yürümeye ile cümle

yürümeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bugün saat 5'de varıyor, ve eve yürümeye başlıyor.Dzisiaj ona dociera na stację o 5 godzinie, i zaczyna iść pieszo do domu.
Bugün saat 5'de varıyor, ve eve yürümeye başlıyor.Hoy ella llega a las 5 en punto y camina hacia casa.
Bugün saat 5'de varıyor, ve eve yürümeye başlıyor.I dag ankommer hun klokken 5, og hun begynder at gå hjem.
Bugün saat 5'de varıyor, ve eve yürümeye başlıyor.Ma 5 órakor érkezett meg, és elindult gyalog hazafelé.
Bugün saat 5'de varıyor, ve eve yürümeye başlıyor.Oggi arriva alle 5 e comincia a camminare verso casa.
Bugün saat 5'de varıyor, ve eve yürümeye başlıyor.Днес тя пристига в 5 часа, и се отправя на разходка към къщи.
Bugün saat 5'de varıyor, ve eve yürümeye başlıyor.Сегодня она приехала в 5 часов и начала идти домой.
Bugün saat 5'de varıyor, ve eve yürümeye başlıyor.彼女はある距離を歩くので
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.Ðang khi nói và cãi lẽ nhau , chính Ðức_Chúa_Jêsus đến gần cùng đi đường với họ .
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.Ðang khi nói và cãi lẽ nhau, chính Ðức Chúa Jêsus đến gần cùng đi đường với họ.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.Enquanto assim comentavam e discutiam, o próprio Jesus se aproximou, e ia com eles;
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.In prigodi se, ko se tako pogovarjata in drug drugega vprašujeta, da se sam Jezus približa in gre ž njima.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.I stalo se, když rozmlouvali a sebe se otazovali, že i Ježíš, přiblíživ se k nim, šel s nimi.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.I stało się, gdy oni rozmawiali i wespół się pytali, że i Jezus przybliżywszy się, szedł z nimi.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.저희가 서로 이야기하며 문의할 때에 예수께서 가까이 이르러 저희와 동행하시나
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.Medan de nu samtalade och överlade med varandra, nalkades Jesus själv och gick med dem.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.Mentre discorrevano e discutevano insieme, Gesù in persona si accostò e camminava con loro
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.Og det skete, medens de samtalede og spurgte hinanden indbyrdes, da kom Jesus selv nær og vandrede med dem.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.Pe cînd vorbeau ei şi se întrebau, Isus S'a apropiat, şi mergea pe drum împreună cu ei.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.Pendant qu`ils parlaient et discutaient, Jésus s`approcha, et fit route avec eux.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.Sementara mereka bercakap-cakap dan bertukarpikiran, Yesus sendiri datang dan berjalan bersama-sama mereka
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.Terwijl ze zo liepen te praten, haalde iemand hen in en liep met hen mee.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.Και ενω ωμιλουν και συνδιελεγοντο, πλησιασας και αυτος ο Ιησους επορευετο μετ' αυτων
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.И когда они разговаривали и рассуждали между собою, и Сам Иисус, приблизившись, пошел с ними.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.И те се разговаряха помежду си за всичко онова, що бе станало.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.І сталось, як розмовляли вони та перепитувались, і сам Ісус наближившись, ійшов з ними.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.ויהי בדברם ובהתוכחם יחד ויגש ישוע אף הוא וילך אתם׃
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.وفيما هما يتكلمان ويتحاوران اقترب اليهما يسوع نفسه وكان يمشي معهما.
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.正 談 論 相 問 的 時 候 、 耶 穌 親 自 就 近 他 們 、 和 他 們 同 行
Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.正 談論 相問 的 時候 、 耶穌親 自 就近 他 們 、 和 他 們同行
Buradan kasabaya doğru yürümeye başladım.Empecé caminando desde aquí hasta el pueblo.
Çetin ve Talya iş yerinden aynı mesafede oturuyorlar, ve iş yerine doğru aynı anda yürümeye başladılar.Значи, при 50 секунди, той е на 830 метра от работата
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla""Allora inizia a camminare verso est, molla l'auto e inizia a camminare verso est."
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla""Anh cứ đi về hướng đông, xuống xe và cứ đi về hướng đông."
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla"A on mi nabídl: "Tak se vydej pěšky na východ, vylez z auta a prostě začni šlapat na východ."
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla""Begin dan maar met naar het Oosten te lopen, stap uit je auto en loop gewoon de kant van het Oosten op."
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla""그냥 동쪽으로 걸어가기 시작하면 돼. 차 타지 말고 무조건 동쪽으로 걸어가봐."
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla""Laufe einfach nach Osten, lass dein Auto stehen und laufe nach Osten."
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla"Och han skulle säga, "Du behöver bara gå österut, hoppa ut ur bilen och börja gå österut."
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla"On na to: "Po prostu zacznij iść na wschód, wyjdź z samochodu i po prostu zacznij iść na wschód."
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla"Povedal by, "Začni kráčať smerom na východ, vystúp si z auta a začni kráčať na východ."
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla"Se me dissesse: "Começa a caminhar para leste, "sai do teu carro e começa a caminhar para leste."
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla""Tu commences par marcher vers l'Est, sors de ta voiture et marche vers l'Est."
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla"И если бы он сказал: "Тогда просто иди на восток, выйди из машины и прямо сейчас иди на восток".
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla"И той ми беше казал "Тръгни на изток, излез от колата си и просто тръгни на изток."
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla"והוא היה אומר "תתחיל ללכת מזרחה, צא מהאוטו שלך, ופשוט תתחיל ללכת מזרחה."
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla"قال،" ابدأ بالمشي نحو الشرق، ترجّل سيارتك و ابدأ بالمشي نحو الشرق."
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla"車から降りてただ東に歩くんだ」 そして私が少し歩いたところで、また言うのです 「そうだ、話すのもやめるんだ」
"Eh!" Martha huzursuz söyledi. "Tha koridorlarında yürümeye gitmeyecek '"listenin"。
"Eh!" Martha huzursuz söyledi. "Tha koridorlarında yürümeye gitmeyecek '"어!"마사 restlessly했다. "파치는 복도 약 걸어 가면 안돼 '
"Eh!" Martha huzursuz söyledi. "Tha koridorlarında yürümeye gitmeyecek '"إيه!" وقالت مارثا بلا راحة. "ثا" يجب ألا تذهب walkin 'عنها في أروقة
Hadi, hadi yürümeye devam. Burada yalnız kalmak istemiyorum. ve bir de ölü bırakılmak. (HEY!)Allez on se casse, j'ai pas envie de me retrouver ici tout seul, et ensuite mort.
Hadi, hadi yürümeye devam. Burada yalnız kalmak istemiyorum. ve bir de ölü bırakılmak. (HEY!)Ας συνεχίσουμε να προχωράμε, δεν θέλα να μείνω μόνος εδώ πέρα... ...και να καταλήξω νεκρός.
Hadi, hadi yürümeye devam. Burada yalnız kalmak istemiyorum. ve bir de ölü bırakılmak.그냥 가던 길이나 가자고, 여기 혼자 남겨지고 싶지 않으니까.
Hadi, hadi yürümeye devam.Continuiamo solo a muoverci.
Hadi, hadi yürümeye devam.Lasst uns einfach weitermarschieren.
Hadi, hadi yürümeye devam.Laten we, laten we door blijven gaan.
Hadi, hadi yürümeye devam.Po prostu chodźmy już.
Hadi, hadi yürümeye devam.Prostě. Prostě půjdem.
Hadi, hadi yürümeye devam.Vi, vi fortsätter gå.

İlgili Sayfalar