yürür ile cümle

yürür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bir mali sıkma politikası yürürlüğe giriyor.A fiscal tightening policy is being enacted.
Benimle okula kadar yürür müsün?Will you walk down to the school with me?
Ölüm cezasını yürürlükten kaldırmalıyız.We should do away with the death penalty.
Okula her zaman yürürüm.I always walk to school.
Araba bozulursa, yürürüz.If the car breaks down, we'll walk.
Ne kadar hızlı yürürsen yürü, ona yetişemezsin.No matter how fast you may walk, you can't catch up with him.
Tom yavaşça yürür.Tom walks slowly.
Lütfen buradan yürür müsünüz?Will you step this way, please?
Akşam yemeğinden sonra, sahilde yürürüm.After dinner, I walk on the beach.
Ben genellikle yürürüm.I usually walk.
O kadar hızlı yürürsen sana yetişemem.I can't keep up with you if you walk so fast.
Yasa derhal yürürlüğe girmiştir.The law was enforced immediately.
Yasa hâlâ yürürlüktedir.The law is still in effect.
Düzenleme kaldırıldı ama sonra yeniden yürürlüğe kondu.The regulation was abolished, but then it was reenacted.
Steve ve Jane her zaman, kol kola okula yürürler.Steve and Jane always walk to school arm in arm.
John ve Mary, her zaman el ele yürürler.John and Mary always walk hand in hand.
Bu caddede yürürken,çoğu zaman arkadaşlarımdan birini görürüm.Walking along this street, I often see a friend of mine.
Cumartesi günleri, genellikle bu parkta yürürüz.On Saturdays, we usually visit in this park.
Kate'in babası istasyondan eve yürür.Kate's father walks home from the station.
Chris Kate'i tuhaf bir çocukla mahallede yürürken fark etti.Chris noticed Kate walking through the neighborhood with a strange boy.
Amy her sabah istasyona yürür.Amy walks to the station every morning.
Bilgisayar suçları önlemek için yasalar ABD'de yürürlüğe girdi.Laws to prevent computer crimes were enacted in the USA.
Okula yürür müsün?Do you walk to school?
Desteğin olmadan, biz muhtemelen bu planı yürürlüğe koyamayacağız.Without your support, we probably won't be able to put this plan into practice.
Gözden geçirilmiş zaman çizelgesi bu ayın 5'inde yürürlüğe girecek.The revised timetable will go into effect on the 5th of this month.
Dün, sokakta yürürken bir kaza gördüm.Yesterday, as I was walking along the street, I saw an accident.
Ben yürürken, yağmur yağmaya başladı.As I was walking, it began to rain.
Kız kardeşim genellikle okula yürür.My sister usually walks to school.
Büyük babam her sabah yürür.My grandfather takes a walk every morning.
Ben genellikle okula yürürüm.I usually walk to school.
Yağmur yağdığı zaman hariç her gün yürürüm.I take a walk every day except when it rains.
Sabah yürürdüm.I used to take a walk in the morning.
Onu parkta tek başına yürürken gördüm.I saw him walking alone in the park.
Onu kolunun altında bir kitapla yürürken gördüm.I saw him walking with a book under his arm.
Okula her gün yürürüm.I walk to school every day.
Her gün ormanda yürürüm.I walk in the forest every day.
Ben her gün yürürüm.I walk every day.
Biz genellikle okula yürürüz.We usually walk to school.
Yürürken şarkı söyledik.We sang as we walked.
Bir araban varsa, niçin yürürsün?Why do you walk when you have a car?
Ben bir çocukken ormanda yürürdüm.I would walk in the woods when I was a boy.
Yeni vergi sistemi gelecek yıl yürürlüğe girer.The new tax system comes into effect next year.
Büyükannem benden daha hızlı yürür, ve benim oynadığımdan daha iyi tenis oynar.My grandmother walks faster than me, and plays tennis better than I do.
Yolda yürürken eski bir arkadaşa rastladım.Walking along the street, I met an old friend.
Sokakta yürürken, eski bir arkadaşımla karşılaştım.Walking along the street, I met an old friend of mine.
Caddede yürürken bir cüzdan buldum.Walking along the street, I found a wallet.
Sokakta yürürken Bay Smith'e rastladım.Walking along the street, I met Mr Smith.
Onun teorileri yürürlüğe girmiştir.His theories were put into effect.
O, her zaman bir tüfek ile yürür.He always walks with a rifle.
O sık sık okula yürür.He often walks to school.
O, ofisine yürürdü.He used to walk to his office.
Yolda yürürken eski bir arkadaşına denk geldi.While walking down a street, he ran into an old friend of his.
Parkta yürürken eski arkadaşına rastladı.He came across his old friend while walking in the park.
O, günde ortalama yedi mil yürür.He walks seven miles a day on an average.
O okula yürür.He walks to school.
O, her sabah parkta yürür.He walks in the park every morning.
Onlar birbirleriyle kol kola yürür.They walk arm in arm with each other.
Onlar kötü bir kanunu yürürlüğe sokuyorlar.They are going to put the bad law in force.
O, her zaman okula yürür.She always walks to school.
Okula her zaman yürür.She always walks to school.

İlgili Sayfalar