yürümeyi ile cümle

yürümeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Hemşire onun yürümeyi denemesini tavsiye etti.The nurse recommended that he try walking.
Hava karardıktan sonra yalnız yürümeyin.Don't walk alone after dark.
Bir otobüs beklemektense yürümeyi tercih ederim.I'd rather walk than wait for a bus.
Otobüse binmektense yürümeyi tercih ederim.I'd rather walk than take a bus.
Taksiyle gitmektense yürümeyi tercih ederim.I would rather walk than go by taxi.
Çok hızlı yürümeyin. Size yetişemiyorum.Don't walk so fast. I can't keep up with you.
Film izlemektense yürümeyi tercih ederim.I'd rather go for a walk than see the movie.
Kate parmak ucunda yürümeyi deniyor.Kate tries to walk on tiptoe.
Ayda yürümeyi hayal edebilir misin?Can you imagine walking on the moon?
Büyük babam yürümeyi sever.My grandfather likes to walk.
Bir sonraki otobüsü beklemektense yürümeyi tercih ederim.I would rather walk than wait for the next bus.
Her sabah yürümeyi kural haline getirdim.I make it a rule to take a walk every morning.
Yürümeyi bisiklete binmeye tercih ederim.I prefer walking to cycling.
Karanlıktan sonra eve yalnız yürümeyi sevmem.I don't like walking home alone after dark.
Yağmurda yürümeyi umursamıyorum.I don't mind walking in the rain.
Ben dağlarda yürümeyi severim.I like to walk in the mountains.
Özellikle sabahları yürümeyi severim.I like walking, especially in the morning.
Ben yürümeyi severim.I like taking a walk.
Çocukken yağmurda yürümeyi severdim.I used to like walking in the rain when I was a child.
Sabah kahvaltısından önce yürümeyi prensip haline getiriyorum.I make it a rule to take a walk before breakfast.
Yalnız yürümeyi severim.I like a solitary walk.
O, parkta yürümeyi sever.He likes walking in the park.
O her sabah yürümeyi kural olarak benimsemiştir.He makes it a rule to take a walk every morning.
Babam her sabah yürümeyi bir kural haline getirdiMy father makes it a rule to take a walk every morning.
Rüzgarın gücü yürümeyi zorlaştırdı.The force of the wind made it difficult to walk.
Gece yürümeyi severim.I like walking at night.
Gece o mahallede yürümeyi güvenli hissetmiyorum.I don't feel safe walking in that neighborhood at night.
Yalnız yürümeyi seviyorum.I like walking alone.
Yürümeyi severim.I like to walk.
O tek başına yürümeyi sever.She likes to walk alone.
O yalnız yürümeyi sever.She likes to walk alone.
Yüzme öğrenmek için öncelikle suda yürümeyi öğrenmelisin.In order to swim, you have to learn to tread water first.
O benimle yürümeyi sever.She likes to walk with me.
Tom yürümeyi dert etmez.Tom doesn't mind walking.
Tom'un bu sabah köpeği ile yürümeyi canı istemiyor.Tom doesn't feel like taking a walk with his dog this morning.
Bu alanın dışında yürümeyin.Do not walk outside this area.
Nehir boyunca yürümeyi seviyorum.I love walking along the river.
Tom bir adım daha yürüyemeyecek kadar çok yoruluncaya kadar yürümeyi sürdürdü.Tom kept walking until he was too tired to take even one more step.
Tom ve Mary ormanda birlikte yürümeyi severler.Tom and Mary like walking together in the woods.
Akşamleyin ıssız bir plajda tek başıma yürümeyi sevdim.I liked walking alone on the deserted beach in the evening.
Bay Smith her sabah yürümeyi bir kural olarak benimsiyor.Mr. Smith makes it a rule to take a walk every morning.
Koşmadan önce yürümeyi öğrenmeliyiz.We must learn to walk before we can run.
Koşmadan önce yürümeyi öğren.Learn to walk before you run.
Tozlu ve kayalıklı yollarda yürümeyi severim.I like walking on dusty and rocky trails.
Yürümeyi tercih ederim.I prefer to walk.
Tom gece tek başına yürümeyi sevmez.Tom doesn't like walking alone at night.
Tom yürümeyi durdurdu.Tom stopped walking.
Yürümeyi seviyorum.I love hiking.
Yürümeyi sever misin?Do you like walking?
Yürümeyi umursamadığını umuyorum.I hope you don't mind walking.
Sanırım yürümeyi tercih ederim.I think I'd rather walk.
Sabahları nehir boyunca yürümeyi severim.I love to walk along the river in the mornings.
O yürümeyi sürdüremeyecek kadar çok yorgundu.He was too tired to keep walking.
Nehir boyunca yürümeyi severim.I like to walk along the river.
Yalnız başına yürümeyi tercih ederim.I prefer walking by myself.
"Kocanız işe yürüyerek mi gider?" - "Evet, o yürümeyi sever.""Does your husband walk to work?" - "Yes, he likes walking."
Tom egzersiz için yürümeyi tercih ediyor.Tom prefers walking for exercise.
Otobüsü beklerken burada kalmaktansa yürümeyi tercih ederim.I prefer to walk rather than stay here waiting for the bus.
Kurbağa yürümeyi bilmediği için sıçrar.The frog jumps, because it doesn't know how to walk.
Koşmadan önce yürümeyi öğrenmelisin.You've got to walk before you can run.

İlgili Sayfalar