλαγχνισθη,
O yoldan geçen bir Samiriyeli ise adamın bulunduğu yere gelip onu görünce, yüreği sızladı.Но един самарянин, като пътуваше дойде на мястото, дето беше той, и като го видя, смили се,
O yoldan geçen bir Samiriyeli ise adamın bulunduğu yere gelip onu görünce, yüreği sızladı.Самарянин же некто, проезжая, нашел на него и, увидев его, сжалился
O yoldan geçen bir Samiriyeli ise adamın bulunduğu yere gelip onu görünce, yüreği sızladı.Самарянин же один, ідучи дорогою, прийшов до него й, побачивши його, милосердував ся,
O yoldan geçen bir Samiriyeli ise adamın bulunduğu yere gelip onu görünce, yüreği sızladı.ואיש שמרוני הלך בדרך ויבא עליו וירא אתו ויהמו רחמיו׃
O yoldan geçen bir Samiriyeli ise adamın bulunduğu yere gelip onu görünce, yüreği sızladı.ولكن سامريا مسافرا جاء اليه ولما رآه تحنن
O yoldan geçen bir Samiriyeli ise adamın bulunduğu yere gelip onu görünce, yüreği sızladı.惟 有 一 個 撒 瑪 利 亞 人 、 行 路 來 到 那 裡 . 看 見 他 就 動 了 慈 心
O yoldan geçen bir Samiriyeli ise adamın bulunduğu yere gelip onu görünce, yüreği sızladı.惟有 一 個 撒 瑪利 亞人 、 行路 來到 那裡 . 看見 他 就 動 了 慈心
RABbe güven bütün yüreğinle, Kendi aklına bel bağlama.Bizodalmad legyen az Úrban teljes elmédbõl; a magad értelmére pedig ne támaszkodjál.
RABbe güven bütün yüreğinle, Kendi aklına bel bağlama.Confía en Jehovah con todo tu corazón, y no te apoyes en tu propia inteligencia
RABbe güven bütün yüreğinle, Kendi aklına bel bağlama.Confia no Senhor de todo o teu coração, e não te estribes no teu próprio entendimento.
RABbe güven bütün yüreğinle, Kendi aklına bel bağlama.Confida nel Signore con tutto il cuore e non appoggiarti sulla tua intelligenza
RABbe güven bütün yüreğinle, Kendi aklına bel bağlama.Confie-toi en l`Éternel de tout ton coeur, Et ne t`appuie pas sur ta sagesse;
RABbe güven bütün yüreğinle, Kendi aklına bel bağlama.Doufej v Hospodina celým srdcem svým, na rozumnost pak svou nezpoléhej.
RABbe güven bütün yüreğinle, Kendi aklına bel bağlama.Förtrösta på HERREN av allt ditt hjärta, och förlita dig icke på ditt förstånd.
RABbe güven bütün yüreğinle, Kendi aklına bel bağlama.Hãy hết lòng tin cậy Ðức Giê-hô-va, Chớ nương cậy nơi sự thông sáng của con;
RABbe güven bütün yüreğinle, Kendi aklına bel bağlama.Hãy hết_lòng tin_cậy Ðức_Giê - hô-va , Chớ nương_cậy nơi sự thông sáng của con ;
RABbe güven bütün yüreğinle, Kendi aklına bel bağlama.Încrede-te în Domnul din toată inima ta, şi nu te bizui pe înţelepciunea ta!
RABbe güven bütün yüreğinle, Kendi aklına bel bağlama.너는 마음을 다하여 여호와를 의뢰하고 네 명철을 의지하지 말라
RABbe güven bütün yüreğinle, Kendi aklına bel bağlama.Nadej sa na Hospodina celým svojím srdcom a nespoliehaj sa na svoju rozumnosť.
RABbe güven bütün yüreğinle, Kendi aklına bel bağlama.Percayalah kepada TUHAN dengan sepenuh hatimu, dan janganlah mengandalkan pengertianmu sendiri
RABbe güven bütün yüreğinle, Kendi aklına bel bağlama.Sett din lit til Herren av hele ditt hjerte, og stol ikke på din forstand!
RABbe güven bütün yüreğinle, Kendi aklına bel bağlama.Stol på HERREN af hele dit Hjerfe, men forlad dig ikke på din Forstand;
RABbe güven bütün yüreğinle, Kendi aklına bel bağlama.Turvaa Herraan kaikesta sydämestäsi äläkä nojaudu omaan ymmärrykseesi.
RABbe güven bütün yüreğinle, Kendi aklına bel bağlama.Ufaj w Panu ze wszystkiego serca twego, a na rozumie twoim nie spolegaj.
RABbe güven bütün yüreğinle, Kendi aklına bel bağlama.Upaj v GOSPODA iz vsega srca svojega, na umnost svojo pa se ne zanašaj.
RABbe güven bütün yüreğinle, Kendi aklına bel bağlama.Verlaß dich auf den HERRN von ganzem Herzen und verlaß dich nicht auf deinen Verstand;
RABbe güven bütün yüreğinle, Kendi aklına bel bağlama.Vertrouw met heel je hart op de HERE en verwacht het niet van je eigen verstand.
RABbe güven bütün yüreğinle, Kendi aklına bel bağlama.Ελπιζε επι Κυριον εξ ολης σου της καρδιας, και μη επιστηριζεσαι εις την συνεσιν σου
RABbe güven bütün yüreğinle, Kendi aklına bel bağlama.Надейся на Господа всем сердцем твоим, и не полагайся на разум твой.
RABbe güven bütün yüreğinle, Kendi aklına bel bağlama.Уповавай на Господа от все сърце И не се облягай на своя разум.
RABbe güven bütün yüreğinle, Kendi aklına bel bağlama.בטח אל יהוה בכל לבך ואל בינתך אל תשען׃
RABbe güven bütün yüreğinle, Kendi aklına bel bağlama.توكل على الرب بكل قلبك وعلى فهمك لا تعتمد.
RABbe güven bütün yüreğinle, Kendi aklına bel bağlama.你 要 專 心 仰 賴 耶 和 華 、 不 可 倚 靠 自 己 的 聰 明
RABbe güven bütün yüreğinle, Kendi aklına bel bağlama.你 要 專心 仰賴 耶和華 、 不 可 倚靠 自己 的 聰明
RABbin kuralları doğrudur, yüreği sevindirir, RABbin buyrukları arıdır, gözleri aydınlatır.(18:9) Повеления Господа праведны, веселят сердце; заповедь Господа светла, просвещает очи.
RABbin kuralları doğrudur, yüreği sevindirir, RABbin buyrukları arıdır, gözleri aydınlatır.Herran laki on täydellinen; se virvoittaa sielun. Herran todistus on vahva, se tekee tyhmästä viisaan.
RABbin kuralları doğrudur, yüreği sevindirir, RABbin buyrukları arıdır, gözleri aydınlatır.HERRENs Forskrifter er rette, glæder Hjertet, HERRENs Bud er purt, giver Øjet Glans,
RABbin kuralları doğrudur, yüreği sevindirir, RABbin buyrukları arıdır, gözleri aydınlatır.HERRENS lag är utan brist och vederkvicker själen; HERRENS vittnesbörd är fast och gör den enfaldige vis.
RABbin kuralları doğrudur, yüreği sevindirir, RABbin buyrukları arıdır, gözleri aydınlatır.Herrens lov er fullkommen, den vederkveger sjelen; Herrens vidnesbyrd er trofast, det gjør den enfoldige vis;
RABbin kuralları doğrudur, yüreği sevindirir, RABbin buyrukları arıdır, gözleri aydınlatır.여호와의 교훈은 정직하여 마음을 기쁘게 하고 여호와의 계명은 순결하여 눈을 밝게 하도다
RABbin kuralları doğrudur, yüreği sevindirir, RABbin buyrukları arıdır, gözleri aydınlatır.Los preceptos de Jehovah son rectos; alegran el corazón. El mandamiento de Jehovah es puro; alumbra los ojos
RABbin kuralları doğrudur, yüreği sevindirir, RABbin buyrukları arıdır, gözleri aydınlatır.Orînduirile Domnului sînt fără prihană, şi veselesc inima; poruncile Domnului sînt curate şi luminează ochii.
RABbin kuralları doğrudur, yüreği sevindirir, RABbin buyrukları arıdır, gözleri aydınlatır.Os preceitos do Senhor são retos, e alegram o coração; o mandamento do Senhor é puro, e alumia os olhos.
RABbin kuralları doğrudur, yüreği sevindirir, RABbin buyrukları arıdır, gözleri aydınlatır.Peraturan TUHAN itu tepat, menyenangkan hati. Ketetapan TUHAN itu murni, membuat orang mengerti

İlgili Sayfalar